Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/6403 K.2025/7847
9. Hukuk Dairesi 2025/6403 E. , 2025/7847 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/782 E., 2025/1050 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 33. İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/215 E., 2025/140 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Kurumda 26.12.1997 tarihinden beri çalıştığını, 15.09.2005 tarihinden itibaren de şoför olarak çalışmaya devam ettiğini, davalı ile aynı pozisyonda çalışan diğer bir işçinin aldığı ücret 3.485,55 TL iken davacının 2.799,11 TL ücret aldığını, davacının Mayıs 2016 tarihine kadar her hafta 2 gün, yani 48 saat dinlenmeden çalıştığını, 48 saat sonrasını takip eden 4 gün dinlendiğini, 7. gün tekrar işbaşı yaptığını, davacının toplamda haftada 72 saat çalıştığını; davacının bayram tatillerinde de çalışmak zorunda kaldığını ileri sürerek fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağı ile ayrımcılık sebebiyle ödenmeyen ücret alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacının 15.09.2005 tarihinden itibaren şoför olarak çalıştığını, davacının ücretinin toplu iş sözleşmesi hükümleri ile belirlendiğini ve ödendiğini, işçilere kıdem, yaptırılan iş, eğitim, alınan verim, teşvik vs sebeplerle farklı ücret ödenebileceğinin Yargıtay kararları ile sabit olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince Bölge Adliye Mahkemesinin İlk Derece Mahkemesinin ilk kararını ortadan kaldırması üzerine eksiklikler tamamlandıktan sonra yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafından davacıya emsal olarak belirtilen ... ve ... isimli işçilerin dosya bordrolarının incelenmesi sonucu gerek kıdem gerekse eğitim durumları açısından söz konusu işçilerin davacıya emsal nitelikte olamayacağı, davacının 18.12.1998 tarihinden beri üyesi bulunduğu ...Sendikasının taraf olduğu toplu iş sözleşmelerinin konuya ilişkin hükümleri incelendiğinde;..Müdürlüğünde 01.10.1997 (...'de 01.11.1995) tarihinden önce işe girenler ve ...Müdürlüğünde 01.10.1997 (... AŞ'de 01.11.1995-01.10.1997 tarihleri arası işe alınanlar dâhil) tarihinden sonra işe girenler olmak üzere iki ayrı ücret skalası düzenlendiği, her iki skalada da işçinin eğitim durumuna göre ücret derecesinin belirlendiği ve üç yılda bir üst derece terfii yapıldığı, kök ücretin ise kıdem süresi ve derece gözetilerek tespit edildiği, kıdem süresinde, kuruluşta geçen hizmet yılının esas alındığı ve bu sürenin hesaplanmasına işçinin ... ve selef idarelerinde, kamu kuruluşlarında, muvazzaf askerlik ve yedek subaylıkta geçen sürelerin de dâhil edileceğinin düzenlendiği buna göre aynı işi yapan işçiler arasında hizmet süresi ve ücret derecesi uyarınca farklı ücret takdirinde eşitsizlikten söz edilemeyeceği, davacının ücretinin, 01.11.1995 tarihinden sonra işe girenler için belirlenen ücret skalasına göre ücret tahakkuklarının yapıldığı, hafta tatili tahakkukunun ayrı olarak yapıldığı ve aydaki hafta tatili sayısına göre kimi zaman 4 kimi zaman 5 gün hafta tatili tahakkukunun da bulunduğu, emsal olarak bildirdiği işçinin yukarıda açıklanan işe giriş tarihi itibarıyla hizmet süresi, davacının hizmet süresinin çok üzerinde olduğu gibi toplu iş sözleşmesi hükümleri uyarınca 01.11.1995 tarihinden önce işe giren işçilere ait skalaya tâbi olduğu, bu nedenle, davacının eşit koşulda bulunmadığı işçiyle aynı ücreti alması beklenemeyeceğinden, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 5. maddesine aykırılık bulunmadığı, kayıtlarda bulunan dışında fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışma yapıldığının ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesince tarafların iddia ve savunması ile dosyada mevcut yazılı deliller ile tanık anlatımlarının değerlendirildiği, fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağı yönünden ve ... Bölge Adliye Mahkemeleri ve Yargıtaydan geçen emsal kararlar da dikkate alındığında davanın reddi kararının dosya kapsamı ile uygun olduğu gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesiz olduğunu,
2. Fazla çalışma yönünden davacının kesintisiz 48 saati aşan çalışmaları olduğunu, yazılı delille ispatın aranmasının da hatalı olduğunu, kayıt bulunan dönem kayıtlara göre bulunmayan dönem için ise tanık beyanlarına göre hesaplanması gerektiğini, ulusal bayram ve genel tatillerde de çalışıldığını,
3. Aynı pozisyonda çalışanlara göre daha az ücret aldığı hâlde düşük ücret ödenmesi nedeniyle eşitlik ilkesinin ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalıya ait işyerinde aynı pozisyonda çalışan işçiler arasında ayrımcılık yapılıp yapılmadığı, fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti çalışmalarının ispatına ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.