Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2021/17160 K.2025/1725
8. Hukuk Dairesi 2021/17160 E. , 2025/1725 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/772 E., 2021/626 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2015/52 E., 2018/74 K.
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Kayseri Kadastro Mahkemesinin davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine ilişkin kararına karşı davacı ... İdaresi vekili ile davalılardan Hazine vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuş, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesince istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş olup, bu kez davacı ... İdaresi vekilinin Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi kararını temyizi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı ... dava dilekçesinde sınırlarını belirttiği on bir parça taşınmazın murisi ...’den ırsen intikal ettiğini açıklayarak taşınmazların ... mirasçıları adlarına tapuya tescil edilmesini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında arazi kadastrosunun yapılması üzerine dava Kadastro Mahkemesine devredilmiştir.
Davaya ve temyize konu Kayseri ili Yahyalı ilçesi ... Mahallesi 665 ada 451 parsel sayılı taşınmaz, az yukarıda bahsi geçen 1991 yılında yapılan arazi kadastrosu sırasında, 8.684 m² yüzölçümüyle ve tarla vasfıyla tespit edilmiş ancak davalı olması nedeniyle malik hanesi boş bırakılmıştır.
Katılan davacı ... İdaresi, 665 ada 451 parsel sayılı taşınmazın orman vasfında olduğunu açıklayarak Hazine adına tescilini talep ve dava etmiştir.
Yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince; dava konusu 665 ada 451 parsel sayılı taşınmazın kısmen orman vasfında olduğu gerekçesiyle, taşınmazın 458,13 m²'lik kısmının orman vasfıyla Hazine adına tesciline, 8.225,87 m'lik kısmının ise tarla vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmiş, karara karşı davacı ... İdaresi vekili ile davalı Hazine vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuş, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesince istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş olup, bu kez hüküm davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz istemine ilişkindir.
1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, davacılardan Orman İdaresi vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
2. Bilindiği üzere, 6100 sayılı Kanun'un, “Hükmün Kapsamı” başlıklı 297. maddesinde;
“(1) Hüküm Türk Milleti Adına” verilir ve bu ibareden sonra aşağıdaki hususları kapsar:
a) Hükmü veren mahkeme ile hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin ad ve soyadları ile sicil numaraları, mahkeme çeşitli sıfatlarla görev yapıyorsa hükmün hangi sıfatla verildiğini.
b) Tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adreslerini.
c) Tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri.
ç) Hüküm sonucu, yargılama giderleri ile taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının iadesi, varsa kanun yolları ve süresini.
d) Hükmün verildiği tarih ve hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin imzalarını.
e) Gerekçeli kararın yazıldığı tarihi.
(2) Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir” şeklinde düzenleme getirilmiştir.
Dava konusu taşınmaz 1991 yılında yapılan arazi kadastrosunda 8.684 m² yüzölçümü ile tespit edilmiş, daha sonra yörede 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 22-a maddesine göre yapılan yenileme çalışmalarında ise taşınmazın yüzölçümü 4.394,67 m² olarak belirlemiştir.
Bu durumda, İlk Derece Mahkemesi tarafından, yapılan yenileme çalışmalarına bir itirazın bulunup bulunmadığı hususu da denetlenmek suretiyle, taşınmazın oluşan yeni durumuna göre denetime ve infaza elverişli şekilde bilirkişi raporu alındıktan sonra hüküm tesisi gerekirken, taşınmazın eski yüzölçümü esas alınmak suretiyle infazı kabil olmayacak şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
S O N U Ç : Yukarıda (1) no.lu bentte açıklanan nedenlerle; davacı ... İdaresi vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE,
Yukarıda (2) no.lu bentte açıklanan nedenlerle; temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.03.2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.