Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/4662 K.2025/5544

🏛️ 9. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/4662 📋 K. 2025/5544 📅 30.06.2025

9. Hukuk Dairesi         2025/4662 E.  ,  2025/5544 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/236 E., 2025/267 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/657 E., 2025/6 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Sendikanın ...Başkanı olduğunu, müvekkilinin seçilmiş Şube başkanı olarak görev yapmakta iken davalı Sendika Genel Merkezinin dava konusu kararı ile 1 yıl süre ile seçilmiş Şube Başkanlığı görevinden uzaklaştırıldığını, müvekkilinin 1 yıl süre ile yöneticilik görevinden uzaklaştırıldığı disiplin sürecinde kendisine yöneltilen iddiaların tümü soyut, temelsiz ve sıradan iddialar olduğunu, müvekkilinin bu iddialara karşı tek tek savunmasını hazırlayıp disiplin kuruluna gönderdiğini ve akabinde kendisinden son savunma isteminde bulunulduğunu, Sendika Genel Merkez Yönetim Kurulu ve Disiplin Kurulunun vermiş olduğu hiçbir kararın gerekçesini müvekkiline göndermediğini, davalı Sendikanın ... Şubesinin son Yönetim Kurulu toplantısının fiilen 4 Şubat 2023 tarihinde gerçekleştirildiğini ve bu toplantıdan 2 gün sonra Ülkemizi etkileyen büyük depremin meydana geldiğini, bu tarihten sonra Şubenin diğer yöneticilerinin Şube Yönetim Kurulu toplantılarına çeşitli bahanelerle katılmadıklarını belirterek müvekkilinin 1 yıl süreyle geçici olarak yöneticilikten uzaklaştırılmasına dair davalı Sendika Genel Merkez Yönetim Kurulunun 28.11.2023 tarihli ve 2023/75 sayılı ve kararının iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının başkanı olduğu Şubenin Yönetim Kurulu üyelerinden .... ve ... tarafından müvekkili Sendikaya gönderilen 16.10.2023 tarihli 502 sayılı yazı ve ekli tutanakta davacının Disiplin Kuruluna sevkinin talep edildiğini, müvekkili Sendika Genel Merkez Yönetim Kurulu tarafından söz konusu şikâyet dilekçesi ve davacı hakkında tutulan tutanakta yer alan iddiaların soruşturulması için Genel Disiplin Kurulunun harekete geçirildiğini, Genel Disiplin Kurulunun, Genel Yönetim Kurulunun soruşturma istemine binaen davacı hakkında disiplin soruşturması başlattığını, soruşturmada davacının başkanı olduğu ... Şubesinin Yönetim Kurulu üyelerinin ifadesine başvurulduğunu, davacı tarafından yazılı savunma verildiğini, Genel Disiplin Kurulunun 28.11.2023 tarihli soruşturma raporunu Genel Merkez Yönetim Kuruluna sunduğunu, Kurul tarafından soruşturma raporu değerlendirilerek 28.11.2023 tarihli ve 75 sayılı karar ile davacı hakkında kesin olarak yöneticilikten uzaklaştırma cezasını daha hafif bir cezaya dönüştürerek bir yıl süreyle geçici olarak yöneticilikten uzaklaştırma cezası verilmesine karar verildiğini, davacıya Sendika Genel Merkez Yöneticilerine yönelik hakaret içerikli, aşağılayıcı, küçümseyici, argo ifadeler kullanması, Sendika Genel Merkez kazanım ve faaliyetlerini itibarsızlaştıran beyanlarda bulunması, Sendika defterini saklamak suretiyle Şubede karar alınmasını engellemesi, Yönetim Kurulu üyelerine yalan beyanda bulunması nedeniyle dava konusu disiplin cezasının verildiğini, verilen disiplin cezasının somut olaya ve hukuka uygun bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Sendika Tüzüğü'nde yönetim kurulu karar defterinin, başkan tarafından muhafaza edileceğine dair bir hüküm bulunmadığı, Şube Yönetim Kurulu karar defterinin bulunamaması veya depremde kaybolması gibi nedenlerle münhasıran davacıya sorumluluk yüklenemeyeceği, davacının Sendikanın imkânlarını keyfî olarak kendi menfaatine kullandığı, üyelerle ilgilenmediği vb. isnatlarla ilgili somut olguların bildirilmediği, davacı hakkında verilen "1 yıl süreyle geçici olarak yöneticilikten uzaklaştırılma" cezasının fiilî durumda alınan Olağanüstü Genel Kurul kararıyla sürekli bir cezaya dönüştüğü, bu durumun 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 51. maddesi hükmüne aykırı olduğu, davacı tanıklarının iddiaları doğrulamadığı, davalı tanıklarının ise şikâyet dilekçesi veren Yönetim Kurulu üyeleri olduğu ve çoğu beyanın duyuma dayalı olduğu, disiplin soruşturmasına konu isnatların somut verilerle ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararında isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesince bir kısım delillerinin değerlendirilmediğini, davacının geçici olarak yöneticilikten uzaklaştırma cezasının sürekli bir cezaya dönüştüğü yönündeki gerekçenin isabetli olmadığını, davacı hakkında verilen disiplin cezasının hukuka uygun olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, Yönetim Kurulu Kararı iptaline ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.