Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/6948 K.2025/8533
9. Hukuk Dairesi 2025/6948 E. , 2025/8533 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/507 E., 2025/1345 K.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü:
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1- (b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya kapsamına göre hüküm altına alınan ve davalı tarafından temyize konu edilen toplam miktar (bozulan karar tarihindeki ... Bankası efektif satış kuruna göre TL'ye çevrilerek hesaplandığı üzere 316.294,02 TL), 14.11.2024 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7531 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 22. maddesi ile 6100 sayılı Kanun'un ek madde 1 hükmüne eklenen 3. fıkra uyarınca, Bölge Adliye Mahkemesinin bozulan karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kalmaktadır.
Davacı vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 07.09.2017-29.04.2020 tarihleri arasında davalı Şirketin ...'da bulunan şantiyelerinde aylık net 2.500,00 USD ücret ile çalıştığını, iş sözleşmesinin haksız ve bildirimsiz olarak işveren tarafından feshedildiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının müvekkili Şirkette çalışmadığını, zamanaşımı def'i ve husumet itirazında bulunduklarını, davacının yurt dışında çalıştığını ve somut olayda Türk hukukunun uygulanmasının mümkün olmadığını, talep edilen alacakların ... İş Kanunu'na tâbi olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
... 12. İş Mahkemesinin 21.06.2023 tarihli kararı ile; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 21.06.2023 tarihli kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 26.06.2024 tarihli kararı ile; davalı tarafın istinaf başvurusunun yerinde olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 26.06.2024 tarihli kararının süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine Dairece; Bölge Adliye Mahkemesince iş sözleşmesinin feshedildiği 29.04.2020 ile davanın açıldığı 11.05.2021 tarihleri birlikte değerlendirilip ... Federasyonu İş Kanunu'nun 392. maddesindeki 1 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu kabul edilerek davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş ise de varılan sonucun dosya kapsamına uygun düşmediği, salgın nedeniyle getirilen durma süreleri ile arabuluculuk süreci için öngörülen durma süresinin davalı tarafından ileri sürülen zamanaşımı def'i kapsamında değerlendirilerek dava konusu alacakların hesaplatılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesinin isabetsiz olduğu, eldeki davanın 11.05.2021 tarihinde açıldığı, dava tarihi dikkate alındığında davacının Dairenin önceki uygulamasına güvenerek dava açtığından bahsetmenin mümkün olmadığı, bu hâlde Bölge Adliye Mahkemesince 6100 sayılı Kanun'un 3 23... . maddeleri dikkate alınarak yargılama gideri ve vekâlet ücreti konusunda değerlendirme yapılmamasının hatalı olduğu gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Davaya konu uyuşmazlığa Türk hukukunun uygulanması gerektiğini,
b. ... hukukuna göre alacakların zamanaşımına uğramadığını ileri sürmüştür.
2. Davalı vekilinin temyiz dilekçesi miktardan reddedildiğinden temyiz nedenlerine yer verilmemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; dava konusu alacakların zamanaşımına uğrayıp uğramadığına ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
A. Davalı Temyizi Yönünden
Davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
B. Davacı Temyizi Yönünden
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.