Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2022/3505 K.2025/868
8. Hukuk Dairesi 2022/3505 E. , 2025/868 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1710 E., 2021/1302 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 9. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/147 E., 2021/78 K.
Taraflar arasındaki davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Antalya ili Aksu ilçesi ... Mahallesi eski 2094, yeni 1732 ada 7 ve 8 numaralı parsellerin zilyedi olduğunu, bu parsellerin etrafında evler olup hemen bütün parsellerin 6292 sayılı Kanun uyarınca satın alınmış ve alındığını, kullanım kadastrosunun müvekkilinin taşınmazların başında bulunmadığı bir zamanda yapıldığını, davacının bu parselleri ... satın aldığını, kadastronun beyanlar hanesinde bu şahsın kullanıcı olarak göründüğü, bu şahısla aralarında zilyetlik devir sözleşmesi olduğunu, kadastro müdürlüğünün müvekkilinin dilekçesine verdiği cevapta 2094 parselin kullanıcısının ... olduğu ve parselin yeni aldığı numaralar olan 1732 ada 7 ve 8 parsellere ilişkin tapu kaydına da bu şahsın isminin aktarılması için tapu müdürlüğüne yazı yazılacağının bildirildiği, 2015 tarihinde ise parsellerle ilgili tapu müdürlüğüne yazı yazıldığı, ancak 7 ve 8 numaralı parsellerin bir kısmının 2/B çalışma alanı dışında sarı alanda kaldığının belirtildiği, en son bu parsellerin vekil edenine satışının yapılamayacağının açıklandığı, bu nedenle davacının 7 ve 8 parsellerin zilyedi ve hak sahibi olduğunun tespitine, Antalya 21.04.2016 tarih ve 18249 sayılı yazısının ve tümüyle ret işleminin iptaline, 7 ve 8 parsellerin 2/B kapsamında olduğunun tespitiyle ilgili parsellerin beyanlar hanesinin ilgili hatalı şerhlerinin kaldırılması suretiyle düzeltilmesine, 6292 sayılı Kanun uyarınca satıştan yararlanacağının tespitine ve bunun şerhine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar cevaplarında; davanın reddini savunmuşlardır.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu taşınmazlar olan Antalya İli Aksu İlçesi ... mahallesi 1732 ada 7 ve 8 parsellerin arsa vasfı ile Maliye Hazinesi adına kayıtlı ormandan Hazine adına 2/B ye çıkarılan yerlerden olduğu ve Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkanlığınca dava konusu parselleri de içerecek şekilde 3194 Sayılı imar Kanunun 194 Sayılı yasaya eklenen 18. Madde gereğince imarlı arsa haline dönüştürüldüğü, çekişmeli taşınmazda 5831 Sayılı Yasanın 8. Maddesi ile 3402 Sayılı Yasaya eklenen Ek4 maddesi kapsamında 2B alanlarında yapılan kullanım ve güncelleme kadastrosuna konu olduğu, anlaşmazlık konusunun davacının dava konusu parselleri kullanan şahıs olup olmadığı noktasında toplandığı, davacının 7 ve 8 parsellerdeki kullanımına ilişkin olarak İdarece davacıya 25,38m²lik bölümünün satıldığı, davacının kullanmakta olduğu diğer yerlerden bir kısmının 15030 ada 3 parselde kaldığı ve bir kısmının da imar yolunda kaldığı, diğer kısımların da başka şahıslar tarafından kullanıldığı harita mühendisi bilirkişinin raporundan anlaşıldığı" gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; iş bu karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince yapılan istinaf incelemesi neticesinde; "Toplanan deliller ile tüm dosya kapsamına göre; 11.11.1993 tarihinde hükmen Hazine adına tescil edilen ve beyanlar hanesinde davacı bayi ... Horoz lehine kullanıcı şerhi bulunan 2094 parselin gittisi olan 1732 ada 7 ve 8 parsellerin Ek 4. Madde çalışmaları kapsamında yapılan fenni hata düzeltme çalışmaları sonucunda 1732 ada 7 parselin tamamının, 8 parselin de büyük bölümünün 2/B alanı dışında sarı alanda kalmış olması sebebiyle yalnızca 2/B kapsamında kalan 8 parselin bir bölümü hakkında (25,38/574 payı) 14.09.2015 tarihinde güncelleme çalışması yapılarak bu kısmın 6292 Sayılı Kanun uyarınca davacıya satıldığı, davacının 8 parselin kalan bölümü ve 7 parselin tamamı hakkında satın alma nedeniyle adına güncelleme yapılması talebinin bu kısımların sarı alanda kalması sebebiyle karşılanmadığı ve dolayısı ile davacıya satışının yapılmadığı, davacının 6292 sayılı Kanundan yararlanabilmek amacıyla eldeki davayı açarak 8 parselin satın aldığı bölümü dışındaki kısmının ve 7 parselin tamamının 2/B alanında kaldığının ve kendi kullanımında olduğunun tespiti ile bu hususların tapu kaydına şerhini talep ettiği, ancak yargı kararı ile güncelleme niteliğinde işlem yapılamayacağı gibi 1732 ada 7 parselin tamamının ve 8 parselin de davacıya satılan bölümü dışında kalan bölümlerinin 21.12.2018 tarihinde Antalya Büyükşehir Belediyesi'ne devredildiği, davacının güttüğü hukuki yararın taşınmazın 2/B niteliğinin ve kullanıcısı olduğunun tespitinden sonra taşınmazları 6292 Sayılı Kanun uyarınca Hazine'den satın alma amacına yönelik olduğu, bunun için taşınmazın Hazine adına kayıtlı bulunması gerektiği, ancak dava konusu taşınmazların Hazine mülkiyetinden çıktıkları, ayrıca bilirkişi raporuna göre taşınmazların yeniden imar uygulamasına girdiği, Yargıtay 16. Hukuk Dairesi'nin 2019/5403 Esas-2021/1834 Karar, 2018/4259-5821 Esas/Karar, 2018/5729 Esas-2019/1563 Karar, 2019/122 Esas-103 Karar sayılı ilamlarında ve daha bir çok aynı nitelikli içtihadında açıklandığı üzere Hazine mülkiyetinden çıkan taşınmazlarda artık davacının şahsi hak sağlamaya yönelik iddiasının dinlenmesinin mümkün bulunmadığı, anılan içtihatlara göre neticeten taşınmaz Hazine mülkiyetinden çıkmış olmakla Belediye'ye yapılan devirlerin de 6292 sayılı kanun kapsamında yapılan satış gibi mütalaa edildiği, başka bir ifade ile her ne kadar çekişmeli taşınmazın geldisi olduğu belirtilen 2094 parselin edinme sebebinde taşınmazların 2/B ile orman sınırı dışına çıkarıldığından behsedilmekteyse ve yine davacı bayi lehine kullanıcı şerhi bulunmakta ise de, taşınmazların orman bilirkişi raporunda doğru yapıldığı bildirilen düzeltme işlemi ile sarı alanda kalması karşısında Antalya Büyükşehir Belediyesi'ne geçen çekişmeli taşınmazlarda taşınmazın 2/B niteliğinde olduğunun ve mahkemece kullanım kadastrosu/güncelleme anlamına gelecek şekilde davacının kullanımında bulunduğunun beyanlar hanesine şerh edilmesinin mümkün bulunmadığı, bu nedenle mahkemece sonucu itibariyle davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı" gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1946 yılında 3116 sayılı Kanuna göre orman tahdidi, 1976 yılında 1744 sayılı Kanunla değişik 2 nci madde çalışması, 1987 yılında 3302 sayılı Kanunla değişik 2/B madde çalışması, 2014 yılında da 3402 sayılı Kanun'un EK-4 üncü maddesi uyarınca düzeltme çalışması yapılmıştır.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usûl ve kanuna uygun olup, davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
S O N U Ç : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddi ile, Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA,
80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 534,70 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.02.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.