Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/2426 K.2025/173

🏛️ 8. Hukuk Dairesi 📁 E. 2023/2426 📋 K. 2025/173 📅 15.01.2025

8. Hukuk Dairesi         2023/2426 E.  ,  2025/173 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziosmanpaşa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın aktif husumet ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, duruşma talebinin değerden reddine, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar vekili, davacılar ve miras bırakanlarına ait, eski ... 1258, 1485 ve 1503 sayılı parsellerden bir kısmının bölgede yapılan imar uygulamalarıyla kısmen 6660 ada 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16 nolu parseller haline dönüştüğünü, bu taşınmazların öncesinde 1950’li yıllarda 2613 sayılı Kanun'a göre ...adıyla bütün ... halkı yanında (eski ismi ...) davacıların miras bırakanları tarafından da paylı olarak satın alınan çiftlik üzerinde olduğunu, daha sonra 766 sayılı Kanun’a göre kadastro yapıldığını ve maliklerin (aralarında davacıların murisleri de olmak üzere) tapu sahibi olduklarını, bölgede 1744, 2896 ve 3302 sayılı Kanun'lara göre yapılan orman kadastrosu çalışmalarında bu parsellerin eskiden orman olduğu halde daha sonra bu niteliğini kaybetmiş sayılarak kısmen orman dışına çıkartıldığı ve Hazine adına yolsuz tescil nedeniyle yargı kararına bağlı olarak tescil edildiğini, kısmen orman uygulaması yapılan, kısmen de eski halinde duran taşınmazlar için toplu olarak iade için yaptıkları başvuruların 6292 saylı Kanun’un 7 nci maddesinin amir hükmüne rağmen reddedildiğini, davalılardan ... ve ...’ın açtıkları davalar sonucunda haksız olarak lehlerine kullanıcı şerhleri verildiğini ve taşınmazları bu şekilde edindiklerini, Hazine adına yapılmış olan tescil ve kullanıcı belirtmelerinin TMK'nin 1024 üncü maddesi çerçevesinde yolsuz tescil niteliğinde olduğunu öne sürerek taşınmazların tapularının iptali davacıların miras payları oranında adlarına tesciline, taşınmazların kayıtların üzerinde hazine dışı davalılar lehine konan kullanıcı belirtmelerinin kaldırılmasına,taşınmazların tapu kayıtları üzerindeki 2/B belirtmelerinin terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, açılan davanın terekeye ait haklar üzerinde tasarrufi nitelikte bulunduğu ve tüm mirasçılar tarafından birlikte açılması veya terekeye temsilci atanması ve bu yolla davanın yürütülmesi gerektiği, ancak davanın tereke adına açılmadığından yürütülmesi olanağı bulunmadığı gerekçesi ile davanın aktif husumet ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmiş, karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacılar vekilinin, hem dava dava dilekçesinde hem de istinaf dilekçesinde açıkça davacı müvekkillerinin miras hissesi oranında adlarına tescil talebinde bulunduğu, terekeye temsilci atanmasına yada diğer mirasçıların davaya katılımlarının sağlanıp muvafakatlarının alınmasına gerek olmadan, davacıların tek başına kendi payına yönelik dava açma imkanı bulunmadığı, İlk Derece Mahkemesi kararının dayandığı gerekçeye göre vakıa ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir durum bulunmadığı gerekçesi ile davacılar vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, bu kez davacılar vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiştir.
Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
S O N U Ç : Yukarıda açıklanan sebeplerle; temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 435,50 TL'nin temyiz edenden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.