Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/1808 K.2025/1443

🏛️ 8. Hukuk Dairesi 📁 E. 2023/1808 📋 K. 2025/1443 📅 24.02.2025

8. Hukuk Dairesi         2023/1808 E.  ,  2025/1443 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/415 E., 2022/167 K.
KARAR : Davanın kısmen kabulü
Taraflar arasındaki kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar vekili ile davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı ... dava dilekçesinde; Uşak ili ... ilçesi ... köyü Yiyenağa mevkiinde tahminen 30 dönüm miktarındaki tarlanın annesi ...'un 17.12.1998 tarihinde vefat etmesiyle vereselerine kaldığını, vereseler arasında yapılan rızai taksim sonunda bu arazinin tamamının kendisine kaldığını, bu suretle kendisinin tasarrufu altında bulunduğunu, annesinin sağlığında taşınmazı satın aldığı kişilerin uzun süre ekip sürdüğünü ve köyden ...'ye göçünce kendisinin bu araziyi bir süre ekip sürmediğini, köylerinde yapılan tapu kadastro çalışmaları sırasında kendisine ait olan bu arazinin bir kısmının ölü annesinin adına tespit edilerek tapu verildiğini ve miktar fazlası olan kısmın ise davalı Hazine adına 113 ada 103 parsel numarasıyla ham toprak vasfı ile tapu verildiğini, bu arazide kendisinden başka kimsenin hakkının bulunmadığını, davalı Hazine adına verilmiş olan 113 ada 103 parsel sayılı tapu kaydının iptali ile kendisine ait olan kısmının adına tapuya tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiş ve yargılama sırasında davacının vefat etmesi nedeniyle dava mirasçıları tarafından takip edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, "... bilirkişi raporları, mahalli bilirkişi beyanları dikkate alınarak kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla iktisap şartlarının oluştuğu ..." gerekçesiyle verilen davanın kabulüne ve çekişmeli 113 ada 103 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile ... mirasçıları adına tesciline ilişkin ilk karar, davalı Hazine vekilinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 14.09.2015 tarih, 2014/18333 Esas, 2015/10307 Karar sayılı ilamıyla; "... taşınmazın tespit tarihinden önceki dönemlere ilişkin hava fotoğraflarının getirtilerek yöntemince incelenmesi, taşınmaz hakkında yöntemince mera ve orman araştırması yapılması, yerel bilirkişi beyanları arasındaki çelişkilerin giderilmesi, taşınmazın kültür arazisi olup olmadığı, üzerinde sürdürülen zilyetliğin sürdürülüş biçimi ve süresi belirlenmesi ve sonrasında tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi ..." gereğine değinilerek bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin, 30.03.2018 tarihli ve 2015/377 Esas, 2018/145 Karar sayılı davanın kabulüne, Uşak ili Eşme ilçesi Eşmetaş köyü çalışma alanında bulunan çekişmeli 113 ada 103 parsel sayılı taşınmazın 22.11.2017 havale tarihli teknik bilirkişi raporunda (B1), (B2) ve (B3) ile gösterilen toplam 8.173 metrekare yüzölçümündeki kısmının davalı Hazine adına olan tapu kaydının ifrazen iptali ile veraset ilamındaki hisseleri oranında ... mirasçıları adına tapuya kayıt ve tesciline ilişkin ikinca kararı, davalı Hazine vekili ve davacılar vekilinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 24.03.2021 tarih, 2019/289 Esas, 2021/2677 Karar sayılı ilamıyla; "... İlk Derece Mahkemesince, davacı tarafa, ortak muris ... mirasçısı ...'un davaya katılımının veya muvafakatinin sağlanması ya da terekeye temsilci atanması suretiyle aktif dava ehliyetindeki eksikliği gidermesi için süre ve imkan tanınması, aktif dava ehliyetindeki eksikliğin giderilmesi halinde işin esasına girilerek, tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda tüm delilleri toplanıp birlikte değerlendirilmek suretiyle oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği ..." gerekçesiyle bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yargılama sonunda; "... davaya konu taşınmazın büyük çoğunluğunda meşe ağaçlarının bulunduğu, bir kısmının boş arazi olduğu, taşınmazın öncesinde muris ...'a ait olduğu, ...'un vefatından sonra mirasçısı ... tarafından kullanıldığı, taşınmazın boş arazi kısmında öncesinde sık olmayan meşe ağaçlarının bulunduğu, ancak 10-15 yıldan beri sürülü olduğu, mahalli bilirkişilerin 10-15 yıldan beri sürülü olduğu yönündeki beyanlarının Kaya'nın kullanımına yönelik olduğu, daha öncesinde ... tasarrufundayken de taşınmazın kullanıldığı, komşu taşınmaz olan 113 ada 3 parselin, öncesinde ... ...'a ait olduğu, daha sonra bu parselin mera olarak Köy Tüzel Kişiliğine bağışlandığı, orman mühendislerinin hazırladığı 20.12.2017 tarihli raporda dava konusu taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu, hava fotoğraflarının incelenmesi sonrasında taşınmazın boş arazi olan kısmının öncesinde meşelik olduğu ancak 7-29 yıl arasında bir tarihten beri tasarruf edilmekte olduğu, tasarruf tarihinden bu yana tarla niteliğinde olduğu, 08.11.2017 tarihli ziraat mühendislerinin raporundan taşınmazın boş arazi kısmının 10-15 yıldan beri sürüldüğü, meradan açılmadığı, mera ve harman yeri benzeri yerlerden olmadığı, zilyetlikle mülk edinilebilecek yerlerden olduğu 22.11.2017 havale tarihli bilirkişi heyeti raporuna ekli krokide (B1), (B2) ve (B3) harfleri ile gösterilen toplam 8.173,00 metrekarelik kısmının olağanüstü kazandırıcı zamanaşımıyla kazanıldığı ..." gerekçesiyle, (B1), (B2) ve (B3) bölümlerinin tapu kaydının ifrazen iptali ile ... mirasçıları adına tapuya kayıt ve tesciline, geriye kalan kısım yönünden ise davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından, davacı taraf lehine kazandırıcı zamanaşımı koşullarının oluşmadığı, komşu parsel kayıtlarının getirtilmediği ve keşifte uygulanmadığı iddiasıyla; davacılar vekili tarafından ise, mahalli bilirkişilerin taşınmazın tamamının kullanıldığını belirttikleri ve vergi kayıtlarının taşınmazın tamamını kapsadığı iddiasıyla davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği iddiasıyla temyiz edilmiştir.
1. İlk Derece Mahkemesince, dava konusu Uşak ili Eşme ilçesi Eşmetaş köyü 113 ada 103 parsel sayılı taşınmazın 22.11.2017 havale tarihli bilirkişi heyeti raporuna ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 34.027 metrekarelik kısmının meşe ağacı ile kaplı olduğu ve bu bölümde davacı tarafın tasarrufunun bulunmadığı gerekçesiyle bu kısım yönünden davanın reddi karar verilmiş olup, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, uyulan bozma ilamında ve İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen kararın (A) harfi ile gösterilen kısım yönüyle usul ve kanuna uygun olduğu anlaşıldığından, davacılar vekilinin bu bölüme ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2. İlk Derece Mahkemesince, dava konusu Uşak ili Eşme ilçesi Eşmetaş köyü 113 ada 103 parsel sayılı taşınmazın 22.11.2017 havale tarihli bilirkişi heyeti raporuna ekli krokide (B1), (B2) ve (B3) harfleri ile gösterilen toplam 8.173,00 metrekarelik kısmının olağanüstü kazandırıcı zamanaşımıyla kazanıldığı gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiş ise de, bu karar usul ve kanuna aykırı bulunmaktadır.
Şöyle ki; dosyanın içeriğine göre, dava konusu taşınmazın 3402 sayılı Kanun'a göre yapılan tesis kadastrosunda 15.06.2001 tarihinde ham toprak vasfı ile Hazine adına tespitinin yapıldığı, dosya kapsamında yapılan keşif sonrasında alınan 22.11.2017 tarihli raporda, krokide (A) harfi ile gösterilen alanın tarım arazisi olarak kullanılmayan meşelik alan olduğu, (B1), (B2) ve (B3) ile gösterilen alanın ise keşif tarihi olan 02.11.2017 tarihi itibarıyla tarım arazisi olarak kullanıldığı, 1953 yılı hava fotoğrafının çok küçük olması ve çözünürlüğünün düşük olması nedeniyle hava fotoğrafından faydalanılamadığı, 1988 hava fotoğrafında (B2) ile gösterilen alanın sürülüp ekilerek tarım yapılmak suretiyle tasarruf edildiği, (B1) ve (B3) ile gösterilen alanda tarım yapılmadığı, 2010 hava fotoğrafında (B1), (B2) ve (B3) ile gösterilen alanın sürülüp ekilerek tarım yapılmak suretiyle tasarruf edildiği açıklamalarına yer verildiği, mahalli bilirkişi beyanlarında ise taşınmazın davacı tarafından 10 - 15 yıldır kullanıldığının belirtildiği anlaşılmakta olup İlk Derece Mahkemesince, 3402 sayılı Kanun'un 14 ve 17 nci maddesinde belirtilen 20 yıllık zilyetlik süresinin kadastro tespit tarihinden geriye doğru hesaplanması ve buna göre, kadastro tespit tarihi olan 15.06.2001 tarihi dikkate alındığında (B1), (B2) ve (B3) ile gösterilen alanlar yönünden tespit tarihinden geriye doğru 20 yıllık zilyetlik süresinin dolmadığı gözetilerek bu alanlar yönünden de davanın reddine karar verilmesi gerekirken, hatalı şekilde, bilirkişi raporundaki keşif tarihi esas alınmak suretiyle yapılan değerlendirmeler dikkate alınmak suretiyle, bu bölümler yönünden davanın kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun bulunmadığından, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) no.lu bentte açıklanan sebeplerle, davacılar vekilinin dava konusu Uşak ili Eşme ilçesi Eşmetaş köyü 113 ada 103 parsel sayılı taşınmazın 22.11.2017 havale tarihli bilirkişi heyeti raporuna ekli krokide (A) harfi ile gösterilen bölümüne ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının REDDİNE,
Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi uyarınca, dava konusu Uşak ili Eşme ilçesi Eşmetaş köyü 113 ada 103 parsel sayılı taşınmazın 22.11.2017 havale tarihli bilirkişi heyeti raporuna ekli krokide (B1), (B2) ve (B3) harfleri ile gösterilen bölümleri yönünden BOZULMASINA,
Davacı tarafça yatırılan 615,40 TL onama harcının peşin harçtan mahsubu ile artan 361,06 TL'nin temyiz eden davacılara iadesine,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
24.02.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.