Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/5450 K.2025/2647
8. Hukuk Dairesi 2023/5450 E. , 2025/2647 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/3 E., 2020/35 K.
KARAR : Davanın reddine
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı ... İdaresi vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
... ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 4 üncü maddesi uyarınca yapılan kadastro neticesinde 101 ada 1 parsel 15.759.948,99 m² yüz ölçümüyle orman vasfıyla Hazine adına 12.04.2012 tarihinde tescil edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... ilçesi ... köyü 101 ada 1 parsel sayılı taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tespit ve tescilinin yapıldığını, 13.273 m² yüzölçümü olan bu arazinin müvekkili tarafından yıllardır işlenildiğini, üzerinde meyve ağaçları, su tedariki amacı ile yapılmış olan su kanalı, yine müvekkilinin emeği ile yapılan örme duvar ve daha önce yapılmış fakat halihazırda kullanılamayan geçmişte kullanılmış eski bir bina kalıntısının mevcut olduğunu belirterek tapu kaydının iptal ile davacı ... adına tescilini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; davacının davasının kısmen kabul kısmen reddine, ... ili ... ilçesi ... köyü 101 ada 1 sayılı parselin fen bilirkişisinin 15.09.2015 tarihli raporunda Ek-1 krokisinde (A) harfi ile sarı renge boyalı olarak belirtilen 27.393,26 m²'lik kısmın tapu kaydının iptali ile davacı ... adına tarla vasfıyla 101 adanın en son parsel numarasını takip eden numara adı altında tapuya kayıt ve tesciline, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden ve davanın kabul yönünde sonuçlanan kısmının Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT) gereğince 18.137,17 TL'nin davalı kurumdan alınarak davacıya verilmesine, davalı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden ve davanın red yönünden AAÜT gereğince 4577,53 TL vekalet ücretinin davacı taraftan alınarak davalı tarafa verilmesine, yargılama gideri olan 2134,30 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı Hazine ve Orman İdaresi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 26.11.2019 tarihli ve 2017/5836 Esas, 2019/6940 Karar sayılı kararı ile; "...Mahkemece verilen karar usul ve kanuna aykırıdır. Şöyle ki; dava konusu ... ili, ... ilçesi, ... köyünde bulunan fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 27.393,26 m² alan ile (B) harfi ile gösterilen 6279,75 m² yüzölçümlü alanların bir bütün halinde dosya içerisinde mevcut krokiler ve kadastro paftasındaki konumlarına göre 4 taraflarının aynı mevkide yer alan 101 ada 1 parsel sayılı Devlet ormanı ile çevrili olduğu, hükme esas alınan orman bilirkişi raporunda da bu hususun belirtildiği anlaşılmıştır. Dava konusu komşu alanlar bir bütün olarak incelendiğinde 4 tarafının 101 ada 1 parsel sayılı orman parseli ile çevrili olması nedeniyle 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 17/2 maddesinde açıklanan orman içi açıklık niteliğinde olduğu, orman içi açıklık ve boşlukların zilyetlik yolu ile kazanılamayacağı ve özel mülk olarak tescil edilemeyeceği, Mahkemece değinilen yönler gözetilerek davacının davasının (A) ile gösterilen bölüm yönünden de reddine karar verilmesi gerektiği..." gerekçesiyle bozma kararı verilmiş, bozma sonrası mahkemece yapılan yargılama sonunda; "...Bozma ilamı doğrultusunda davanın reddine karar verildiği, ayrıca davalılardan Orman İdaresine izafeten Orman İşletme Müdürlüğü'nün Mahkemeye ibraz etmiş olduğu yazıda kurumlarınca kendilerini temsil etme görevi verilen Avukat ...'in sözleşmesinin 31.12.2019 tarihinde sona erdiğinin belirtildiği, dosyaların takibinin kurumlarınca yapılacağının bildirildiği, vekalet ücretinin, ancak vekalet ilişkisinin kurulması ve dava sonuna kadar devam etmesi halinde söz konusu olabileceğinden Orman İşletme Müdürlüğü lehine vekalet ücretine hükmedilmediği..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince eksik incelemeye dayalı hüküm verildiği iddiasıyla davalı ... İdaresi vekilince vekalet ücreti takdir edilmediği iddiasıyla temyiz edilmiştir.
Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, uyulan bozma ilamında ve İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Davalı ... İdaresinin temyiz itirazları yönünden; her ne kadar yazılı şekilde Orman İdaresi lehine vekalet ücreti takdir edilmemiş ise de ilgili kurumun vekille temsil edildiği andan itibaren vekalet ücretine hak kazandığı anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği taşınmazın değeri olan 213.119,56 TL üzerinden nispi vekalet ücreti olan 34.099 TL ücretin davacından alınarak davalı ... İşletme Müdürlüğü'ne verilmesi gerektiği, bu husus hükmün bozulmasını gerektirmekte ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesinin yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığı anlaşıldığından, hükmün aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE,
Davalı ... İdaresinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının üçüncü bendine "Davalı ... İdaresi vekille temsil edildiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereği 34.099 TL ücretin davacından alınarak davalı ... İşletme Müdürlüğü'ne verilmesine" ibaresi eklenmek suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
07.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.