Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/2846 K.2025/53

🏛️ 8. Hukuk Dairesi 📁 E. 2023/2846 📋 K. 2025/53 📅 13.01.2025

8. Hukuk Dairesi         2023/2846 E.  ,  2025/53 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının, davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Antalya İli Serik İlçesi ... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu Geçici 8 inci maddesine (3402 sayılı Kanun) göre yapılan kadastro sonucunda, 145 ada 138 parsel sayılı 1508,65 m2 yüz ölçümündeki taşınmaz, tarla vasfıyla, edinme sebebinde davalı ...'in kullanımında olduğu belirtilerek, Hazine adına tespit edilmiştir.
Davacılar ... ve ... vekili dava dilekçesinde; Antalya İli Serik İlçesi ... Mahallesinde 3402 sayılı Kadastro Kanununa eklenen geçici 8. Maddesi kapsamında kadastro çalışması yapıldığını, 145 ada 138 parsel sayılı taşınmazın kuzeyinde kalan kısmın davacı müvekkili ..., güneyinde kalan kısmın ise davacı müvekkili ... adına tespiti gerekirken taşınmazın edinme sebebi bölümünde yalnızca ...'in kullanıcı olarak tespit edildiğini belirterek, kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın edinme sebebinde kuzey bölümünde kullanıcı olarak ..., güney bölümünde ise kullanıcı olarak ...' nın gösterilmesini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... dava konusu taşınmazların bulunduğu yerde 3402 sayılı Kanun'un Geçici 8. Maddesi uyarınca mülkiyetin belirlenmesine ilişkin olarak kadastro tespitinin yapıldığı, bu durumda edinme sebebi bölümünde veya beyanlar hanesinde fiili kullanıcılar yönünden bir şerh verilmesine ya da edinme sebebi bölümünde değişiklik yapılmasına yasal olanak bulunmadığı, Maliye Hazinesine karşı mülkiyet veya muhdesat iddiası bulunmadığı, dava konusu taşınmazların kullanım kadastrosuna konu olmadığından edinme sebebi bölümünde değişiklik yapılmasında hukuki yarar bulunmadığı ..." gerekçesiyle, davanın hukuki yarar yokluğundan reddine, dava konusu Antalya ili Serik ilçesi ... Mahallesi 145 ada 138 parselin tespit gibi tesciline karar verilmiş; hükmün, davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; "... her ne kadar dava dilekçesinde tespitin iptali ile müvekkil adına tescilden söz edilmişse de dilekçe ile talebin açıklanarak Hazine'nin mülkiyetine itirazlarının olmadığını, davalı adına yapılan kullanıcı tespitine itirazları olduğunu bildirdikleri, çekişmeli taşınmazda bir kullanıcı tespitinin yapılmadığı, yalnızca kadastro tutanağının edinme sebebinde davalının kullanımından söz edildiği, yargılama konusu olayda, 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca yapılan kullanım kadastrosunun söz konusu olmadığı, yapılan işlemin tescil harici kalan taşınmazların 3402 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesi uyarınca mülkiyetinin belirlenmesine ilişkin kadastro çalışması olduğu, bu tür kadastro çalışmalarında ancak 3402 sayılı Kanun'un 19. maddesi uyarınca taşınmaz üzerinde muhdesatın bulunması halinde bunun beyanlar hanesinde gösterilmesinin mümkün olduğu, Yargıtay 16. Hukuk Dairesi'nin 2016/13997 Esas-2019/6689 Karar sayılı ilamlarında da açıklandığı üzere edinme nedeni sütunundaki bilgilerin açıklama niteliğinde olup, adına tespit yapılan kişiler haricindeki şahıslar bakımından bir hak doğurmasının söz konusu olmadığı ..." gerekçesiyle, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 435,50 TL'nin temyiz eden davacılardan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.