Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/6391 K.2025/7868
9. Hukuk Dairesi 2025/6391 E. , 2025/7868 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/858 E., 2025/1104 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 38. İş Mahkemesi
SAYISI : 2024/939 E., 2025/198 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Bankada 23.1.1989 tarihinde işe başladığını ve başarılı çalışmaları ile şube müdürlüğü pozisyonuna kadar yükseldiğini, iş sözleşmesinin 12.12.2007 tarihinde 4857 sayılı İş Kanunu'nun (4857 sayılı Kanun) 25/II-(e) hükmüne göre ağır bir suçlama ile haksız olarak feshedildiğini ileri sürerek ihbar ve kıdem tazminatları ile manevi tazminat, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ile hafta tatili ücreti, yıllık ücretli izin ve performans primi alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının, müvekkili Bankanın ... şubesinde görev yaptığı dönemde banka mevzuatına aykırı olarak birtakım usulsüzlüklerde bulunduğu iddiası ile yapılan incelemeler sonucu görevi esnasında doğruluk ve bağlılık ile bağdaşmayan fiillerde bulunduğunun tespit edilmesi üzerine iş sözleşmesinin 4857 sayılı Kanun'un 25/II-(e) hükmüne göre haklı olarak feshedildiğini, davacının daha önce de görev yaptığı ... Ticari şubesinde bankacılık prensiplerine aykırı tutum ve davranışları nedeniyle kınama cezası ile cezalandırıldığını ve yapılan incelemeler sırasında davacının ... ve ortakları ile geçmişten gelen şahsi ilişkisi sebebiyle bu Şirket ortaklarının yönlendirdiği firmalara müvekkili Bankanın usul ve mevzuatına aykırı bir biçimde kredi kullandırıldığını, Şube personelince yapılan uyarıları göz ardı ederek mevzuat dışı uygulama yapmaları için astlarına baskı uyguladığını ve bu şekilde 1.422.412,00 TL tutarında tasfiye imkânı sınırlı banka riskine sebebiyet verdiğini, yapılan feshin haklı olduğunu, davacının ihbar ve kıdem tazminatına hak kazanamayacağını, davacının manevi tazminat, yıllık ücretli izin, fazla çalışma, hafta tatili ücreti ve performans primi alacağı taleplerinin haksız ve hukuki dayanaklan yoksun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalıya ait Bankada şube müdürü olan davacının iş sözleşmenin 4857 sayılı Kanun'un 25/II-(e) hükmüne göre feshedildiği ve hakkında ... Ağır Ceza Mahkemesi dosyasında davalı Bankaya karşı adiyen zimmet suçundan mahkumiyet kararı verilip kararın kesinleştiği, bu nedenle iş sözleşmesi haklı nedenle feshedildiğinden ihbar ve kıdem tazminatı talebinde bulunamayacağı, çalışma süresi içerisinde kullanılmayan ve karşılığı ödenmeyen yıllık ücretli izin alacağının bulunduğu, fesih tarihine kadar olan 2007 yılı ikinci altı aylık dönem için kıstelyevm hesaplanan prim alacağının bulunduğu, diğer alacak taleplerinin ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Mahkemece kabul ve reddedilen alacaklarda isabetsizlik bulunmadığı, aksi yöndeki tarafların tüm istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı; ancak Mahkemece yıllık ücretli izin alacağına yasal faiz yerine mevduat faizi işletilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine, davalının istinaf başvurusunun ise faizin türü yönünden kabulü ile yeniden yargılamaya ihtiyaç duyulmadığından İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığını, prim alacağının bulunduğunu,
b. Davacının şube yöneticisi olması nedeniyle fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının reddinin hatalı olduğunu,
c. Manevi tazminat yönünden ise davacının, davalıya ait işyerinde 18... ay çalıştığını, ağır sorumluluk altında çalışmasına rağmen işine son verilme şekli itibarıyla iş yaşamında ciddi itibar kaybı doğurduğunu, denkleştirici adalet ilkesi uyarınca tazminat verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
2. Davalı vekili katılma yoluyla temyiz dilekçesinde; davacının prim alacağı ve yıllık ücretli izin alacaklarının kabulünün hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, iş sözleşmesinin feshi ile buna göre davacının kıdem ve ihbar tazminatları ile manevi tazminata hak kazanıp kazanmadığı, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, prim ve yıllık ücretli izin alacaklarının ispatı ve hesaplanmasına ispatına ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlerden davalıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.