Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/5668 K.2025/7181
9. Hukuk Dairesi 2025/5668 E. , 2025/7181 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 47. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/3252 E., 2025/900 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi.
Davacı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmiş ise de 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/2 hükmü gereğince duruşma isteğinin miktardan reddi ile incelemenin dosya üzerinden yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (696 sayılı KHK) ile 02.04.2018 tarihinde sürekli işçi kadrosuna geçirildiğini, davacının alt işveren bünyesinde çalıştığı dönemde almış olduğu ücretin, asgari ücretin yüzde olarak belli bir oranda fazlası şeklinde belirlendiğini, davacının mevcut haklarının korunarak kadroya geçtiğini, kadroya geçirilen işçilerin bir kısmına sözleşme imzalatıldığını ve bir kısım sözleşmelerde ücret kısmının boş bırakıldığını, yazılı onay olmadan düşük ücret ödenmesinin 4857 sayılı İş Kanunu'nun 22. maddesine aykırı olduğunu ileri sürerek eksik ödenen ücret, ikramiye, ilave tediye, çocuk yardımı, yol yardımı, yemek yardımı, yakacak yardımı, bulaşıcı hastalık ve risk primi, öğrenim yardımı, bayram yardımı, hafta tatili ücreti, genel tatil ücreti, fazla çalışma ücreti ve gece zammı alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının 2018 Mart ayında sürekli işçi kadrosuna geçirildiğini, 696 sayılı KHK ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye eklenen geçici 23. madde hükmünde bu hususta düzenleme yapıldığını, davacının daha önce kamu kurum ve kuruluşlarında alt işveren işçisi olarak çalıştığı dönemlere ilişkin olarak iş sözleşmesinden dolayı herhangi bir hak ve alacak talebinde bulunamayacağını ve bu haklardan feragat ettiğini, davacının aylık ücretinin toplu iş sözleşmesi hükümlerine uygun olarak ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının alt işveren bünyesinde çalıştığı dönemde almış olduğu ücretinin asgari ücretin belirli bir oran fazlası olmasına rağmen kadroya geçiş esnasında davalı İdare ile böyle bir sözleşme imzalandığı ispatlanamadığından fark ücret talebinin reddine ve diğer alacak talepleri yönünden toplu iş sözleşmesine göre eksik ödemeler bulunduğu gerekçesiyle davacı vekilinin 04.11.2021 tarihli dilekçesi ve ekindeki 2. seçenek hesaplamaya göre davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararında isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Ücret alacağının eksik hesaplandığını, Mahkemece bilirkişi raporundaki davacının kadroya geçmeden önce idari şartnamedeki oranı uygulanarak yapılan hesaplamaya itibar edilmesi gerektiğini,
2. Davacının rızası olmaksızın ücretin düşürülemeyeceğini, alacakların düşük ücretten hesaplandığını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 696 sayılı KHK kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirilen davacı işçiye ödenmesi gereken ücretin tespiti ile talep edilen fark alacakların ispat ve hesaplanmasına ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle temyiz edenin sıfatına göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
01.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.