Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/1776 K.2025/5138
9. Hukuk Dairesi 2025/1776 E. , 2025/5138 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2024/296 E., 2024/874 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi.
Davalı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 17.06.2025 salı günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir.
Duruşma günü davalı vekili Avukat ...........ile davacı vekili Avukat ..............geldiler.
Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi.
Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 26.01.2011-31.05.2015 tarihleri arasında davalı Şirketin Türkmenistan'daki projesinde topoğraf olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin davalı Şirket tarafından sonlandırıldığını, davacının aylık ücretinin 3.000,00 USD olduğunu, 600,00 USD kısmının elden avans olarak ödendiğini, kalanının bankaya kısım kısım yatırıldığını, davacının hafta içi normal çalışma saatlerinin 08.00-19.00 saatleri arasında olduğunu, pazar günleri 08.00-19.00 saatleri arasında çalıştığını, ............ Bayramı'nda 1 gün, Kurban Bayramı'nda 2 gün izin kullandığını, bunun dışında ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını, 2014 ve 2015 yılı yıllık izinlerinin kullandırılmadığını ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram genel tatil ve yıllık ücretli izin alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, davacının 28.01.2011-31.05.2011, 07.06.2011-24.10.2011 ve 03.11.2011-26.06.2015 tarihleri arasında topoğraf olarak çalıştığını ve son ücretinin 1.667,00 USD olduğunu, kıdem ve ihbar tazminatlarının ödendiğini, tüm yıllık izinlerini kullandığını, hafta tatili iznini kullandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 21.03.2019 tarihli kararı ile; davacının 28.01.2011-31.05.2015 tarihleri arasında çalıştığı, davacıya bankadan ödenen tutar ve tanık beyanlarına göre elden avans ödemesi olduğu, buna göre davacının aylık ücretinin net 2.950,00 USD olduğu, yapılan ödemenin mahsubu ile davacının bakiye kıdem ve ihbar tazminatı hakkının olduğu, fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının da ispatlandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 21.03.2019 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesinin 17.10.2023 tarihli kararı ile; somut uyuşmazlıkta davalının cevap ve istinaf dilekçesinde yabancı hukukun uygulanması gerektiğini savunmadığı, hukuk seçiminin bu şekilde taraflarca açık ya da zımni şekilde yapılabileceği, Türk hukukunun uygulanması konusunda tarafların zımni anlaşma yaptığının kabulüyle İlk Derece Mahkemesinin Türk hukukuna göre verdiği kararın bu yönüyle yerinde olduğu, davanın belirsiz alacak davası şeklinde açılabilmesinin mümkün olduğu, davacının yaptığı işin mahiyeti, kıdemi, tanık beyanları, aynı işkolunda faaliyette bulunan sendika yazı cevabı içeriği, banka cevabı içeriği nazara alındığında davacının ücretinin bir kısmını avans olarak elden aldığı, aylık olarak yatan tutarlar arasında farklılık bulunduğu, bu nedenle hükme esas alınan bilirkişi raporunda aylık yatan tutarların ortalamasının ücret olarak tespitinin dosya kapsamına uygun olduğu, tanık beyanlarına itibar edilerek fazla çalışma yaptığı, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığının anlaşıldığı, çalışmalarına karşılık gelen ücretin ödenmediği, ispat külfeti kendisinde bulunan işverenlikçe dosyaya davacı tarafından imzalanmış yıllık izin formları veya yıllık izinlerini kullandığını gösterir herhangi bir belge sunulmadığı, toplam 70 gün yıllık izin talep hakkının bulunduğu, davacının talebiyle de bağlı kalınarak 2014 ve 2015 yıllarına karşılık gelen 28 günlük yıllık izin süresi gözetilerek ayrıca davacıya ödenen 222,24 USD yıllık ücretli izin bedeli de mahsup edilmek suretiyle bakiye yıllık ücretli izin alacağının belirlenmesinin dosya kapsamı ile usul ve kanuna uygun olduğu gerekçeleriyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 17.10.2023 tarihli kararının süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairece, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile ispatlanan çalışma düzeni ile yasal ara dinlenme süreleri dikkate alındığında davacının; haftada 6 gün çalıştığında haftalık 15 saat, haftada 7 gün çalıştığında ise hafta tatili günü çalışması olan 7,5 saatlik sürenin mahsubu ile haftalık 16,5 saat fazla çalıştığı, bu husus gözetilmeksizin yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulmasının hatalı olduğu, dosya kapsamında davacı tarafından imzalanmış yıllık izin talep formları bulunduğu, bu formlarda belirtilen tarihlerde davacının, yurt dışı giriş çıkış kayıtlarına göre Türkiye'de olduğu, hâl böyle olunca dosya kapsamında bulunun yıllık izin formları değerlendirilmeden yazılı gerekçe ile yıllık ücretli izin alacağının hüküm altına alınmasının da hatalı olduğu gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararı ortadan kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda bozma kararı doğrultusunda alınan bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Somut uyuşmazlığa Türkmenistan hukukunun uygulanması gerektiğini,
2. Davacının ücretinin hatalı olarak belirlendiğini,
3. Davacının fazla çalışma, genel tatil ücreti ve hafta tatili ücreti alacağının bulunmadığını, dosyada var olan bordro ve banka kayıtları ile bu alacakların ödendiğinin sabit olduğunu, davalıya karşı davası olan tanık beyanlarına göre karar verilmesinin hatalı olduğunu,
4. Davacının kıdem ve ihbar tazminatı hakkının bulunmadığını,
5. Davacının hak ettiğinden fazla yıllık izin kullandığını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, fazla çalışma ücreti ile yıllık ücretli izin alacaklarının ispatına ve hesaplanmasına ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Davacı yararına takdir edilen 28.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
17.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.