Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/2475 K.2025/7224
9. Hukuk Dairesi 2025/2475 E. , 2025/7224 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 50. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1798 E., 2024/2066 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 15.01.2015-17.02.2017 tarihleri arasında davalı şirketin ...’daki şantiyesinde inşaat teknikeri olarak çalıştığını, 25.01.2017 tarihinde iş bitimi nedeniyle tazminat ve işçilik alacakları ödendiğini, ancak bir kısım alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek fazla çalışma ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ile hafta tatili ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının çalıştığı projedeki işlerin bitmesi sebebiyle iş sözleşmesinin feshedildiğini, alacaklarının ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamı, tanık beyanları ve... İş Mahkemesinin 2018/30 Esas sayılı dosyası içeriğinin birlikte değerlendirilmesi sonucunda; davacının 01.04.2015 tarihinden önce haftalık 16 saat, sonrasında ise haftalık 18 saatlik fazla çalışma yaptığı, son 6 ayda, ayda 1 hafta tatilinde, öncesinde ise ayda 2 hafta tatilinde çalıştığı, dinî bayramların birinci günü ile yılbaşı tatili dışındaki ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığı tespit edilmiş olup bu çalışmalarının karşılığının ödenmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının çalışma düzenini bilebilecek konumda olan davacı tanıklarının birbirini destekleyen anlatımı, işin ve işyerinin özellikleri, bilinen sektörel çalışma koşulları ile dosyadaki deliller birlikte değerlendirildiğinde, davacının işe giriş çıkış kayıtlarının sunulmadığı, tanıkların davalıya karşı davalarının olduğunu beyan ettikleri ancak tanık ...'nın açtığı davada davacının 23.10.2014-31.01.2017 tarihleri arasında fazla çalışma ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile hafta tatili ücreti alacaklarına hükmedildiği ve kararın Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2023/14538 Esas, 2023/17503 Karar sayılı kararı ile kesinleştiği, davacının da bu alacaklarının hesaplanarak hüküm altına alınmasının yerinde olduğu ancak fazla çalışma ödemelerinin mahsup edilmesi gerekirken edilmediği ve davalının bu yöndeki istinaf başvurusunun kabul edilmesi gerektiği gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden hüküm kurmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. İşverene karşı davası bulunan tanık beyanlarına itibar edilerek karar verilmesinin hatalı olduğunu,
2. Davacı fazla çalışma yaptığında karşılığının bordrolarına yansıtılarak ödendiğini, davacının alacağının bulunmadığını, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarına ilişkin hesaplamaların hatalı olduğunu, iddia edilen çalışma şeklinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu,
3. Hesaplamalardan yapılan indiriminin daha yüksek bir oranda yapılması gerektiğini,
4. Harç ve yargılama giderinin tamamının davalıya yükletilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ile hafta tatili ücreti alacaklarının ispat ve hesaplanması ile yargılama gideri ve harca ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkındaki Kanun'un 24/1 hükmüne göre hukuk seçimi, taraflarca açıkça yapılabileceği gibi zımni olarak da yapılabilir. Yabancılık unsuru taşıyan bir iş sözleşmesinin varlığı karşısında, Türk hukukuna göre açılmış bir davada davalı tarafça en geç cevap dilekçesi ile yabancı hukukun uygulanması gerektiği yönünde itirazda bulunulmaması durumunda uyuşmazlığa uygulanacak olan hukukun Türk hukuku olarak zımnen seçilmiş olduğunun kabulü gerekir. Buna göre somut uyuşmazlığa Türk hukukunun uygulanmasında isabetsizlik bulunmamaktadır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
01.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.