Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2022/8567 K.2025/1921
8. Hukuk Dairesi 2022/8567 E. , 2025/1921 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2020/7 E., 2022/16 K.
KARAR : Davanın reddine
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili ... ilçesi ... köyü 200 ada 116 ve 200 ada 120 nolu parsellerin kadastro tespiti sırasında Hazine adına tespit gördüğünü, ancak bu tespitin hatalı olduğunu, bu taşınmazların uzun süreden beri davacının zilyet ve tasarrufu altında bulunduğunu belirterek, dava konusu her iki parselin Hazine adına yapılan tespitinin iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama neticesinde, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 14.10.2019 tarih ve 2016/11159 Esas 2019/6347 Karar sayı ilamı ile "Mahkemece, dava konusu taşınmazlar üzerinde, davacı lehine kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla iktisap koşullarının oluştuğu kabul edilmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Mahkemece, dava konusu taşınmazların öncesinin kime ait olduğu, kimden intikal ettikleri ve ne şekilde kullanıldıklarına ilişkin soyut bilirkişi beyanlarına itibar edilmiş, tek kişilik zirai bilirkişi tarafından düzenlenen rapor, soyut ve yetersiz olduğu halde taşınmazın niteliğinin kesin olarak belirlenmesi amacıyla 3 kişilik ziraat bilirkişi kurulundan ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmamış, bir arazinin niteliğini ve üzerinde sürdürülen zilyetliğin süresini en iyi belirleme yöntemi hava fotoğrafı incelemesi olduğu halde hava fotoğrafından yararlanılmamış, dava konusu 120 parsel sayılı taşınmazın kuzey komşusu olan 75 parsel sayılı taşınmaz tapuda orman olarak kayıtlı olduğu halde, yöntemince orman araştırması yapılmamış, kesinleşmiş orman tahdidi bulunup bulunmadığına yönelik değerlendirmeyi dahi içermeyen yetersiz orman bilirkişi raporu hükme esas alınmış ve taşınmazların diğer komşularına ait tespit tutanakları ve varsa dayanakları getirtilerek bu belgelerden de yararlanılmamıştır" gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde; "davacı ... her ne kadar vergi kaydına dayanarak dava konusu 200 ada 120 nolu parselin adına tescilini istese de iş bu taşınmazın öncesinin orman olduğu, öncesi orman olan bir yerin zilyetlikle kazanılamayacağından davacının iş bu parseldeki eklemeli zilyetliğine itibar edilmemiştir. İhbar olunan orman müdürlüğü davaya katılmadığından iş bu taşınmaza yönelik davanın reddine tespit gibi tesciline karar vermek gerekmiştir. Dava konusu diğer taşınmaz olan 200 ada 116 nolu parsel hakkında daha önceden ... ... tarafından Çiçekdağı Asliye Hukuk Mahkemesinin 1987/185 esas sayılı dosyasında davasının bulunduğu bu davada mahkemece iş bu taşınmazın sonradan ekilmeye başlandığı bu nedenle zilyetlikle kazanma koşullarının oluşmadığından ... ...'ın bu alana ilişkin davasının reddine karar verildiği, dosyamızda keşif mahallinde dinlenen tanıklarında dava konusu taşınmazın ... ... tarafından kullanıldığını bildirdiği hal böyle olunca dava konusu taşınmazın ... ... tarafından kullanıldığı ancak ... ... lehine zilyetlikle kazanma şartlarının oluşmadığı anlaşılmıştır" gerekçesiyle davacının ... ili ... ilçesi ... köyü 200 ada 116 ve 120 nolu parsellere yönelik kadastro tespitine itiraz davasının reddine, iş bu parsellerin kadastro tespit tutanağındaki gibi tespit gibi tesciline karar verilmiştir. Hüküm Davacı ... vekilince temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
S O N U Ç : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 534,70 TL'nin temyiz eden davacı ...'dan alınmasına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
10.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.