Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/6070 K.2025/6604

🏛️ 9. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/6070 📋 K. 2025/6604 📅 18.09.2025

9. Hukuk Dairesi         2025/6070 E.  ,  2025/6604 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/651 E., 2025/757 K.
DAVA TARİHİ : 15.01.2025
İLK DERECE MAHKEMESİ : Şanlıurfa 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2025/42 E., 2025/185 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin davalı Sendika üyesi olduğunu, davalı Sendika tarafından 16.01.2025 tarihinde yapılacak olan delege seçimleri öncesinde üyelere herhangi bir delege adaylık başvurusu bildirimi yapılmadığını, seçim tarihi itibarıyla 4 yıllık sürenin dolmadığını, baskın şekilde delege belirleme işlemlerinin yapıldığını, gizli bir şekilde delege adaylık başvuruları alınarak delege seçimlerinin yapılmak istenildiğini, eşitlik ilkesinin ihlal edildiğini, Tüzük'e aykırı hareket edildiğini belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle davalı Sendika Şanlıurfa Şubesi tarafından 16.01.2025 tarihinde yapılacak olan delege seçimi kararının iptali ile şubeye kayyım atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu delege seçiminin Kanun ve Yönetmelik esaslarına uygun bir şekilde yapıldığını, sendika üyesi olan herkesin delege seçimlerinde aday olabileceğini, delege seçimlerine aday olmak için sendika üyelerinin bağlı bulunduğu seçim çevresinde askıya çıkarılan ilan süresi içerisinde şube başkanlığına bizzat kimlikleriyle beraber başvuruda bulunmaları gerektiğini, ilanda yapılacak olan seçimin hangi yer ve mekanda yapılacağı ile bu seçimde oy kullanabilecek üyelerin isimlerinin yazıldığını, ismi listede yazılı olmayan üyelerin ilan süresi içerisinde listeye itiraz edebildiğini, haklı görülmesi hâlinde listeye ilave edildiğini, delege seçimlerinin ilanda yazıldığı tarih ve mekanda yapılacağını, delege seçimleri sonuçlandıktan sonra bir ay içerisinde şube genel kurulunun toplandığını, davacıların iddialarının tamamının asılsız olduğunu, dava konusu seçimin ve bu seçime katılacak olan delegelerin adaylık sürecinin mevzuatta belirtilen usul ve esaslara göre yapıldığını, davacıların ve diğer dilekçe sahiplerinin hiçbirinin süresinde delegelik başvurusunun olmadığını belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; usulüne uygun ilanın yapılmadığı, üyelerin bilgisi olmadan baskın şeklinde delege belirleme işlemleri yapılarak süresinden önce seçim tarihinin verildiği gerekçesiyle "1- Davanın KABULÜ ile davalı ... Şanlıurfa Şube Başkanlığının 16/01/2025 tarihinde yapılan delege seçimlerinin İPTALİNE VE SEÇİMİN YENİDEN YAPILMASINA, 2- 16/01/2025 tarihinde icra edilen davalı ... Şanlıurfa Şube Başkanlığının 13. Olağan Genel Kurulunun İPTALİNE, 3- 6356 sayılı Yasanın 15. Maddesi uyarınca ... Şanlıurfa Şube Başkanlığının 13. Olağan Genel Kurulunu Kanun ve Tüzük hükümlerine göre en kısa zamanda toplamak, seçimleri yapmak ve yeni yönetim kurulu seçilinceye kadar kuruluşu yönetmekle görevli olmak üzere, 4721 sayılı Kanun hükümleri gereğince KAYYUM TAYİNİNE, kayyumun karar kesinleştiğinde ek karar ile belirlenmesine" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Genel Kurul dışında yapılan delege seçimlerinin iptaline ilişkin dava yönünden verilen İlk Derece Mahkemesi kararı kesin olduğundan davalı vekilinin istinaf isteminin usulden reddine; Şube Genel Kurulunun iptali davası bakımından ise davacı tarafın 15.01.2025 tarihinde açtığı davada 16.01.2025 tarihinde yapılacak olan Genel Kurulun iptali istendiğinden ve her dava açıldığı tarihteki hukuki ve maddi olgulara göre değerlendirilip karara bağlanacağından, henüz yapılmamış bir genel kurulda alınacak kararların iptali yönünden davacının hukuki yararı bulunmadığı; Genel Kurulun iptaline yönelik dava hukuki yarar yokluğundan reddedildiğinden seçimlerin yapılabilmesi için şube yönetimine kayyım tayin edilmesi talebi yönünden de hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına davalı Sendika Şanlıurfa Şube Başkanlığının 13. Olağan Genel Kurulunun iptali ve kayyım atanmasına ilişkin davanın hukuki yarar bulunmadığından usulden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; aynı kişiler tarafından seçim sürecinin yürütülmesinin mantık kurallarına aykırı olduğunu, kayyım tayin edilmesine ilişkin davanın kabul edilmesi gerektiğini dilekçesinde yazılı diğer sebepleri ileri sürmüştür.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; delege seçim süreciyle ilgili davada verilen karara karşı istinaf ve temyiz yolunun açık olduğunu, esasen bu davanın delege seçimlerinin iptali istemiyle açılan bir dava olmadığını, davadaki istem ile İlk Derece Mahkemesi tarafından kurulan hükmün birbirinden farklı olduğunu, talepten başka bir şeye karar verilmesinin hatalı olduğunu, delege seçim sürecinde bulunduğu ileri sürülen hukuka aykırılıkların henüz delege seçimlerinin yapılmadığı bir aşamada ileri sürülmesinin olanaklı olmadığını, dava dilekçesi incelendiğinde davacıların Şube Genel Kurulunun iptaline dair herhangi bir taleplerinin bulunmadığının görüleceğini ve dilekçesinde yazılı diğer sebepleri ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, şube delege seçim sürecinde hukuka aykırılıklar bulunduğu iddiasıyla "delege seçimi kararının iptali" istemine ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Somut uyuşmazlıkta, davalı Sendika Şanlıurfa Şube Başkanlığınca, Şube 13. Olağan Genel Kurulunu oluşturacak delegelerin belirlenmesi için seçim sürecinin başlatıldığı, 30.12.2024 tarihli yazı ile Genel Yönetim Kurulundan onay istenildiği, aynı tarihli Genel Yönetim Kurulu yazısı ile delege seçim sürecine ilişkin sayılar ve takvimin onaylandığı görülmektedir.
Dosya içeriğine göre şube delege seçimlerinin başlama tarihinin 16.01.2025 olduğu, temyiz konusu davanın 15.01.2025 tarihinde açıldığı, dava dilekçesinde yer alan talep sonucuna göre "delege seçimi kararının iptali" ile şubeye kayyım atanmasının talep edildiği görülmektedir.
Öncelikle belirtmek gerekir ki, Bölge Adliye Mahkemesince her ne kadar 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun (6356 sayılı Kanun) 16/2 hükmü gereğince İlk Derece Mahkemesinin delege seçimlerinin iptaline dair kararının kesin olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusu usulden reddedilmiş ise de karar dosya içeriğine uygun düşmemektedir. Yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, somut olayda icra edilmiş bir şube delege seçiminin iptali davası söz konusu olmadığından, İlk Derece Mahkemesi kararının kesinliğinden söz edilemez.
Bölge Adliye Mahkemesince, dava dilekçesindeki talep sonucunda belirtilen "delege seçimi kararının iptali" ibaresi çerçevesinde istinaf başvurusu esastan incelenmeli ve buna göre hüküm tesis edilmelidir. Yanılgılı değerlendirme ile verilen karar isabetsizdir.
3. Somut uyuşmazlıkta Şube Genel Kurulunun iptaline dair bir dava söz konusu olmadığından Bölge Adliye Mahkemesince bu konuda hüküm kurulması da doğru değildir.
4. Kuruluş veya şube yönetim kuruluna kayyım atanması, 6356 sayılı Kanun'da sınırlı durumlarda öngörülmüştür. Bununla birlikte dava dilekçesinde ileri sürülen hukuka aykırılık iddiası bakımından kayyım atanmasının hukuki dayanağı bulunmamaktadır. Bu itibarla kayyım atanması talebinin esastan reddine karar verilmesi gerekirken, Bölge Adliye Mahkemesince usulden ret kararı verilmesi de doğru olmamıştır. Anılan hususlar gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,18.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.