Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/6431 K.2025/7747
9. Hukuk Dairesi 2025/6431 E. , 2025/7747 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1328 E., 2025/3170 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: Konya 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/455 E., 2025/195 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 17.03.2005 tarihinde davalıya bağlı matbaa tesislerinde baskı operatörü olarak çalışmaya başladığını, davalının bünyesinde bulunan bazı makine ve ekipmanların devre dışı bırakıldığı ve işçi fazlalığı olduğu gerekçesiylem21 arkadaşıyla birlikte 25.07.2016 tarihinde işten çıkarıldığını, davacının işine son verilirken ... bünyesine iadesinin yapıldığı belirtilmiş olsa da ilgili Şirket tarafından bunun mümkün olmadığının ve feshin İdare tarafından gerçekleştirildiğinin bildirildiğini, açılan davada davacının işe iadesine karar verildiğini, söz konusu kararın kesinleştiğini, kesin karar sonrasında ... Noterliğinin 11.03.2022 tarihli ve ... yevmiye No.lu ihtarnamesi ile işe iade başvurusu yapılmasına rağmen müvekkilinin işe davet edilmediği gibi yasal haklarının da ödenmediğini ileri sürerek işe başlatılmadığı tarihteki sendika üyesi işçilerin ücretinin emsal alınması, servis, yemek ve ilave tediye alacaklarının eklenmesi suretiyle hesaplanacak kıdem ve ihbar tazminatları ile işe başlatmama tazminatı, boşta geçen süre ücreti ve yıllık ücretli izin alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının belirsiz alacak davası açması nedeniyle davasının usulden reddi gerektiğini, davacının İdarenin işçisi olmadığını, davalı bünyesindeki bazı makine ve ekipmanlarının devre dışı bırakılması nedeniyle oluşan işçi fazlalığından dolayı ... hizmet firması olan ...bünyesinde görevlendirildiğini, bu durum kendisine bildirilmesine rağmen davacının mazeretsiz olarak görevine gelmediğini, dava dilekçesindeki alacak taleplerinden davalı İdarenin sorumlu olmadığını, davacının İdarenin işçisi olmaması nedeniyle özlük evraklarının temin edilemediğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının açmış olduğu işe iade davası ile feshin geçersizliğine karar verildiği, davacının süresi içerisinde başvurusuna rağmen işe başlatılmadığı, bilirkişiden alınan raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu ve davacının talep edilen alacaklara hak kazandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden yerinde olduğu gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1.Davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını,
2. Davacı ile davalı İdare arasında iş sözleşmesi olmadığını, davacının davalı İdarenin işçisi olmadığını,
3. Davacının iş sözleşmesinin devamsızlık nedeniyle feshedildiğini,
4.Talep edilen alacaklardan müvekkilinin sorumlu olmadığını, tüm alacakların davacıya ödendiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, kesinleşen işe iade davası sonrası başvurusuna rağmen işe başlatılmayan davacıya ödenmesi gereken alacak kalemlerinin ve bunlara hak kazanılması koşullarının belirlenmesi, bu alacaklardan davalının sorumluluğu, işe iade kararı sonrası hüküm altına alınan alacakların hesabına esas alınması gereken ücretin tespitine ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davacı işçinin boşta geçen süre ücreti hesabına esas ücretin belirlenmesi konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Boşta geçen süreye ait en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklar için feshi izleyen dönem ücretlerine göre hesaplama yapılmalıdır. Geçersiz sayılan fesih tarihinden sonra boşta geçen en çok 4 aylık sürede işçinin çalışması devam ediyormuş gibi ücret ve diğer haklar belirlenmelidir. Boşta geçen en çok 4 aya kadar süre içinde ücret zammı ya da yeni bir toplu iş sözleşmesi yürürlüğe girdiğinde, her iki dönem için ayrı ayrı hesaplamaya gidilmelidir.
Boşta geçen sürenin en çok 4 aylık kısmı içinde gerçekleşen diğer haklar kavramına, ikramiye, gıda yardımı, yol yardımı, yakacak yardımı ve servis hizmeti gibi para ile ölçülebilen haklar dâhil edilmelidir. Söz konusu hesaplamaların işçinin belirtilen dönemde işyerinde çalışıyormuş gibi yapılması ve para ile ölçülebilen tüm değerlerin dikkate alınması gerekir. Bununla birlikte işçinin ancak fiilî çalışması ile ortaya çıkabilecek olan fazla çalışma ücreti, hafta tatili ile bayram ve genel tatil günlerinde çalışma karşılığı ücret ile satışa bağlı prim gibi ödemelerinin, en çok 4 ay kadar boşta geçen süre içinde ödenmesi gereken diğer haklar kavramında değerlendirilmesi mümkün olmaz.
Somut uyuşmazlıkta İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan 11.06.2024 tarihli bilirkişi raporunda, boşta geçen süre ücretinin, davacının Temmuz/2021 tarihindeki ücreti esas alınarak hesaplandığı görülmektedir. Ne var ki yukarıda açıklandığı üzere boşta geçen süre ücreti, geçersiz sayılan fesih tarihi ve sonrasındaki 4 aylık dönem ücretlerine göre hesaplanıp hüküm altına alınmalıdır. Hatalı hesaplama içeren bilirkişi raporuna itibarla yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
3. Dosya kapsamında bulunan 08/2016 dönemine ilişkin imzasız ücret bordrosunda 24 günlük izin ücretinin tahakkuk ettirildiği sabittir. Hükme esas alınan bilirkişi raporundan banka kayıtlarının dosyada yer almadığı ve tahakkuk edilen ödemenin kayıtlarla karşılaştırılamadığı belirtilmiş olmakla; Mahkemece banka kayıtları getirtilmeden hüküm kurulmuştur. Bu durumda Mahkemece öncelikle banka kayıtları dosyaya kazandırılmalı, sonrasında ücret bordrolarında tahakkuk ettirilen miktarlar kayıtlarla karşılaştırılarak varsa yapılan ödemeler mahsup edilmek suretiyle sonuca gidilmelidir. Bu hâliyle Mahkemece verilen karar eksik incelemeye dayalı bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.