Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/7343 K.2025/7715
9. Hukuk Dairesi 2025/7343 E. , 2025/7715 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2024/120 E., 2025/397 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... ile dava dışı alt işverenler arasında imzalanan hizmet alım sözleşmesi kapsamında davacının alt işveren işçisi olarak davalı Bakanlığa ait işyerinde belirsiz süreli iş sözleşmesi ile çalışırken 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirildiğini, sürekli işçi kadrosuna geçirildikten sonra ücretinin düşürüldüğünü, bundan dolayı ücret farkı, ikramiye farkı, ilave tediye farkı alacaklarının bulunduğunu; ayrıca davacının salgın döneminde davalı Bakanlık tarafından yayımlanan Genelge çerçevesinde 7, 10... 'er günlük nöbetler ile gece gündüz yirmi dört saat kapalı sistem çalıştığını, bu çalışma şeklinde fazla çalışma yaptığını, ulusal bayram ve genel tatil günleri ile hafta tatili günlerinde çalıştığını, gece çalışması da yaptığını; ancak bu çalışmalara ilişkin zamlı ücretlerin ödenmediğini ileri sürerek fark ücret, ikramiye ve ilave tediye alacakları, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ile hafta tatili ve gece zammı ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının çalıştığı işyerinin ev tipi sosyal hizmet birimi olması sebebiyle uyuşmazlığın 4857 sayılı İş Kanunu (4857 sayılı Kanun) hükümlerinin kapsamı dışında olduğunu, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, ücret politikasının hukuka uygun olduğunu ve davacının ödenmeyen alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 11.05.2023 tarihli kararı ile; davacının sürekli işçi kadrosuna geçiş sürecinde imzalanan sözleşmede asgari ücretin belirli oran fazlasına yönelik bir düzenleme bulunmadığı ve ücret bordroları, puantaj kayıtları ile yasal mevzuat dikkate alınarak hazırlanan bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun olduğu gerekçesiyle davacı talebi ile de bağlı kalınmak suretiyle fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile gece zammı ücreti alacaklarının kabulüne; diğer alacakların reddine dair davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 11.05.2023 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesinin 08.11.2023 tarihli kararı ile; davacının sürekli işçi kadrosuna geçiş sürecinde imzalanan sözleşmede asgari ücretin belirli oran fazlasına yönelik bir düzenleme bulunmadığı, ücret bordroları, puantaj kayıtları ile yasal mevzuat dikkate alınarak hazırlanan bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun olduğu, gece zammı alacağına işletilen faiz türünün hatalı olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
... Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesinin 08.11.2023 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, davacının 01.02.2021 tarihi itibarıyla dayanışma aidatı ödemek suretiyle ... ile ... Sendikası arasındaki 15.01.2021 imza tarihli ve 01.11.2019- 31.10.2021 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesi hükümlerinden yararlanmak için talepte bulunduğu ve bu talebinin de 16.02.2021 tarihinde kayıt altına alındığı anlaşıldığından 01.02.2021 tarihinden sonrası için 4857 sayılı Kanun hükümlerine göre hesaplama yapılmasının hatalı olduğu, davacıya tüm ödemelerin "Fazla Çalışma" sütunu adı altında yapıldığı hususu dikkate alındığından salgın dönemi dışında ilgili sütunda yapılan ödemelerin ne kadarının gece zammı ücretine ne kadarının ulusal bayram ve genel tatil ücretine ilişkin olduğu hususu anlaşılamadığı gibi yapılan ödemelerin ... tarafından karara bağlanan toplu iş sözleşmesi hükümleri uyarınca zamlı yapılıp yapılmadığı hususu da denetlenemediğinden ilgili alacaklar bakımından eksik inceleme ile karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçeleriyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma kararı uyarınca kapsama alınan ek bilirkişi raporu doğrultusunda davacının 01.02.2021 tarihinden sonraki dönemlerde işyerinde yürürlükte bulunan toplu iş sözleşmesi hükümlerinden yararlanması gerektiği kabul edilmiş olup ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile gece zammı alacakları bakımından da puantaj dökümü ile ücret bordrolarındaki tahakkuklar ayrıştırılmak suretiyle yeniden değerlendirme yapılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
a. 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun 39. maddesi uyarınca davacının dayanışma aidatı ile toplu iş sözleşmesi hükümlerinden faydalanıp faydalanmadığı noktasında gerekli inceleme yapılmaksızın alacakların hesaplanmasının hatalı olduğunu,
b. Davacının salgın döneminde kapalı devre sistemi ile çalışmasına ilişkin bilgi ve belgeler eksik gönderildiğinden bu döneme ilişkin alacakların eksik hesaplandığını,
c. Fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağı ile gece zammı alacaklarına ilişkin hesaplamalarda alacakların ve ödemelerin sadece ilgili ay özelinde mahsup edilerek her ay için ayrı mahsup ve hesaplama yapılması gerektiğini,
d. 11 saati geçen çalışmalar ile gece 7,5 saati geçen çalışmaların ödenmediğini, yılda 270 saati geçen fazla çalışmaların ödenmediğini,
e. Davacının işyerinde yaptığı çalışmalar karşılığı hafta tatili ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının toplu iş sözleşmesine göre zamlı ödenmesi gerektiğini,
f. Gece 7,5 saatin üzerinde çalışma yapmak için yazılı onayı alınmadığı için söz konusu çalışmaların yasak çalışma kapsamında olduğunu, bu sebeple gece 7,5 saati aşan çalışmaların fazla çalışma olarak değerlendirilip zamlı ödeme yapılması gerektiğini,
g. Bilirkişi raporuna karşı itirazları değerlendirilmeksizin hesaplama döneminin yanlış değerlendirildiğini ileri sürmüştür.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Davacı ev tipi hizmet sözleşmesi ile çalıştığından asliye hukuk mahkemelerinin görevli olduğunu,
b. Davacının 11 saate kadar olan çalışmaları denkleştirmeye tâbi olduğundan haftalık 45 saati aşan fazla çalışmasının bulunmadığını, mevzuat hükümleri dikkate alındığında zorunlu neden sayılan salgın döneminde yapılan fazla çalışmalar için yazılı rıza aranmayacağını,
c. Davalı Bakanlığın hiçbir kuruluşunda 24 saat çalışma usulünün bulunmadığını, 4857 sayılı Kanun'un 63. ve 66. maddeleri dikkate alındığında işçinin kuruluşta dinlenerek geçirdiği süreler kanunen çalışma süresinden sayılamayacağından günlük çalışma süresinin 11 saat olarak kabulü gerektiğini, Yargıtayın emsal kararlarıyla da işçinin fiilen en fazla 14 saat çalışabileceği kabul edildiğini,
d. Davacının hafta tatili yapmaksızın çalıştığına ilişkin iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacının işyerinde yürürlükte bulunan 15.01.2021 imza tarihli ve 01.11.2019-31.10.2021 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesinden yararlanacağı tarihin belirlenmesi ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile gece zammı alacaklarının miktarına ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
13.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.