Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/139 K.2025/5485
9. Hukuk Dairesi 2025/139 E. , 2025/5485 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/96 E., 2024/302 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 30. İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/681 E., 2024/382 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin açıktan ............. (..............) atamasıyla 05.05.2020 tarihinde davalı Bakanlığa bağlı .............Hastanesinde (.................... Eğitim ve Araştırma Hastanesi) sürekli işçi olarak çalışmaya başladığını, ilk 7 ay boyunca temizlik görevlisi olarak çalışan davacının Hastane Yönetimi tarafından yazılı olarak güvenlik sistemleri biriminde görevlendirildiğini, 01 Ocak 2021 ile Ekim 2022 tarihleri arası bir yılı aşkın dönemde teknik personel olarak vasıflı işlerde çalıştığını, ancak Ekim 2022 tarihinde bu defa sözlü görevlendirme ile yeniden temizlik görevlisi olarak çalıştırılmaya başlandığını, davacının çalışma koşullarında davalı İdare tarafından tek taraflı olarak esaslı bir değişikliğe gidilmiş olduğunu, görevlendirmenin iptali için İdareye yapılan yazılı başvuruya olumlu cevap verilmediğini,............... Sendikası .......... ile davacının da üyesi olduğu............... Sendikası arasında imzalanan 01.01.2021-31.12.2022 yürürlük süreli ve 08.09.2021 imza tarihli işletme toplu iş sözleşmesinin "Görev Bölümü" başlıklı 29. maddesinde yer verilen “Vasıfsız işçi kadrosunda bulunmakla beraber, bir yıl süreyle vasıflı işçiler tarafından yapılması gereken bir işte çalışmış olanlar bu sürenin sonunda vasıfsız bir işte çalıştırılamazlar." şeklindeki açık hüküm gereğince davacının vasıfsız işlerde çalıştırılamayacağını ileri sürerek davacının toplu iş sözleşmesi düzenlemesi gereğince vasıfsız işte çalıştırılamayacağının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taleplerin zamanaşımına uğradığını, taraflar arasındaki uyuşmazlığın idari yargı yolunda çözülmesi gerektiğini, 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (696 sayılı KHK) kapsamında sürekli işçi kadrolarına geçirilenlerin, kadroya geçişten önceki çalıştıkları teşkilat ve birimde geçiş işlemi yapılmadan önceki ihale sözleşmesi kapsamındaki hizmetleri yürütmek üzere istihdam edilebildiklerini, davacının kadroya temizlik görevlisi olarak alındığını buna göre kadrosuna uygun şekilde yapılan görevlendirmede hukuka aykırılık bulunmadığını, toplu iş sözleşmesinin 29. maddesinin uygulanmasını gerektirecek bir hususa rastlanmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; ........ ile .............Sendikası arasında imzalanan toplu iş sözleşmesinde; “Vasıfsız işçi kadrosunda bulunmakla beraber, bir yıl süreyle vasıflı işçiler tarafından yapılması gereken bir işte çalışmış olanlar bu sürenin sonunda vasıfsız işte çalıştırılamazlar." şeklinde düzenleme bulunduğu, davacının Sendika üyesi olduğu ve toplu iş sözleşmesinden yararlandığı, davacının kadroya geçirildikten sonra teknik birimde bir yıldan fazla süreyle vasıflı işlerde çalıştığı bu nedenle anılan toplu iş sözleşmesi uyarınca vasıfsız işlerde çalıştırılmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle toplu iş sözleşmesinin 29. maddesi gereğince davacının vasıfsız işte çalıştırılamayacağının tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı işçinin 05.05.2020 tarihinde temizlik personeli olarak işe girişinin yapıldığı, bir süre temizlik görevlisi olarak çalıştıktan sonra davalı işverenin görevlendirmesi üzerine teknik birimde bir yıldan fazla süre ile çalışmasının devam ettiği, teknik birimde çalışılan süre ve işin vasıflı iş olması noktasında taraflar arasında bir ihtilaf bulunmadığı, toplu iş sözleşmesi düzenlemesine göre davacının vasıfsız işte çalıştırılamayacağının tespitine dair verilen mahkeme kararında bir isabetsizlik olmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Dava konusu uyuşmazlığın idari yargının görev alanında olduğunu,
2. Davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını,
3. Davacının temizlik personeli olarak kadroya geçirildiğini, 696 sayılı KHK’nın 127. maddesi gereğince, sürekli işçi kadrolarına geçirilenler geçiş işlemi yapılmadan önceki ihale sözleşmesi kapsamındaki hizmetleri yürütmek üzere istihdam edilebileceğinden davacının da temizlik personeli olarak istihdam edildiğini, bu durumda bir hukuka aykırılık olmadığını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davacının toplu iş sözleşmesinin 29/(d) hükmü uyarınca vasıfsız bir işte çalıştırılmasının hukuka aykırı olduğunun tespitine ilişkindir.
Somut uyuşmazlıkta davacı vekili, davacının........... aracılığı ile davalı Bakanlığa bağlı Hastane işyerinde sürekli işçi olarak 05.05.2020 tarihinde işe başladığını, ilk 7 aylık süresince temizlik görevlisi olarak çalıştığını akabinde Hastane yönetimi tarafından teknik birimde görevlendirildiğini, Ocak 2021 ile Ekim 2022 tarihleri arası dönemde bilgisayar kamera ve güvenlik sistemlerine ilişkin işlerde olmak üzere teknik personel olarak vasıflı işlerde çalıştığını; ancak Ekim 2022 tarihinde çalışma koşullarında esaslı değişikliğe gidilmek suretiyle yeniden temizlik görevlisi olarak görevlendirildiğini, görevlendirmenin iptali için İdareye başvurmuş ise de olumlu yanıt verilmediğini iddia etmiş; davalı ise davacının temizlik kadrosunda işe alındığını, kadrosuna uygun şekilde yapılan görevlendirmede hukuka aykırılık bulunmadığını, toplu iş sözleşmesinin 29. maddesinin uygulanmasını gerektirecek bir hususa rastlanmadığını savunmuştur. İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesince; davacının teknik birimde bir yıldan fazla süreyle vasıflı işlerde çalıştığı bu nedenle toplu iş sözleşmesinin 29/(d) hükmü uyarınca vasıfsız işlerde çalıştırılmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle talep doğrultusunda karar verilmiştir.
Toplu iş sözleşmesinin 29/(d) hükmü "Vasıfsız işçi kadrosunda bulunmakla beraber, bir yıl süreyle vasıflı işçiler tarafından yapılması gereken bir işte çalışmış olanlar bu sürenin sonunda vasıfsız bir işte çalıştırılamazlar" şeklindedir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılamada işyeri kayıtlarının getirtildiği, tanık dinlendiği ve bilirkişi raporu alınarak sonuca gidildiği belirtilmiştir. Davacı tanıkları, davacının kendileri ile birlikte güvenlik kameraları sistemi üzerinde kurulum, bakım ve onarım işlerinde Ocak 2021 ile Ekim 2022 tarihleri arası dönemde çalıştığı yönünde beyanda bulunmuşlardır.
Ne var ki dosyaya gönderilen işyeri kayıtlarında yer alan davacı tarafından Hastane Başhekimliğine verilen 28.10.2020 tarihli dilekçede; davacının temizlik personeli olarak çalıştığını, ücreti ile ilgili bir istemi olmaksızın Hastanenin bilgisayar kamera ve güvenlik sistemleri biriminde çalışmak istediğini bildirmiş olduğu, bunun üzerine Başhekimlik tarafından 28.12.2020 tarihinden itibaren ilgili birimde "genel destek personeli (temizlik görevlisi)" olarak görevlendirildiği, 13.12.2021 tarihinde ise 28.12.2020 tarihli onayın iptal edildiği ve asli görevine iade edildiğinin davacıya bildirildiği görülmektedir. Yine, dosyada yer alan personel puantaj listelerinde davacının isminin yanında "destek hizmetler - temizlik işçisi" ibaresi yer almakta olup buna göre, davacının söz konusu teknik birimde de iddia edilenin aksine vasıfsız işlerde çalıştığı anlaşılmaktadır. Her ne kadar bir kısım arıza talebi içerikli tutanaklarda işlemi yapan personel olarak davacının imzası bulunmakta ise de tarihleri itibarıyla bu tutanaklar, 1 yıllık bir dönemi kapsamadıkları gibi işçilere zaman zaman arızi olarak gelişen ihtiyaçlar sebebiyle görev tanımı dışında iş yaptırılabileceği, işçinin ağırlıklı işi hâline gelmediği sürece, bu durumun iş tanımının değiştiği anlamına gelmeyeceği, davacının fiilen yerine getirdiği asıl işinin temizlik personeli olduğu sonucuna varılmıştır.
Yapılan açıklamalar doğrultusunda davacı, toplu iş sözleşmesinin 29/(d) hükmü kapsamında bir yıl süreyle vasıflı işçiler tarafından yapılması gereken bir işte çalışmış olduğunu yöntemince ispatlayamamıştır.
Kaldı ki, davacı iddiası doğrultusunda 01 Ocak 2021 ile Ekim 2022 tarihleri arası bir yılı aşkın dönemde teknik personel olarak çalıştırıldıktan sonra çalışma koşullarında esaslı değişikliğe gidilerek yeniden temizlik görevlisi olarak çalıştırılmaya başlandığı varsayılsa dahi, davacının Ekim 2022 tarihinden sonra makul kabul edilemeyecek kadar uzun bir süre herhangi bir başvurusu olmaksızın temizlik işinde çalışmaya devam ettiği, aradan geçen 1 yılı aşkın bir süre sonunda 02.11.2023 tarihli dilekçe davalı İdareye başvurarak vasıflı bir işte çalıştırılma talebinde bulunduğu dikkate alındığında; davacı işçinin değişikliğe uygun şekilde çalışmaya başlayıp makul kabul edilemeyecek kadar uzun bir süre geçtikten sonra 4857 sayılı İş Kanunu'nun 22. maddesinde öngörülen şekil eksikliğini ileri sürmesi ve toplu iş sözleşmesinin anılan düzenlemesine dayalı talepte bulunması dürüstlük kuralına uygun düşmemekle yerinde değildir.
Şu hâlde Mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.