Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/4975 K.2025/6143
9. Hukuk Dairesi 2025/4975 E. , 2025/6143 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/880 E., 2025/2008 K.
DAVA TARİHİ : 28.12.2023
İLK DERECE MAHKEMESİ : Afyonkarahisar 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2024/417 E., 2025/23 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ... ile bağı olan ...Belediye Gençlik Spor Kulübünde (Kulüp) 2020/2021 sezonlarında sporcu olarak çalıştığını, Mart 2021 6.000,00 USD bakiye ücret alacağı ile Nisan 2021 12.000,00 USD, Mayıs 2021 12.000,00 USD, Haziran 2021 12.000,00 USD ücret alacakları olmak üzere toplam 42.000,00 USD ücreti ve takımın asist sıralamasında ilk üçte bitirmesinden kaynaklanan 5.000,00 USD prim alacağı olduğunu, bu alacaklarının tahsili için icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından takibe haksız olarak itiraz edilerek takibin durduğunu iddia ederek itirazın iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı Amerika Birleşik Devletleri (ABD) vatandaşı olduğundan 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkındaki Kanun'un (5718 sayılı Kanun) 48. maddesine göre alınması gereken teminat alınmadan dava açıldığından davanın dava şartı yokluğundan reddinin gerektiğini, davacı ile müvekkili arasında herhangi bir sözleşme yapılmadığını, tahkim şartı nedeniyle davanın reddi gerektiğini, Kulüp ile müvekkili Belediye arasında herhangi bir organik bağ bulunmadığından husumet yönünden davanın reddi gerektiğini, talebin zamanaşımına uğradığını, kamu hizmeti adına spor salonunun tüm spor faaliyetlerinde kullandırıldığını, müvekkili Belediye tarafından 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun (5393 sayılı Kanun) 14. maddesi çerçevesinde sporu teşvik etmek amacıyla belli bir miktarda yardım yapıldığını, bu düzenleme dışında aynı veya nakdi yardım yapılmasının mümkün olmadığını, Kulüp tarafından Belediyenin araçlarının kullanılmadığını, otelde yapılan konaklamaların ücret karşılığı yapıldığını ve faturalandırma yapıldığını, faiz talebinin yerinde olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Bölge Adliye Mahkemesinin ortadan kaldırma kararı üzerine yapılan araştırmada davalı ... ve dava dışı Kulüp arasında yapılan sözleşme kapsamına göre Belediye tarafından dava dışı Kulübe çeşitli zamanlarda nakdi yardım yapıldığı, konaklama giderlerinin karşılandığı, araç tahsis edilip aracın giderlerinin karşılandığı, davacının çalıştığı dava dışı Kulübün sözleşmeyi imzalamayı düşündüğü oyuncu ile ilgili Belediye Başkanından müsaade istenildiği, Başkanın maddi gerekçelerle onay vermediğini beyan ettiğine dair görüntü kayıtlarının bulunduğu, spor salonu imkânı sağlanması, giderlerinin sağlanması ve deplasman maçlarına gidişteki yakıt masraflarının davalı ... tarafından karşılanmasına ilişkin yardım sözleşmesi maddelerinde 5393 sayılı Kanun'un 14/2 hükmündeki sınırlamaya değinilmeden ne miktarda olursa olsun her hâlde karşılanmasının taahhüt edildiği, Belediyenin dava dışı Kulüple hem organik, hem hukuki ve fiilî bağlantı bulunduğundan davacıya ödendiği ispatlanamayan alacaklardan sorumlu olduğu hem de davacının dava dışı Kulüple sözleşme imzalandığı sırada davalının verdiği güvene ve fiilî uygulamaya inanarak sözleşmeyi imzaladığı, bu sebeple davalının güven teorisi gereğince de davacıya ödendiği ispatlanamayan alacaklardan sorumlu olduğu anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; uyuşmazlığın çözümü için gereken hukuk kurallarını uygulaması, uyuşmazlık konusu hususları gerekçelendirmesinin isabetli olmasına, davalı ... ve dava dışı Kulüp arasında yapılan sözleşme kapsamı, görüntü kayıtları ile dosya muhteviyatında bulunan tüm bilgi ve belgeler hep birlikte değerlendirildiğinde; davalı ... ile dava dışı Kulüp arasında hem organik, hem hukuki ve hem de fiilî bağlantı bulunduğunun anlaşılması karşısında Dairelerince verilen kaldırma kararı sonrası İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık olmadığı gerekçeleriyle davalı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Davacı ABD vatandaşı olduğundan 5718 sayılı Kanun'un 48. maddesine göre alınması gereken teminat alınmadan işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, bu nedenle davanın dava şartı yokluğundan reddinin gerektiğini,
2. Davacı ile müvekkili Belediye Başkanlığı arasında herhangi bir sözleşme yapılmadığını, davacının taleplerinin tahkim şartı nedeniyle reddinin gerektiğini,
3. Davacının iddia ettiği üzere Dernek ile müvekkili Belediye Başkanlığı arasında herhangi bir organik bağ bulunmadığından davanın husumetten reddinin gerektiğini,
4. Davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını,
5. İcra inkâr tazminatına asıl alacak üzerinden karar verilmesi gerekirken asıl alacak ve işlemiş faiz toplamı üzerinden karar verilmesinin hatalı olduğunu,
6. Davacı ile müvekkili Belediye başkanlığı arasında herhangi bir sözleşme yapılmadığından ücretten sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkili Belediye Başkanlığı tarafından 5393 sayılı Kanun'un 14. maddesinde yer alan düzenleme çerçevesinde sporu teşvik etmek amacıyla yardım yapıldığını, Kanun'da düzenlenen yardımın burada belirtilen şartlarda yapılmasının organik bağ oluşturmayacağını,
7. Asist sıralamasında sezonu ilk 3 sıralamada bitirip bitirmediğinin tespitinin yapılmadığını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, dava şartının gerçekleşip gerçekleşmediği, tahkim şartının geçerli olup olmadığı, davalının pasif husumet ehliyetinin olup olmadığı ve bu bağlamda dava konusu yapılan ücret ve prim alacağından sorumlu olup olmayacağı, zamanaşımı, hükmedilen icra inkâr tazminatının yerinde olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (3) numaralı bendinde "sair hususların gerekçeli kararda gösterilmesine" ibaresinin yazılı olması, mahallinde her zaman düzeltilmesi mümkün olan maddi hata niteliğinde olduğundan bozma nedeni yapılmamıştır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.