Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/7816 K.2025/7821
9. Hukuk Dairesi 2025/7816 E. , 2025/7821 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2322 E., 2025/402 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: Hatay 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/237 E., 2021/129 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, davalı Kurum nezdinde çalışmakta iken 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (696 sayılı KHK) kapsamında 02.04.2018 tarihi itibarıyla kadroya alındığını ve kadroya geçiş esnasında işverenle kararlaştırılan sözleşme gereği asgari ücretin %50 fazlası şeklinde ücretin belirlenmesine rağmen daha sonra sadece toplu iş sözleşmesindeki %4 oranındaki zam miktarının uygulandığını, sözleşmede öngörülen artış oranının uygulanmayarak eksik ödeme yapıldığını ileri sürerek eksik ödenen ücret, ikramiye, ilave tediye, fazla çalışma ücreti ile hafta tatili ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını ve taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacının ücretinin mevzuata ve sözleşmeye uygun biçimde belirlenerek ödendiğini, eksik ödeme iddiasının gerçeği yansıtmadığını, fark ücret alacağının bulunmadığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; sigortalı hizmet cetvelinden davaya konu dönemde davacının, 02.04.2018 tarihinden itibaren ... sicil No.lu (kamu) ... Hastanesinde çalıştığı, dosya arasına sunulu belirsiz süreli iş sözleşmesi incelendiğinde arasında imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesinin ilgili maddesinde, davacının ücretinin asgari ücretin belirli bir oran fazlası olacağına dair düzenleme olduğundan hareketle bilirkişi raporunda yapılan hesaplama doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesi kararının davalı tarafça istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile; 696 sayılı KHK'nın 127. maddesi ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye (375 sayılı KHK) eklenen geçici 23. madde çerçevesinde sürekli işçi kadrosuna geçirilen işçiler ile işveren arasında imzalanan iş sözleşmesinin ücrete ilişkin hükümlerinin doğru değerlendirilmesinin önem arz ettiği, konu ilişkin emsal içtihatta da vurgulandığı üzere kadroya geçiş sırasında düzenlenen iş sözleşmesinde ücretin sadece asgari ücretin belli bir oranda fazlası yahut geçiş öncesindeki hizmet alım sözleşmesinde öngörülen ücret veya bu ücretin katları olarak belirlenmesi hâlinde, bu ücretin işçinin kadroya geçiş aşamasındaki ilk (temel) ücreti olduğu, iş sözleşmesinde ücretin her ay için asgari ücretin belli bir oranda fazlası şeklinde ödeneceğine yönelik hükümler ileriye etkili hükümler olarak değerlendirilmesi gerektiği, somut olayda, kadroya geçiş aşamasında davacı işçi tarafından imzalanan iş sözleşmesinde, ücretin her ay için ileriye etkili olarak asgari ücretin belli bir oranda fazlası şeklinde ödeneceği kararlaştırılmış olduğundan sözü edilen kural her asgari ücret artış dönemi için işvereni bağlayacağının kabulü gerektiği, buna göre; Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının 2019 yılına ait ücretinin kadroya geçiş aşamasında işverenle imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesinde belirlenen oran ile ... tarafından karara bağlanan toplu iş sözleşmesinde öngörülen oran dikkate alınarak belirlenmesinde ve belirlenen ücrete göre hesaplanan davacının ücret, ilave tediye ücreti, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti ve ikramiye alacaklarından uygulanmayan zam oranına göre belirlenen günlük ücret üzerinden yapılan ödemelerin mahsubuyla ücret farkı ile birlikte diğer alacaklara hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine dair karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz başvurusunda;
1. 696 sayılı KHK ile 375 sayılı KHK'ya eklenen geçici 23. madde gereğince kadroya geçen davacıya ilgili kanun ve yönetmelik hükümleri uyarınca belirlenen ücretinin eksiksiz olarak ödendiğini,
2. Müvekkili İdarece, ... ve taşra teşkilatı birimlerinde kadroya geçirilen sürekli işçilerin mali ve sosyal hakları ile ilgili oluşan tereddütlere ilişkin olarak 11.05.2018 tarih ve E.552 sayılı ... Strateji Geliştirme Başkanlığı yazısı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığından konu hakkında görüş talep edildiğini, verilen cevapta sonraki yıllarda mevcut uygulamanın devam ettirilip ettirilmeyeceği hususunun idarenin takdir yetkisi olduğu belirtildiğini,
3. 696 sayılı KHK ile sürekli işçi kadrosunda istihdam edilenler dışındaki kamu işçilerinin ücretlerine, her yıl değişen asgari ücrete göre değil, toplu sözleşme hükümleri çerçevesinde mevcut ücretleri üzerinden yüzdesel oranlı zam uygulandığını, dolayısıyla kadroya geçtikten sonraki ücretin her yıl asgari ücret artışı ile birlikte yeniden düzenlenmesi ve bu yeni düzenleme üzerinden de yüzdesel oranlı artış talebinin iki farklı zam uygulanması sonucunu doğuracağını,
4. Davacı işçinin kadroya geçişinden sonraki süreçte ücretinin belirlenmesinde, İdare ile işçi arasında yapılan belirsiz süreli iş sözleşmesinde 696 sayılı KHK ile her yıl belirlenen asgari ücretin esas alınacağına ilişkin bir hüküm bulunmadığını,
5. Ayrıca yine davayı kabul anlamına gelmemek ile birlikte iddia olunan alacaklar yönünden müvekkilinin temerrüde düşürülmediğini, talep edilen faiz türlerinin de usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan etmiş ve inceleme sırasında resen gözetilmesi gereken diğer nedenlerle kararın bozulması gerektiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 696 sayılı KHK kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirilen davacı işçiye kadroya geçişte düzenlenen belirsiz süreli iş sözleşmesi hükümlerine göre ödenmesi gereken ücretin tespiti, dava konusu alacakların bulunup bulunmadığı ile faiz türü ve faiz başlangıç tarihlerinin yerinde olup olmadığına ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.