Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2022/6671 K.2025/1456

🏛️ 8. Hukuk Dairesi 📁 E. 2022/6671 📋 K. 2025/1456 📅 24.02.2025

8. Hukuk Dairesi         2022/6671 E.  ,  2025/1456 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/863 E., 2022/354 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 8. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/423 E., 2019/355 K.
Taraflar arasındaki tapu kaydında düzeltim davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Yörede 1942 yılında 3116 sayılı Orman Kanunu'na göre yapılan orman tahdidi mahkeme kararı ile iptal edilmiştir. Bu nedenle ilk orman kadastrosu 1976 yılında 6831 sayılı Orman Kanunu'na (6831 sayılı Kanun) göre yapılan orman kadatsrosu ile 1744 sayılı Kanunla değişik 2 inci madde çalışmalarıdır. 10.12.1977 tarihinde ilan edilerek kesinleşmiştir. 2/B çalışmaları ise 1986-1989 tarihlerinde yapılmış ve 16.02.1990 tarihinde ilan edilerek kesinleşmiştir.
Dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede ilk tesis kadastro çalışmları 1990 yılında takeometrik yöntemle yapılmış, bu çalışmalarda dava konusu eski 1910 nolu parsel tarla vasfıyla 7010,00 m2 yüzölçümü ile "1942 yılında tesis edilen orman tahdidine göre orman sınırları içerisinde iken kısmen 1976 yılında ve 6831 sayılı Kanun'un 1744 sayılı Kanun ile değişik 2 inci maddesi uygulaması sonucu ve kısmen de 1983 yılında yine 6831 sayılı Kanun'un 3302 sayılı Kanun ile değişik 2/b maddesi gereğince orman rejiminden çıkartılmış olduğu belirtilerek beyanlar hanesine 'Bu yer ... oğlu ... varislerinin dedesinden intikalen kullanımındadır. Üzerindeki zeytin ağaçları ... mirasçılarına aittir." belirtmesi yapılarak 22.05.1991 ila 21.06.1991 tarihleri arasında askı ilamına çıkarılmıştır. İlan süresi içerisinde dava açılması sebebiyle kesinleşmemiştir. Dosya içerisinde bulunan Antalya Kadastro Mahkemesinin 1991/587 Esas ve 1993/195 nolu kararına göre eski 1910 nolu parselin Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, tapunun beyanlar hanesine taşınmazın ... oğlu ... zilyetliğinde olup içerisindeki zeytin ağaçlarının da bu şahıs tarafından dikildiği hususunun şerh verilmesine karar yerilmiş ve verilen karar 21.03.1995 tarihinde karar kesinleşmiştir. 2010 yılında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/a çalışmaları sonucunda 28818 ada 1 parsel olarak 7014,52m2 yüzölçümü ile tarla vasfında tapuya tescil edilmiştir. Kepez ilçesi ... Mahallesinde 3402 sayılı Kanun'a eklenen Ek-4 madde gereği, 2/B alanlarında kullanım kadastrosu ile birlikte dava konusu parselde sınır ve yüzölçüm yönüyle de düzeltme yapılmıştır. Yapılan düzeltme işlemi ile 7014,52 m2 olan yüzölçümü 4884,59 m2 olarak askı ilanına alınmıştır.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Antalya ili Kepez ilçesi ... Mahallesi sınırları içerisinde bulunan eski 1910 parsel yeni 28118 ada 1 parsele ilişkin olarak idarelerince yapılan araştırmada dava konusu taşınmazın kesinleşmiş orman sınırları içinde kaldığından orman vasfında olduğunu, 28118/1 parsele ait tapunun orman sınırları içinde kalan kısmı için nitelik kısmındaki "tarla" şeklindeki vasfının "orman" olarak düzeltilerek taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline, muhdesat bilgileri kısmındaki Bu parsel ... evlatları ..., ..., ..., ..., ... kızı ... ve ... kızı ...'nın kullanımlarında olup, içerisindeki krokisinde (A) harfi ile gösterline cam seranın ... kızı ... ve ... kızı ...'ya ait olduğu ve (B) harfi ile gösterilen cam seranın ... kızı ...'ya aittir ibaresinin beyanlar kısmındaki 6831 sayılı Kanun'un 2/b maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmıştır ibaresinin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince taşınmazın tamamının 2/B alanında kaldığından bahisle davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde dava konusu taşınmazın orman kapsamında kaldığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. Bölge Adliye Mahkemesince; "İlk Derece Mahkemesince toplanan deliller ile tüm dosya kapsamına göre, dava konusu eski 1910 yeni 28118 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 7010 m2 yüzölçümü ile ... varislerinin zilyetliğinde olduğu belirtilerek Hazine adına tespit edildiği, Antalya Kadastro mahkemesinin 1991/587 Esas-1993/195 Karar sayılı dosyasında Orman İdaresinin Hazine ve davalılar murisini hasım göstererek yine orman iddiasıyla dava açtığı, Mahkemece çekişmeli taşınmazın 1942 yılında orman sınırı içinde kaldığı 1976 yılında yapılan çalışmalarda aynı statüsünün devam ettiği, 1989 yılında yapılan çalışmalarda 2/B maddesi uyarınca orman sınırı dışına çıkarılan alanda kaldığı gerekçesiyle Orman İdaresinin davasının reddine, taşınmazın Hazine adına tapuya tesciline, taşınmazın ... zilyetliğinde olduğunun ve zeytinlerin de ona ait bulunduğunun şerhine karar verildiği, bu kararın Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin onama ilamıyla 21.03.1995 tarihinde kesinleştiği, 22/a çalışmalarında taşınmazın sınırlarında bir değişikliğin olmadığı, yüzölçümünün 7014,52 m2 olarak tescil edildiği, bundan ayrı Ek 4. üncü madde çalışmalarından önce taşınmazın sınır ve yüzölçümünde düzeltme yapıldığı ve taşınmazın 7014,52 m2 olan yüzölçümünün 4884,59 m2'ye düşürüldüğü, düzeltme kararının kesinleşerek tapu kaydından da gerekli düşümün yapıldığı, orman idaresinin orman olduğu gerekçesiyle istinafa getirdiği bu (A) harfi ile gösterilen 2129,93 m2'lik bölümün zaten yapılan düzeltme sonucu orman alanında bırakılan kısım olduğunun anlaşıldığı, geriye kalan 4884,59 m2'lik bölümün ise eldeki dosyadaki tarafların da taraf olduğu önceki tarihli kadastro mahkemesinin kabulüne, eldeki dosyada alınan orman ve fen bilirkişi raporlarına göre 2/B alanında olduğu ,bu nedenle mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulmasında usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine" karar verilmiş, karar davacı vekilince istinaf gerekçeleriyle temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.