Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/3847 K.2025/705
8. Hukuk Dairesi 2023/3847 E. , 2025/705 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2022/59 E., 2023/74 K.
Taraflar arasında görülen ve kadastro tespitine itiraz davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Giresun ili Tirebolu ilçesi ... köyü 179 ada 32 parsel (eski 2047 parsel) sayılı taşınmaz, 12.900 m² yüzölçümü ile ... ve ... adına tarla ve fındık bahçesi vasfıyla, 180 ada 3 parsel (eski 2041 parsel) sayılı taşınmaz ise 4.260 m² yüzölçümü ile ... adına tarla vasfıyla tespit edilmiştir.
Orman İdaresi tarafından, dava konusu taşınmazın orman vasfında olduğu açıklanarak, tespitin iptali ile orman olarak Hazine adına tesciline karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.
Yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine, 180 ada 3 parsel sayılı taşınmazın ... adına, 179 ada 32 parsel sayılı taşınmazın ise ... ve ... adlarına tesciline karar verilmiş, hüküm davacı ... İdaresi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz istemine ilişkindir.
1. Dava konusu 179 ada 32 parsel sayılı taşınmaza ilişkin davacı ... İdaresi vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi kararında belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3. maddesinin 2. fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin 2. fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
2. Dava konusu 180 ada 3 parsel sayılı taşınmaza ilişkin temyiz davacı ... İdaresinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
a) Dava konusu taşınmaz çok sayıda tapu kaydı uygulanmak suretiyle ... adına tespit edilmiştir. Dosya arasında bulunan Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Tescil İstem Belgesinden ise taşınmazın 28/56 hissesinin Yakup oğlu ... adına kayıtlı olduğu, bu payın ... mirasçıları ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... adına intikalinin yapıldığı, tapu kaydında bu kişilerin halen paydaş göründüğü anlaşılmaktadır. İlk Derece Mahkemesince tapu kaydında halen paydaş görünen ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... davada taraf yapılmadan, taraf teşkili sağlanmadan tespit maliki ... adına tescil hükmü kurulması doğru olmamıştır.
b) Ayrıca, her ne kadar İlk Derece Mahkemesince dava konusu taşınmazın orman vasfında olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli değildir.
Şöyle ki; 6831 sayılı Orman Kanunu’nun 17. maddesindeki düzenlemeyle kanun koyucu, orman içi açıklıklarda tarım ve inşaat yapılarak özel mülke dönüşme yolunu kapamıştır. Etrafı ormanla çevrili olan taşınmazlar özel mülke dönüşüp, tarım ve inşaata açıldığında orman bütünlüğünün bozulacağı tartışmasızdır. Kanun gereği orman sayılan orman içi açıklık ve boşlukların zilyetlik yolu ile kazanılmasına kanunî olanak yoktur.
Eldeki uyuşmazlığa gelince, dava konusu taşınmaza komşu 107 ada 1, 180 ada 2, 111 ada 10, 180 ada 4 parsel sayılı taşınmazlar orman vasfında olup, komşu parsellerle birlikte değerlendirildiğinde dava konusu taşınmaz orman içi açıklık konumunda kalmaktadır. Ne var ki, dava konusu taşınmaza çok sayıda tapu kaydı uygulanmak suretiyle tespit yapılmış olup, söz konusu tapu kayıtlarının dava konusu taşınmaza uyup uymadığı ve geçerliliklerini koruyup korumadığı hususlarında bir araştırma yapılmamıştır.
Hal böyle olunca, doğru sonuca ulaşılabilmesi için İlk Derece Mahkemesince, taraf teşkili tamamlandıktan ve tespite esas tapu kayıtları tüm tedavülleri ile birlikte getirtildikten sonra, orman mühendisi, ziraat mühendisi ve jeodezi ve fotogrametri mühendislerinden oluşturulacak bilirkişi heyeti marifetiyle, tapu kayıtlarının dava konusu taşınmazı kapsayıp kapsamadıkları, halen geçerliliklerini koruyup korumadıkları, taşınmazın en eski tarihli ve diğer tüm hava fotoğrafları ile memleket haritaları ve amenajman planlarında ne şekilde göründüğü hususları ayrıntılı şekilde araştırıldıktan sonra taşınmazın orman içi açıklık ya da orman vasfında olup olmadığı hususunda bir hüküm kurulması gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde ret kararı verilmesi doğru olmamıştır.
S O N U Ç : Yukarda (1) no.lu bentte açıklanan sebeplerle; dava konusu 179 ada 32 parsel sayılı taşınmaza ilişkin olarak temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
(2) no.lu bentte açıklanan sebeplerle dava konusu 180 ada 3 parsel sayılı taşınmaza ilişkin olarak temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
04.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.