Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/2443 K.2025/1426
8. Hukuk Dairesi 2023/2443 E. , 2025/1426 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/345 E., 2023/214 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Milas Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2021/205 E., 2021/300 K.
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının, davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) Geçici 8 inci maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışmaları sırasında, çekişmeli Bodrum ilçesi Çiftlik Mahallesi 320 ada 2 parsel sayılı taşınmaz hakkında 02.01.2020 tarihli kadastro tutanağı düzenlenerek, 5,96 m2 yüzölçümü ve tarla vasfı ile belgesizden Hazine adına tespit edilmiş, beyanlar hanesinde, taşınmazın 2. derece doğal sit sınırı içinde kaldığı yönünde şerh verilmiş, ... ile ... kızı ... vekili tarafından tespite itiraz edilmesi nedeniyle, 10.12.2020 tarihli Kadastro Komisyonu kararı ile, itirazın kabulüne, taşınmazın ... kızı ... adına tarla niteliği ile tespitine karar verilmiştir.
Kadastro çalışma sonuçlarının 25.12.2020 ila 25.01.2021 tarihleri arasında askıya çıkarılmak suretiyle ilan edilmesi üzerine davacı Hazine vekili 23.01.2021 tarihili dava dilekçesi ile, dava konusu taşınmazın davalı adına tespit edilmesinin hatalı olduğunu, parselin genel itibarıyla taşlık, kayalık, makilik olup zilyetlikle kazanma şartlarını taşımadığını ileri sürerek, tespitin iptali ile taşınmazın Hazine adına tespit ve tesciline karar verilmesini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporu ve tanık beyanları uyarınca, imar ihya şartlarının oluşmadığı, dava konusu taşınmazın dört tarafının orman parseli ile çevrili olması karşısında, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine konu edilmesi mümkün olmayan orman içi açıklık niteliğinde bulunduğu, bu nedenle 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 17/2. maddesi kapsamında orman içi açıklık niteliğinde ve zilyetlikle edinilemeyecek yerlerden olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın 10.12.2020 tarihli kadastro komisyon tutanağının iptali ile 5,96 m2 yüzölçümü ile orman vasfı ile davacı Hazine adına tespiti ile tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, karara karşı davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; incelenen dosya kapsamı, kararın dayandığı gerekçe ve uzman orman bilirkişi tarafından, eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritalarına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada, çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunun, davalı yararına, imar ihya ve zilyetlik koşullarının oluşmadığının anlaşılması sonucunda, Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, bu kez davalı vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
S O N U Ç : Yukarıda açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
3402 sayılı Kanun'un 36/A maddesi uyarınca davalıdan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.