Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/5757 K.2025/6272

🏛️ 9. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/5757 📋 K. 2025/6272 📅 11.09.2025

9. Hukuk Dairesi         2025/5757 E.  ,  2025/6272 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi
EK KARAR TARİHİ : 28.04.2025
SAYISI : 2024/1135 E., 2025/189 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 22. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/331 E., 2024/104 K.
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince 28.04.2025 tarihli ek karar ile davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar verilmiştir.
Ek karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Hükmün mevcut sayılması için bir hukuki ihtilaf hakkında hukuka ve kanuna uygun bir şekilde kurulmuş bir mahkeme tarafından, belirli şekilde verilen ve alenileşen kararın bulunması gerekir. Bu temel unsurları ve nitelikleri taşımayan bir karar, usul hukuku anlamında bir karar olarak kabul edilemez. Mahkemenin, Kanun'un öngördüğü şekilde oluşmadan karar vermesi de kararın yok sayılmasını gerektirir. (Muhammet Özekes, "Medeni Usul Hukukunda Yok Hüküm ve Etkisiz Hüküm", Yargıtay Dergisi, C. 26, Ekim 2000, 661-699, s.670 ve 673.)
Somut olayda temyize konu ek karar Bölge Adliye Mahkemesi heyeti usulüne uygun şekilde teşekkül etmeden sadece ilgili Daire Başkanı tarafından verilmiş olduğundan usul hükümlerine uygun bir karar niteliğini hâiz değildir. Bu itibarla, Bölge Adliye Mahkemesinin 28.04.2025 tarihli ek kararı yok hükmünde olduğundan ortadan kaldırılması gerekir.
Diğer taraftan miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-(b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre 01.01.2023-31.12.2024 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesindeki taban ücret uygulaması sebebiyle davacının bireysel iş sözleşmesinde belirlenen ücretinin, asgari ücretle olan bağının 01.01.2023 tarihi itibarıyla kesildiği; bu nedenle somut davadaki hükmün, ücret tespiti bakımından temyiz kesinlik sınırını aşacak şekilde ileriye yönelik bir etkisinin bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Hüküm altına alınan ve temyize konu edilen toplam miktar, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 544.000,00 TL’nin altında kalmaktadır.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Bölge Adliye Mahkemesinin 28.04.2025 tarihli ek kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. Davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.