Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/4452 K.2025/5342

🏛️ 9. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/4452 📋 K. 2025/5342 📅 23.06.2025

9. Hukuk Dairesi         2025/4452 E.  ,  2025/5342 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/26 E., 2025/325 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi.
Davacı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmiş ise de 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/2 hükmü gereğince duruşma isteğinin mahiyetten reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 12.07.2012-23.03.2023 tarihleri arasında aralıksız olarak davalı işyerinde çalıştığını, 7438 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (7438 sayılı Kanun) 03.03.2023 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanması üzerine, davalı Şirket vekilleri ve insan kaynakları biriminden müvekkilinin kullandığı kayıtlı elektronik posta (............) adresine e-posta gönderilmek suretiyle 7438 sayılı Kanun'dan faydalanmak isteyen çalışanların tamamının İnsan Kaynakları Departmanına başvuru yaparak süreci yönetmelerinin talep edildiğini, daha sonra davalı işyerinde bulunan ...Sendikasının temsilcilerinin, davacının ve arkadaşlarının insan kaynakları ile görüşmesi üzerine, insan kaynakları departmanı tarafından "emeklilik işlemlerinin davalı kurum tarafından yönetilmesinin, işçiler açısından bir hak kaybına neden olmayacağı, çalışmaya devam etmek isteyen işçilere iş başvuru formu doldurtulacağı ve işe devam etmelerine izin verileceğinin" söylenmesi üzerine davalı Kurumda çalışan toplam 70 işçi tarafından, işverene duyulan güven nedeniyle İnsan Kaynakları Departmanına başvuru yapılarak emeklilik işlemlerinin başlatıldığını, tüm işçilere işe devam edip etmeyeceklerinin tek tek sorulduğunu, işe devam etmek isteyen işçilere iş başvuru formu doldurmalarının istendiğini, davacı ve diğer iş arkadaşlarına aynı zamanda Mart ayına ilişkin çalışma çizelgesinin e-posta yoluyla gönderildiğini, davacıda tekrar çalıştırılacağı hissinin uyandığını, iradesinin sakatlandığını, bu şekilde yapılan başvuru ardından davalı Kurumun merkezi olan Kayseriden gönderilen ve tarafsız olmayan arabulucu ile usule aykırı olarak bir otelde 27 Mart 2023 tarihinde 35 işçi, 28 Mart 2023 tarihinde 35 işçi için hem ihtiyari arabuluculuk görüşmesi yapılarak tutanak imzalattırıldığını hem de emeklilik tebrik plaket töreni düzenlediğini, davacı ve diğer iş arkadaşlarına yapılan plaket töreninden sonra, arabulucu tarafından davacının ve diğer işçilerin tazminat taleplerine yönelik olduğu şeklinde bilgi verilen ihtiyari arabuluculuk tutanağının imzalatıldığını, arabulucu tarafından yapılan işlemin usulsüz olduğunu, kanuna aykırı olduğunu, tutanağın imzalanmasının ardından ertesi gün insan kaynakları departmanından davacının ve diğer iş arkadaşlarının aranarak işe devam ettirilmeyeceklerinin bildirildiğini, davacının iradesi sakatlanarak imzalatılan ihtiyari arabuluculuk anlaşma tutanağının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'na 7438 sayılı Kanun ile eklenen geçici 95. madde kapsamında emekliliğini talep ederek kendi isteği ile iş sözleşmesini sonlandırdığını, sözü edilen düzenlemeden faydalanmak isteyenlerin hak kaybına uğramamaları, başvuru yaptıkları ay itibarıyla emekli ücretine hak kazanmaları için salt bilgilendirme amaçlı e-posta gönderildiğini, işçilere gönderilen e-posta içeriğinde hiçbir zorlama söz konusu olmayıp emeklilik imkânından faydalanma düşüncesinde olanlar ibaresi ile başvurunun kişilerin ... iradelerine bırakıldığını, dolayısıyla çalışanlar üzerinde baskı yapılmadığını, davacının irade fesadı iddiasının ve sair iddialarının gerçeği yansıtmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 26.12.2023 tarihli kararı ile; tarafların arabuluculuk görüşmesine davet edildiğine ilişkin herhangi bir belge sunulmaması, arabuluculuk tutanağının ibra niteliğinde olması ve taraf tanık beyanları hep birlikte değerlendirildiğinde; yapılan arabuluculuk görüşmesi sırasında arabulucunun, kendisinin arabulucu olduğunu ve arabuluculuğun hukuki sonuçlarını davacı tarafa beyan etmediği, bu durumun arabulucunun bağımsız ve tarafsız bir arabulucu olup olmadığı yönünde şüphe doğurduğu, arabulucu tarafından davacı taraf usulüne uygun görüşmelere davet edilmeden davalı işyerinin düzenlediği plaket töreninin bulunduğu otelde arabuluculuk görüşmesi yapıldığı, arabuluculuğun hukuki sonuçları konusunda davacı aydınlatılmadan davacıya imzalatıldığı, arabuluculuk sürecinin davacının hür iradesi ile gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, 2023/161518 numaralı ihtiyari arabuluculuk tutanağının iptaline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 26.12.2023 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin 22.04.2024 tarihli kararı ile; davalı tarafından "Yaşanması muhtemel yoğunluğa istinaden,..............'den yararlanma düşüncesinde olan çalışanlarımızın E Devlet Çalışma Hayatım sekmesinden ekteki evrak ile birlikte İnsan Kaynakları Departmanına teslim etmelerini beklemekteyiz. SGK maaş başlama sürecini takip eden takip eden ay itibariyle yapacağından İnsan Kaynakları Departmanımızın süreci sağlıklı bir şekilde yürütebilmesi için, ilgili yazının 25.03.2023 tarihinden önce alınması ve İnsan Kaynakları Departmanına teslim edilmesi önem arz etmektedir. 25.03.2023 tarihinden sonra yapılan başvurularda hem SGK hem de İnsan Kaynakları Birimi tarafından yürütülen iş sürecinde yaşanacak yoğunluk nedeniyle aylık bağlanma başvurularının bir sonra ki aya kalması muhtemeldir. Göstereceğiniz hassasiyet için teşekkür eder, tüm çalışanlarımıza hayırlı olmasını dileriz" şeklinde e-posta gönderildiği, işçilerin emeklilikten faydalanması için işten ayrılışlarının yapılması gerektiği, bunun üzerine davacının 23.03.2023 tarihinde aldığı e-Devlet çıktılarını da ekleyerek el yazılı dilekçesi ile emeklilik nedeniyle işten ayrılmak istediğini davalıya bildirdiği, aynı mahiyette emsal dosyalar üzerinden yapılan incelemelerde dinlenen davacı ve davalı tanık beyanlarından; işyerinde bundan önce toplantı yapıldığı ve tekrar işe başlamak isteyenlerden talep alınacağı, ancak herkesin işe davet edilmeyeceğinin bildirildiğinin ihtilaf dışı olduğu, her ne kadar emsal nitelikte diğer dava dosyaları üzerinden İlk Derece Mahkemesince arabuluculuk tutanaklarının geçerli olduğu kabulüne dayanarak davanın reddedilmesi usul ve kanuna uygun bulunmuş ise de her bir davanın mevcut delil durumuna göre değerlendirilmesi gerektiği, o dosyalarda aynı davacı ve davalı tanıklarının dinlendiği, benzer ifadeler ileri sürdükleri, ancak somut davada o dosyalardan farklı olarak tanık ...........'nın dinlendiği ve davacı tanığının beyanlarında "..davacının işyerinde yapılan toplantıdan sonra ........... beye tekrar gittiği ve engelli çocuğu olduğu, işe alınmayacaksa emekli olmak istemediğini söylediğini bunun üzerine emekli olduğunu.." ifade ettiği, hâl böyle olunca davacının emekli olduktan sonra işe tekrar alınacağı inancı ile iradesi fesada uğratılarak bir otelde bulunan toplantıya katıldığının ve arabuluculuk tutanağını imzaladığının kabulüyle, davanın bu gerekçe ile kabulü gerektiği, İlk Derece Mahkemesinin davanın kabulü gerekçesinin ise dosyaya eklenen delillere uygun olmadığı, açıklanan nedenle davalının istinaf başvurusunun gerekçe yönünden kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 22.04.2024 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece temyiz incelemesi yapılan emsal dosya davacıları ile davacıya ait anlaşma tutanaklarından ve tanık beyanlarından; otelde yapılan plaket töreni ardından arabuluculuk sürecine geçildiği, bu aşamada arabuluculuğun hukuki sonuçları konusunda davacıya bilgilendirme yapıldığı, davacının arabuluculuk son tutanağının içeriğini bildiği ve davalı tanık beyanlarından; görüşmelere herkesin ayrı ayrı alındığı, arabulucunun tutanağı okumak isteyenlere süre tanıdığı, işçilere herhangi bir baskı uygulanmadığının anlaşıldığı, sürecin şeffaf bir şekilde yürütüldüğü ve düzenlenen arabuluculuk tutanağının şekli anlamda da usul ve kanuna uygun olduğu, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından da bu olgular kabul edilmesine rağmen somut dosya özelinde dinlenen davacı tanığı ...nın beyanı doğrultusunda, davacının insan kaynakları müdürü ile ikinci kez görüşmesi sonrası iradesinin fesada uğratılarak ihtiyari arabuluculuk tutanağını imzaladığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, sözü edilen tanık tarafından anlatılan olay örgüsünün dava dilekçesinde irade fesadı iddiasına yönelik yapılan açıklamalarda yer almadığı, davacı tarafça ileri sürülmediği, buna göre tüm dosya kapsamı dikkate alındığında; davacının, iddia ve dosya kapsamı ile örtüşmeyen soyut nitelikteki bu tanık beyanı ile iradesinin fesada uğratıldığını yöntemince ispatladığından söz edilemeyeceği, ispatlanamayan davanın reddi gerekirken, davanın kabulünün hatalı olduğu gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına oyçokluğuyla karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozmaya uyularak yapılan yargılamada, bozma ilâmı doğrultusunda davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Arabuluculuk mevzuatına uygun olarak sürecin yürütülmediğini, müzakere aşamalarının hiç olmadığını, taraflar arasında henüz somut bir uyuşmazlık olup olmadığı dahi tespit edilmeden ve uyuşmazlık bulunmadan önceden hazırlanan matbu tutanakların imzalatıldığını, işçilere hem ........... başvurusu yaptırılıp hem de aynı anda işe giriş formu doldurtulması ve mesai çizelgesinin e-posta atılması suretiyle yeniden çalışacaklarına dair garanti verildiğini,
2. 23.03.2023 tarihinde toplantı yapan davalının aynı gün...başvurularını alması ve işe giriş formu doldurtması, 27 Mart 2023 tarihinde arabuluculuk görüşmesi yapması ile bu süreçte işçilerin çalıştıklarını gösterir çalışma çizelgesini e-postaya atmasının irade fesadının karinesi olduğunu,
3. Tüm işçilerden...başvurularının matbu evrakla alındığını, davacı tarafından sunulan davacıya ait...başvuru evrağı bulunmadığını,
4. Arabulucunun davalı tarafından hazır edilmesi, arabulucunun tarafları ilk defa görüşmelerin yapılacağı otelde görmesi, süreci 3-5 dakika içerisinde bitirmesi ve ücretinin davalı işverence Tarifenin çok altında ödenmesi nedeniyle arabulucunun tarafsız olmadığını,
5. Davalı işverenin...başvurularından sonra bazı işçileri çalıştırıp bazı işçileri de işe almamasının eşit işlem ilkesine aykırı olduğunu ve işverenin güven sorumluluğu ilkesini ihlal ettiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, taraflar arasında imzalanan ihtiyari arabuluculuk anlaşma belgesinin iptali istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.