Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/7223 K.2025/8384

🏛️ 9. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/7223 📋 K. 2025/8384 📅 03.11.2025

9. Hukuk Dairesi         2025/7223 E.  ,  2025/8384 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1608 E., 2025/1507 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Edremit İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/135 E., 2023/167 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 20.08.1997-27.06.2018 tarihleri arasında şube müdürü olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı neden bildirilmeden feshedildiğini, davalı işveren tarafından 3 ayda bir aylık ücret, senede 4 aylık ücretten az olmamak üzere ikramiye, öğlen yemekleri için ticket ve temsil için araç tahsisi, 200 litre akaryakıt desteği, sene sonu kârlılık durumuna göre her 6 ayda bir en az 5 maaş tutarında mevduat primi ödendiğini, ayrıca işveren tarafından Bireysel Emeklilik Sistemi ve performans primlerinin ödendiğini, işe iade davası sonucunda işe iade edildiğini ancak işveren tarafından işe başlatılmadığını, bu nedenle boşta geçen sürenin kıdeme eklenmesi ile oluşan yeni kıdem süresi ile müvekkilinin alması gereken fark kıdem tazminatı ve fark ihbar tazminatı ile yıllık ücretli izin alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının fesih tarihi olan 27.06.2018 tarihinde brüt ücretinin 10.621,00 TL olduğunu, boşta geçen süre ücretinin işe iade davası ile hesaplandığını, davacının artık boşta geçen süre ücretine göre fark alacağı talebinde bulunmasında hukuki yararının olmadığını, davacıya bütün alacaklarının ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının kesinleşen işe iade davası sonrasında davalıya başvurduğu, ancak işe başlatılmadığı, davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, kullanmadığı yıllık ücretli izinlerinin ödenmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalının istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek davacıya geçersiz fesih tarihinde ihbar tazminatının tam ve eksiksiz olarak ödendiği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı ortadan kaldırılarak yeniden hüküm kurmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Davanın belirsiz alacak davası şeklinde açılamayacağını,
2. Zamanaşımı def'inde bulunduklarını,
3. Davacının işe iade davası ile boşta geçen süre ücreti ile işe başlatmama tazminatının belirlendiği ve müvekkili tarafından ödendiğini, bu nedenle fark alacak talebinde bulunamayacağını,
4. Bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu,
5. Müvekkili tarafından ödenen tazminat miktarlarının avans niteliğinde olduğunu ve yasal faizi ile mahsubu gerektiğini,
6. Davacının tüm yıllık ücretli izinlerini kullandığını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, iş sözleşmesinin kesinleşen işe iade davası sonrası başvurusuna rağmen işe başlatılmayan davacıya ödenmesi gereken kıdem tazminatı ve yıllık ücretli izin alacağı istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.