Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/3834 K.2025/4560
9. Hukuk Dairesi 2025/3834 E. , 2025/4560 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2024/418 E., 2025/69 K.
DAVA TARİHİ : 13.09.2022
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Bakanlığa bağlı Hastanede çalıştığını, 02.04.2018 tarihinde 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirildiğini, alt işveren bünyesinde çalışmakta iken ücretinin asgari ücretin belirli bir oran fazlası olarak belirlendiğini ve ödendiğini, kadroya geçerken bireysel iş sözleşmesi imzaladığını ve ücretinin yine asgari ücretin belirli bir oran fazlası olarak belirlendiğini, ancak davalı tarafından söz konusu oran dikkate alınmaksızın eksik ödeme yapıldığını ileri sürerek ödenmeyen ücret farkı, ilave tediye farkı ve ikramiye farkı alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; kadroya geçiş sonrası Yüksek Hakem Kurulu kararı ile yürürlüğe giren toplu iş sözleşmesi dikkate alınarak ücretin belirlendiğini, hukuka aykırı bir uygulamanın söz konusu olmadığını, 2021-2022 yıllarını kapsayan toplu iş sözleşmesi ile belirlenen taban ücret nedeni ile asgari ücretin %14,7 fazlasının altında oranla kadroya geçirilen işçiler için ücret fark alacağına hak kazanmanın mümkün olmadığını, işçilerin sözleşmelerinde belirli bir oran yazılmış olsa dahi oranların geçersiz olduğunu, işçilerin bir yandan bireysel iş sözleşmesinde öngörülen zamlar ile bir yandan toplu iş sözleşmesi ile belirlenen ücret zamlarından yararlanmalarının çifte zam durumunu oluşturacağından mümkün olmadığını, davacı tarafça istenen faiz oranına ve faiz başlangıç tarihlerine de itiraz ettiklerini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 06.04.2023 tarihli kararı ile; davacı ile davalı İdare arasında imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesinde davacının ücretinin asgari ücretin belirli bir oran fazlası olacağına dair düzenleme olduğundan hareketle belirsiz süreli iş sözleşmesinin ve toplu iş sözleşmesinin ilgili hükümleri uyarınca yapılan hesaplama doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 06.04.2023 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin 05.07.2023 tarihli kararı ile; davacının kadroya geçişi aşamasında davalı Bakanlık ile arasında imzalanan iş sözleşmesinde ücretinin asgari ücretin yüzde fazlası olarak kararlaştırıldığı, bu durumda davacının fark alacaklarının hüküm altına alınmasında isabetsizlik bulunmadığı, hesaplama konusu dönem dikkate alındığında Yüksek Hakem Kurulu tarafından karara bağlanan toplu iş sözleşmesinin ve işyerinde yürürlükte bulunan 10.08.2020 imza tarihli ve 01.01.2019-31.12.2020 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesi ile 08.09.2021 imza tarihli ve 01.01.2021-31.12.2022 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesinin ilgili hükümleri uyarınca hesaplamaların yapıldığı bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun olduğu, İlk Derece Mahkemesi kararında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 05.07.2023 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda, fark alacaklar hesaplanırken davalı tarafça yapılan ödeme miktarlarının hatalı şekilde belirlendiği, 2021 yılının ilk altı aylık dönemi için günlük 126,28 TL'ye ek olarak günlük 26,79 TL, ikinci altı aylık dönem için ise günlük 160,72 TL'ye ek olarak günlük 34,44 TL ek tahakkukların dikkate alınmak suretiyle fark alacakların yeniden hesaplanması gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda 2021 yılına ait ek tahakkuklar dikkate alınarak fark alacakların yeniden hesaplandığı 10.10.2024 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
a. 2021 yılının ikinci altı aylık döneminde ödenen miktarlarda bahsi geçen 34,44 TL'lik ek tahakkukların ödenen günlük 160,72 TL'nin içerisinde olduğunu, bu dönem için mükerrer olacak şekilde aylık 34,44 TL mahsup yapılmasının hatalı olduğunu,
b. Usuli kazanılmış hak ilkesine dikkat edilmek suretiyle karar verilmesini gerektiğini,
c. Islah dilekçesi ve bozma öncesi kök rapor dikkate alınmak suretiyle davanın kabulü gerektiğini,
d. Davacı işçi aleyhine vekâlet ücretine hükmedilmesinin ve hukuki dinlenilme hakkı ile işçi lehine yorum ilkeleri gözetilmeksizin hüküm kurulmasının hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Davacının iş sözleşmesindeki ücretinin korunarak üzerine %4 oranında zam yapıldığını,
b. Ücretinde herhangi bir indirime gidilmediğini,
c. Davalı tarafından ödemelerin usulüne uygun yapıldığını, eksik ödeme bulunmadığını,
d. Faizin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, 2021 yılı ikinci altı aylık dönemine ilişkin ek tahakkukların dikkate alınıp alınmayacağı, bozma ile oluşan usuli kazanılmış haklara uygun karar verilip verilmediği hususları ile davacı aleyhine hükmedilen vekâlet ücretine ilişkindir.
1. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Dairemizin 15.01.2024 tarihli bozma kararında; 2021 yılının ikinci altı aylık dönemi için günlük 160,72 TL'ye ek olarak 34,44 TL'lik ek tahakkukların dikkate alınmak suretiyle fark alacakların yeniden hesaplanması gerektiği belirtilmiş ise de ücret bordrolarının yeniden incelenmesinde 2021 yılının yalnızca 7. ayına ait ücret bordrosunda 34,44 TL'lik ek tahakkukun bulunduğu, söz konusu aya ilişkin ücret bordrosunda da günlük ücretin brüt 126,28 TL olarak belirlendiği, dolayısıyla davalı tarafça bu ayda ödenen günlük ücret miktarının da ek tahakkuk dâhil brüt 160,72 TL olduğu, 2021 yılının diğer ayları bakımından da ödendiği kabul edilen 160,72 TL'ye ek olarak 34,44 TL'lik başkaca tahakkukun bulunmadığı anlaşıldığından bozmada yer alan bu ibarenin maddi hataya dayandığı anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere Yargıtayca maddi hata sonucu verilen bir karara mahkemece uyulmasına karar verilmesi hâlinde dahi usuli kazanılmış hak oluşmaz ve Yargıtayın hatalı bozma kararından dönülmesi mümkündür.
Belirtilen sebeple; İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan 10.10.2024 tarihli bilirkişi raporunda, Dairemizin 15.01.2024 tarihli bozma kararında belirtildiği üzere 2021 yılının ilk altı aylık dönemi bakımından günlük 26,79 TL ek tahakkukların dikkate alınması yerinde olmuş ise de, ikinci altı aylık dönem bakımından 160,72 TL'ye ek olarak günlük 34,44 TL'lik tahakkuk bulunduğu kabulü ile fark alacakların hesaplanması mükerrer mahsuba sebebiyet vermesi nedeni ile hatalı olup yeniden bozmayı gerektirmiştir.
3. Diğer yandan, İlk Derece Mahkemesince bozma öncesi hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının 2022 yılı ücreti belirlenirken 01.01.2022 tarihinden itibaren yürürlüğe giren Kamu Çerçeve Ek Protokolü hükmü gereği olan zam oranının (%2,5) dikkate alındığı, bu hususun yerinde olduğu, üstelik Dairemizin 15.01.2024 tarihli bozma ilâmında söz konusu orana ilişkin herhangi bir bozma sebebine yer verilmediği görülmektedir.
Ne var ki bozma sonrası İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan 10.10.2024 tarihli bilirkişi raporunda, davacının 2022 yılı ücreti belirlenirken Kamu Çerçeve Ek Protokolü hükmü gereği uygulanması gereken %2,5 oranında zammın dikkate alınmadığı anlaşılmaktadır. Bu husus da bozma ile oluşan usuli kazanılmış hakka aykırılık teşkil etmekte olup bozmayı gerektirmiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacıya iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
20.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.