Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/4196 K.2025/5674

🏛️ 9. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/4196 📋 K. 2025/5674 📅 02.07.2025

9. Hukuk Dairesi         2025/4196 E.  ,  2025/5674 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/61 E., 2025/519 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 12. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/590 E., 2023/405 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (696 sayılı KHK) kapsamında davalı Üniversite nezdinde sürekli işçi olarak istihdam edilmeye başlandığını, davacının Yüksek Hakem Kurulu tarafından yürürlüğe konulan ve 31.10.2020 tarihine kadar uygulanacak 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 23. Maddesi Uyarınca İdarelerce Sürekli İşçi Kadrolarına Geçirilen İşçilerin Ücret ile Diğer Mali ve Sosyal Haklarının Belirlenmesinde Esas Alınacak Toplu İş Sözleşmesi hükümlerinden yararlandığını, ... Sendikası (... Sendikası) ile davalı Üniversite arasında 19.08.2021 imza tarihli ve 01.01.2019-31.12.2021 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmenin 01.11.2020 tarihi itibarıyla uygulanması gerektiğini, davacının toplu iş sözleşmesinin tarafı olan Sendikadan istifa etmekle beraber istifa ettiği tarihe kadar sendika üyesi olarak, istifa ettiği tarihten sonra da dayanışma aidatı ödemek suretiyle işyerinde yürürlükte bulunan toplu iş sözleşmesinden yararlandırılması gerektiğini, ancak bir kısım alacakların eksik ödendiğini, zira davacının 2021 yılı Ağustos ayı bordrosu incelendiğinde günlük çıplak brüt ücretinin 143,50 TL olduğunu, davacıya işyerinde yürürlükte bulunan ... Sendikasının tarafı olduğu toplu iş sözleşmesine göre 01.01.2021 tarihinden itibaren uygulanması gereken %12'lik zam uygulanmadan 01.07.2021 tarihinde %5 zam uygulanarak ücretinin tespit edildiğini, benzer nitelikte olan işçilere ise %12'lik artışın uygulandığını, dolayısıyla ücret miktarının hatalı belirlendiğini, diğer yandan kadroya geçmeden evvel 01.04.2018 tarihine kadar giyim yardımı ödemesi yapılırken ve bu ödeme işyeri uygulaması hâline gelmiş iken 2018, 2019, 2020 yıllarına ilişkin hiç ödeme yapılmadığını, Yüksek Hakem Kurulu tarafından yürürlüğe konulan toplu iş sözleşmesinde yol yardımı alacağı için mevcut uygulamaya devam edileceği belirtilmiş olmasına rağmen davalı Üniversitenin, Belediye tarafından belirlenen rayiçlerin altında eksik ödeme yaptığını, bu sebeple 15.08.2019-31.08.2021 tarihleri arasında eksik ödenen yol yardımı alacağının tahsili gerektiğini ileri sürerek ücret farkı, yol yardımı ve giyim yardımı alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının 696 sayılı KHK kapsamında sürekli işçi statüsüne geçtiğini ve hâlen işyerinde çalışmaya devam ettiğini, 31.10.2020 tarihine kadar davacının Yüksek Hakem Kurulu tarafından yürürlüğe konulan toplu iş sözleşmesi hükümlerinden yararlandığını, işyerinde yürürlükte bulunan ... Sendikası ile davalı Üniversite arasında imzalanan toplu iş sözleşmesinden 01.11.2020 tarihi itibarıyla yararlanması gerektiği iddia edilmekte ise de söz konusu toplu iş sözleşmesinin imza tarihinde davacının ilgili sendikaya üye olmaması sebebiyle 19.08.2021 imza tarihli toplu iş sözleşmesinin 4. maddesi ve geçici 3. maddesi ile 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun 39. maddesi hükümleri dikkate alındığında imza tarihi itibarıyla sendika üyesi olmayan davacı işçinin dayanışma aidatı ödemek suretiyle yararlanma talebinde bulunduğu 16.07.2021 tarihinden itibaren ... Sendikasının tarafı olduğu toplu iş sözleşmesinden yararlandırıldığını, bu sebeple yalnızca 2021 yılı Temmuz ayı için ilgili toplu iş sözleşmesinde öngörülen %5 oranında zam yansıtılmak suretiyle ücretinin belirlendiğini, davacının dava dilekçesinde emsal olarak belirttiği işçilerin toplu iş sözleşmesinin imza tarihinden önce taraf sendikaya üye olduklarının anlaşıldığını, davacının kadroya geçmekle birlikte alt işverenler ile yapılan toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan hükümlerden yararlanmasının mümkün olmadığını, davacı ile imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesinde ve Yüksek Hakem Kurulu tarafından yürürlüğe konulan toplu iş sözleşmesinde giyim yardımına ilişkin herhangi bir düzenlemenin yer almadığını, davacının 16.07.2021 tarihi itibarıyla yararlandığı işyerindeki toplu iş sözleşmesinin 35. maddesi uyarınca da davacıya nakdi giyim yardımı ödemesi yapıldığını, Yüksek Hakem Kurulu tarafından yürürlüğe konulan toplu iş sözleşmesinde taşıt yardımına ilişkin mevcut uygulamaya devam edileceğinin kararlaştırıldığını, davacıya kadroya geçerken ödenen günlük 5,87 TL yol yardımının dayanışma aidatı ödemek suretiyle yararlandığı tarihe kadar ödenmeye devam edildiğini, dayanışma aidatı ödemek suretiyle yararlanma talebinde bulunduğu tarihten itibaren de arttırımlı olarak yol yardımının davacıya ödendiğini, eksik ödemenin söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 16.07.2021 tarihli dilekçesi ile dayanışma aidatı ödemek suretiyle toplu iş sözleşmesinin yürürlük tarihinden itibaren yararlanma talebinde bulunduğu, Yüksek Hakem Kurulu tarafından yürürlüğe konulan toplu iş sözleşmesinin 31.10.2020 tarihinde sona erdiği, davacının 01.11.2020 tarihinden itibaren işyerinde yürürlükte bulunan toplu iş sözleşmesinden yararlanacağı, buna göre 2021 yılı Ocak ayı ve 2021 yılı Temmuz ayı ücret zammı yansıtılarak bulunan ücret miktarına 14.07.2021 tarihinden itibaren hak kazanacağı, davacının talebi ile bağlı kalınarak yalnızca 2021 yılı Ağustos ayı için ücret fark alacağının hüküm altına alındığı; Yüksek Hakem Kurulu tarafından yürürlüğe konulan toplu iş sözleşmesi ile ... Sendikası ile davalı Üniversite arasında imzalanan toplu iş sözleşmesinde giyim yardımı alacağının düzenlenmediği; yol yardımı alacağına da 16.07.2021 tarihinden itibaren hak kazanacağı ve davalı tarafça bu tarihten sonra yol yardımı alacağının ödendiği gerekçesiyle giyim ve yol yardımı alacaklarının reddine, ücret farkı alacağının kabulüne dair davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin giyim ve yol yardımı yönünden verilen kararının yerinde olduğu bu nedenle davacının istinaf başvurusunun esastan reddi gerektiği, davacının, 14.07.2021 tarihinde toplu iş sözleşmesi hükümlerinden yararlanmak için başvurduğu dikkate alındığında; 2021 yılı ilk 6 aylık dönem için (TİS'te) öngörülen %12'lik zamdan yararlanmasının mümkün olmadığı, 2021 yılı ikinci 6 aylık dönem için öngörülen %5'lik zammın ödendiğinde de taraflar arasında çekişme olmadığından fark ücret talebinin reddedilmesi gerektiği hâlde kabulünün hatalı olduğu gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Yargıtay bozma kararına rağmen yol yardımı alacağının reddinin hatalı olduğunu, davacının bakiye yol yardımı alacağının bulunduğunu,
2. İşyerinde yol yardımı uygulamasının Belediyece belirlenen rayiç ulaşım bedelinin %13 fazlası olduğu sabit olduğundan davacının 15.08.2019-31.08.2021 tarihlerindeki yol yardımı alacağının buna göre hesaplanması gerektiğini,
3. Davacının ücret farkı ve giyim yardımı alacaklarının da hüküm altına alınması gerektiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının toplu iş sözleşmesinden dayanışma aidatı ödeyerek yaralanma talep tarihi gözetildiğinde 2021 yılı ilk 6 aylık dönem için öngörülen % 12 ücret zammından yararlanıp yararlanamayacağı, giyim yardımı ve bakiye yol yardımı alacaklarına hak kazanıp kazanmadığı hususlarına ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir .
2. Davacı vekili dava dilekçesinde; Yüksek Hakem kurulu tarafından karara bağlanan toplu iş sözleşmesinde yol yardımı alacağı için mevcut uygulamaya devam edileceğinin belirtildiğini, davalı tarafın son ihale sözleşmesinde kararlaştırıldığı şekilde Belediye tarafından belirlenen rayiçten yol yardımı ödemesi gerekirken eksik ödeme yaptığını, bu sebeple 15.08.2019-31.08.2021 tarihleri arasında eksik ödenen yol yardımı alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince; yol yardımı ödendiği gerekçesiyle davacının yol yardımı alacağının reddine karar verilmiş olup Bölge Adliye Mahkemesince de aynı gerekçeyle davacı vekilinin bu konudaki istinaf talebinin yerinde olmadığı değerlendirilmiştir.
375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 23. Maddesi Uyarınca İdarelerce Sürekli İşçi Kadrolarına Geçirilen İşçilerin Ücret ile Diğer Mali ve Sosyal Haklarının Belirlenmesinde Esas Alınacak Toplu İş Sözleşmesi Hükümleri'nden önce Belediye ile yapılan 01.02.2017-31.01.2018 süreli son ihale sözleşmesinin 7 nci maddesinde; "Sözleşme bedeline dahil olan giderler (Hizmet alımına ait sözleşme) ücretsiz veya indirimli seyahat kartları yönetmeliğinin ücretsiz seyahat hakkından üzerinde engelli olduğunu belgeleyen kişiler hariç olmak üzere yüklenici çalıştırdığı diğer personele yol parasını ücret bordrosunda göstererek aylık 26 gün belediye rayiç bedeli üzerinden gidiş dönüş şeklinde nakit olarak ödemek zorundadır. (1 kişinin yol gideri aylık 26 gün üzerinden brüt 5,87 TL/gün olarak hesaplanacak ve bordroda gösterilecektir.) İhale konusu işte çalışacak personelin fiilen çalışmadıkları günlere ait yol ücreti ödenmeyecektir." düzenlemesi yer almaktadır. Taraflar arasında yol ücretinin talep konusu dönem bakımından da günlük 5,87 TL üzerinden ödenmesi hususunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 23. Maddesi Uyarınca İdarelerce Sürekli İşçi Kadrolarına Geçirilen İşçilerin Ücret ile Diğer Mali ve Sosyal Haklarının Belirlenmesinde Esas Alınacak Toplu İş Sözleşmesi Hükümleri'nin "TAŞIT YARDIMI" başlıklı maddesinde ise "Mevcut uygulamaya aynen devam edilir" denmek suretiyle kadroya geçiş öncesindeki uygulamalara atıf yapıldığı anlaşılmaktadır. Davacının kadroya geçişi öncesi davalı Üniversite ile davacının bünyesinde istihdam edildiği dava dışı alt işveren Şirket arasındaki ihale sözleşmesinin yukarıda yer verilen 7. maddesinde yol parasının aylık 26 gün Belediye rayiç bedeli üzerinden gidiş dönüş şeklinde nakit olarak ödeneceği kararlaştırılmış olup ilgili maddenin devamında belirtilen brüt 5,87 TL miktarın yalnızca ihalenin yürürlük süresi olan 01.02.2017-31.01.2018 arasındaki bir yıllık süre ile sınırlı olduğunun kabulü gerekmektedir. Buna göre davacının 15.08.2019-31.08.2021 tarihleri arasındaki dönem bakımından talebini sınırlamış olması, 15.08.2019 tarihinde işyerinde uygulanan Yüksek Hakem Kurulu tarafından karara bağlanan toplu iş sözleşmesindeki düzenleme ve son ihale sözleşmesi dikkate alınarak; 15.08.2019 tarihi ile Yüksek Hakem Kurulu tarafından karara bağlanan toplu iş sözleşmesinin sona erdiği tarih olan 31.10.2020 tarihleri arasında davacının ilgili yıllara ilişkin olarak Büyükşehir Belediyesi tarafından belirlenen rayiç değerlere göre yol yardımı alacağına hak kazandığının kabulü gerekmektedir. Söz konusu dönem bakımından rayiç değerlere göre hak kazanılan yol yardımı alacağından davalı Üniversite tarafından yapılan günlük 5,87 TL ödeme mahsup edilmek suretiyle davacının yol yardımı ücreti alacağı hüküm altına alınmalıdır.
Belirtmek gerekir ki 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 23. Maddesi Uyarınca İdarelerce Sürekli İşçi Kadrolarına Geçirilen İşçilerin Ücret ile Diğer Mali ve Sosyal Haklarının Belirlenmesinde Esas Alınacak Toplu İş Sözleşmesi Hükümleri, 6356 sayılı Kanun'da öngörülen toplu iş sözleşmesi sürecinden geçilerek uygulanan bir toplu iş sözleşmesi niteliği taşımamaktadır. Bu sebeple yürürlük süresi 31.10.2020 tarihi itibarıyla sona eren bu toplu iş sözleşmesinin art etkisinden söz edilemez. Dolayısıyla davacının en erken 01.11.2020 tarihi itibarıyla işyerinde yürürlükte bulunan toplu iş sözleşmesinden yararlanacağı düşünülse bile, 19.08.2021 tarihi itibarıyla davalı Üniversite ile ... Sendikası arasında imzalanan toplu iş sözleşmesinin 4. maddesinin (b) bendinde "Toplu iş sözleşmesinin imzası sırasında taraf işçi sendikasına üye bulunmayanlar, sonradan işyerine girip de üye olmayanlar veya imza tarihinde taraf işçi sendikasına üye bulunup da ayrılanlar veya çıkarılanların toplu iş sözleşmesinden yararlanabilmeleri, toplu iş sözleşmesinin tarafı işçi sendikasına dayanışma aidatı ödemelerine bağlıdır. Bu hususta işçi sendikasının muvafakati aranmaz. Dayanışma aidatı ödemek suretiyle toplu iş sözleşmesinden yararlanma, talep tarihinden geçerlidir." düzenlemesi yer almaktadır. Bu düzenleme 6356 sayılı Kanun'un 39. maddesinin dördüncü fıkrası ile aynı doğrultudadır.
Buna göre 19.08.2021 imza tarihli toplu iş sözleşmesinin imza tarihinde ... Sendikasına üye olmayan işçinin, dayanışma aidatı ödemek suretiyle talepte bulunduğu tarihten itibaren ilgili toplu iş sözleşmesinden yararlanması gerekir. Ancak davalı taraf yargılama aşamasında; Yüksek Hakem Kurulu tarafından karara bağlanan toplu iş sözleşmesinin sona erdiği tarihten sonra da işçilerin yeni yapılan toplu iş sözleşmesinden dayanışma aidatı ödemek suretiyle yararlandıkları tarihe kadar yol yardımını ödemeye devam ettiğini beyan etmiştir. Dosya kapsamına göre de 31.10.2020 tarihinden sonra davacının yeni imzalanan toplu iş sözleşmesinden yararlanmaya başladığı tarihe kadar davalı tarafça 5,87 TL günlük yol yardımının davacıya ödendiği konusunda herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır. Herhangi bir yasal yahut sözleşmesel zorunluluk bulunmamasına rağmen davalı işverence 31.10.2020 tarihinden sonra tek taraflı olarak yol yardımının davacı dâhil diğer işçilere ödendiği anlaşıldığından; 31.10.2020 tarihinden işçilerin yeni toplu iş sözleşmesinden yararlanmaya başladıkları tarihe kadar işyerinde yol ücreti ödenmesi hususunda bir işyeri uygulaması oluştuğunu kabul etmek gerekir.
Şu hâlde davalı işyerindeki mevcut uygulama rayiç bedel üzerinden gidiş dönüş şeklinde bir günlük yol ücretinin işçiye ödenmesi şeklinde olduğundan, 31.10.2020 tarihinden sonra davacının dayanışma aidatı ödemek suretiyle toplu iş sözleşmesinden yararlanma talebinde bulunduğu 14.07.2021 tarihi arasındaki dönem bakımından da rayice göre taşıt yardımı alacağına hak kazandığının kabulü gerekmektedir. Davalı tarafça yapılan ödemeler de dikkate alınmak suretiyle yol yardımı alacağının yeniden hesaplanıp hüküm altına alınması gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.