Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/4511 K.2025/5357

🏛️ 9. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/4511 📋 K. 2025/5357 📅 24.06.2025

9. Hukuk Dairesi         2025/4511 E.  ,  2025/5357 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1747 E., 2025/324 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Edirne 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/696 E., 2020/295 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Üniversiteye bağlı işyerinde çalıştığını, 02.04.2018 tarihinde 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (696 sayılı KHK) kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirildiğini, alt işveren bünyesinde çalışmakta iken ücretinin asgari ücretin belirli bir oran fazlası olarak belirlendiğini ve ödendiğini, davacının 696 sayılı ...gereği tüm hakları korunarak kadroya geçirildiğini, bu nedenle davacının temel ücretinin asgari ücretin belirli bir oran fazlası olduğunu; ancak davalı tarafından bu husus dikkate alınmaksızın davacının temel ücretinin düşürüldüğünü, böylece eksik ödeme yapıldığını iddia ederek ödenmeyen ücret farkı, ilave tediye farkı, ikramiye farkı, fazla çalışma ücreti farkı ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti farkı alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacının ücretinin kadroya geçiş sonrası Yüksek Hakem Kurulu tarafından karara bağlanan toplu iş sözleşmesi dikkate alınarak belirlendiğini, hukuka aykırı bir uygulamanın söz konusu olmadığını; ayrıca 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin geçici 23/1 hükmü gereği davacının daha önce kamu Kurum ve kuruluşlarında alt işveren işçisi olarak çalıştığı iş sözleşmelerinden dolayı tanınan haklar karşılığında herhangi bir hak ve alacak talebinde bulunamayacağını ve bu haklardan feragat ettiğine dair yazılı bir sulh sözleşmesi yapmayı kabul ettiğini, davacı bu koşulu yerine getirerek kadrolu işçi statüsüne geçirildiğinden eksik ödeme iddiasında da bulunamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalıya ait işyerinde sürekli işçi kadrosunda çalıştığı, dava dışı alt işveren şirket ile davalı Üniversite arasındaki idari şartnameye göre ücretinin asgari ücretin %20 fazlası olarak belirlendiği, ancak davalı tarafından 2019 yılından itibaren söz konusu oran dikkate alınmaksızın ücretin asgari ücret seviyesine çekilerek Yüksek Hakem Kurulu tarafından karara bağlanan toplu iş sözleşmesindeki ücret zamlarının bu tutar üzerine uygulandığı, davacının söz konusu değişikliğe yazılı rızası bulunmadığı gibi davacı ile davalı Üniversite arasında imzalanmış yeni bir iş sözleşmesinin de bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; hizmet alım sözleşmeleri ile alt işveren tarafından istihdam edilen işçilerin ücretlerinin asgari ücretin katları ya da asgari ücretin belirli bir oran fazlası şeklinde belirlenmesinin hizmet alım sözleşmesinin devam ettiği döneme ilişkin uygulama olduğu, davalı Üniversite ile davacı arasında sürekli işçi kadrosuna geçtiği dönemde davacıya her ay asgari ücretin belirli bir oranı seviyesinde ücret ödeneceğinin kararlaştırılmasına ilişkin herhangi bir iş sözleşmesi yapılmadığı, dolayısıyla davacının talep edebileceği herhangi bir ücret farkı alacağının bulunmadığı, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2020/5665 Esas, 2020/14048 Karar sayılı kararının da aynı doğrultuda olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Benzer şekilde açılan davaların kesinleşmesi sebebiyle aynı işyerinde çalışan işçiler bakımından söz konusu karar ile eşitlik ve çalışma düzeninin bozulacağını,
2. Sunulan emsal kararlar, toplanan deliller, müvekkili davacı ile aynı statüde çalışan davacıların açtığı davaların kesinleşmesi, adil yargılanma ilkesi ve işçi lehine yorum ilkesi, hukukta birliğin sağlanması sebebiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 696 sayılı ...kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirilen davacı işçinin, kadroya geçişte düzenlenen belirsiz süreli iş sözleşmesi hükümlerine göre ücretinin tespiti ile talep edilen fark alacaklarının bulunup bulunmadığı hususundadır.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.