Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/6488 K.2025/7637
9. Hukuk Dairesi 2025/6488 E. , 2025/7637 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2024/143 E., 2025/251 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi.
Davacı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmiş ise de; inceleme konusu dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369. maddesinde temyizde duruşmaya tâbi davalar arasında belirtilmediğinden, duruşma isteminin reddi ile incelemenin dosya üzerinden yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 07.10.2020 tarihli yetki tespiti belgesi ile Şirkette 210 kişinin çalıştığı, müvekkilinin Şirketinde sendika üye sayısının ise 84 olduğu belirtilerek işletmede toplu iş sözleşmesi yapmak için ... gerekli çoğunluğu sağladığının tespit edildiğini, halbuki müvekkilinin Şirketinde çalışan işçi sayısının başvuru tarihi itibarıyla 241 kişi olduğunu, yetki tespit yazısında belirtilenler haricinde müvekkilinin "... 1. Cad. No:11/1 ... 41310 ..." adresinde bulunan ve alt işverenlik ilişkisi içinde üretim faaliyetini sürdüren 6 işçinin daha olduğunu, bu işyerinin yetki tespitinde dikkate alınmadığını, sadece yetki belgesinde gösterilen işyerleri dikkate alınarak yukarıdaki işçi sayılarının zikredildiğini, yetki belgesinde bulunan adreslerde toplam işçi sayısı 235 olduğundan işletme toplu iş sözleşmesi yetkisi için gerekli sayının 94 olduğunun ortaya çıktığını, ... işletme toplu iş sözleşmesi için gerekli olan toplam işçilerin yüzde kırkı oranında üyeye sahip olma şartını taşımadığını, toplu iş sözleşmesi bağıtlama konusunda herhangi bir yetkiye sahip olmadığını, yetki tespiti kararında kabul edilenin aksine gösterilen 2 adreste bulunan üretim tesislerinin bir işletme oluşturmadığını, tek bir işyeri olduğundan işyeri toplu iş sözleşmesine ilişkin düzenlemeler çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini, müvekkilinin Şirketine ait üretimin tek bir işyeri organizasyonu dâhilinde gerçekleştirildiğinden toplu iş sözleşmesi yetki tespitinin işyeri toplu iş sözleşmesine ilişkin düzenlemeye tâbi olacağını, müvekkilinin Şirketinin üretim süreçleri ve üretime ilişkin faaliyetlerinin organizasyonunun bir bütünlük teşkil ettiğini belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle 07.10.2020 tarihli ve ... sayılı yetki tespitinin iptaline, yetki tespiti belgesinde yer alan adreslerin tek bir işyeri oluşturduğunun tespitine, yetki tespitinde esas alınan işkolunun hatalı olduğunun ve doğru işkolunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; yetki tespitinin işveren tarafından Sosyal Güvenlik Kurumuna yapılan bildirime göre yapıldığını, 05.10.2020 tarihinde itibarıyla 210 işçinin çalıştığını ve 84 işçinin ... üye olduğunun tespit edildiğini, yetki tespitinin iki işyeri üzerinden yapıldığını, bu sebeple işletme olarak tespit yapıldığını, müvekkiline işkolu tespiti konusunda başvuru yapılması hâlinde işyerinin girdiği işkolu konusunda tespit yapılarak Resmî Gazete’de yayımlandığını, müvekkiline işkolu tespiti bakımından herhangi bir başvuru yapılmadığını belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle davanın reddini istemiştir.
2. Davalı ...-İş Sendikası vekili cevap dilekçesinde; davacı işyerinde ilk üyeliğin 30.08.2020 tarihinde gerçekleştirildiğini, işverenin örgütlenmeyi öğrenerek 16.09.2020 tarihinde depo-sevkiyat bölümünde birçok işçinin iş sözleşmesini feshettiğini, temizlik işçilerini alt işverene geçirdiğini, sendikaya üye olduğunu duyduğu kişileri ücretsiz izne çıkardığını, bunun üzerine müvekkilinin anayasal hakkın kullanılmasının engellendiğinden bahisle şikâyette bulunduğunu, bu süreçte müvekkilinin, davacının ve Bakanlık kayıtlarında görünen kendi işkoluna ait işçilerin kanunun aradığı şartı sağlayarak yetki almaya hak kazandığını, ... ...'nda çalışan 29 kişinin metal işkolunda olduğunu, müvekkili Sendikanın işkolunda olmayan bir işyerinde örgütlenme sağlamasının fiilen ve teknik olarak mümkün olmadığını, dolayısıyla yetki tespitinde Kocaeli’nin dikkate alınmamasının yerinde olduğunu belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 20.06.2023 tarihli kararı ile; bilirkişi raporuna göre işletme tespitinde hata bulunmadığı, işkolu itirazının bekletici mesele yapılamayacağı, itirazların haksız olduğu, Bakanlık tespitinde hata bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 20.06.2023 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin 01.11.2023 tarihli kararı ile; başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 01.11.2023 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, tespit konusu birimlerin iş organizasyonu kapsamında tek bir işyeri niteliğinde bulunup bulunmadığının duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespit edilmesi ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle araştırmaya yönelik olarak bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; uyulan bozma ilâmı doğrultusunda yapılan araştırma neticesinde farklı işkolunda yer alan birimlerin yetki tespitinde dikkate alınamayacağı, aynı işkolunda yer alan tespit konusu birimler bakımından; yapılan üretimin her işyerinin tamamen kendi bağımsız faaliyeti ile gerçekleştiği, buradan hareketle davacı Şirkete ait her iki işyerinin ayrı işyerleri olduğu, her iki işyerinin tespit kararında olduğu gibi işletme olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava dilekçesinde belirttiği sebeplerle kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun 41 ve devamı maddeleri kapsamında yetki tespitine itiraz istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
6100 sayılı Kanun'un 297/2 hükmüne göre "Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir." Bu itibarla Mahkemece, kararın gerekçesinde yer alması gereken bir kısım ifadelerin hüküm fıkrasında belirtilmesi doğru değil ise de, bu husus sonuca etkili olmadığından eleştiri ile yetinilmiştir.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı ve özellikle tespit konusu iki işyeri olan (...) sicil numaralı işyeri ile (...) sicil numaralı işyerinin, işletme teşkil ettiğinin kabul edilmesinde isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
09.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.