Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/7902 K.2025/13270
10. Hukuk Dairesi 2025/7902 E. , 2025/13270 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/659 E., 2025/1229 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 12. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/420 E., 2024/555 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin hizmet birleştirmesi yapılmaksızın talep tarihi olan 27.05.2022 tarihi itibarı ile Kurumdan emekliliğe hak kazandığını ve 01.06.2022 tarihinden itibaren kendisine yaşlılık aylığı bağlanmasının gerektiğinin tespiti ile yaşlılık aylığı bağlanmasına; birikmiş yaşlılık aylıklarının her bir aylık için hakkın doğduğu tarihten itibaren işleyecek yasal faizleri ile birlikte, davalı Kurumdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, davacının Şubat 1989 tarihli ilk işe giriş bildirgesiyle sigortalı tescilinin yapıldığını, çalışmalarının 30.09.2008 tarihine kadar devam ettiğini, ancak prim borcu bulunması nedeniyle gün aktarımlarının olmadığını, davacının vergi mükellefiyet kaydına istinaden 01.10.2008 tarihinden itibaren de sigortalı tescilinin yapıldığını, davacının tüm bu çalışmalarına dayalı olarak 27.05.2022 tarihinde tahsis talebinde bulunması üzerine davacının 4/a- 4/b çalışmalarının tamamı esas alınıp hizmet birleştirmesi yapılarak işleme alındığı ancak 4/b kapsamında yaş ve prim gün sayısı koşullarının oluşmaması nedeniyle sürelerin birleştirilmesi gerekmekle 4/a talebinin reddedildiğini beyanla, davanın reddini talep etmiştir. gün çalışıyordum, bayramda harçlık ve yol parası da verilmezdi...” şeklinde beyanda bulunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 23.05.2002 tarihi itibiri ile 12... ay 22 gün sigortalılık süresi bulunduğu, 506 sayılı Kanun'un 60. maddesinin Geçici 81-B bendine göre “Sigortalılık süresi 12... ay (dahil) dan fazla, 14 yıldan az olan erkekler 25 yıllık sigortalılık süresini ve 51 yaşını doldurmaları ve en az 5450 gün” şartı ile yaşlılık aylığından yararlanabilirler düzenlemesi gereğince tahsis talep tarihinde 32... ay 26 gün bulunduğu, 5786 gün MYÖ primi ödemiş olma ve 51 yaşını doldurmuş olması halinde yaşlılık aylığına hak kazanacağı, davacının 26.05.2022 tarihli tahsis talep tarihinde 51 yaşını doldurmuş olduğu, 01.07.1989-27.05.2022 tarihleri arasında 33 yıllık 506 sayılı Kanun kapsamında sigortalılık süresinin ve 5786 gün prim ödeme gün sayısının bulunduğu ve 4/1-b kapsamında bulunan hizmetlerinin dışlanarak, 27.05.2022 tarihli tahsis talep dilekçesini izleyen aybaşı olan 01.06.2022 tarihinden itibaren 4/1-a kapsamında yaşlılık aylığı bağlanmasına hak kazandığı anlaşılmış, tüm dosya kapsamı ile davacının 5510 sayılı Kanun'un 4/1-b kapsamında bulunan hizmetlerinin dışlanarak, 27.05.2022 tarihli tahsis talebini takip eden aybaşı olan 01.06.2022 tarihinden itibaren yaşlılık aylığının bağlanması gerektiği ve her bir ödeme tarihi itibari ile işleyecek yasal faizleri ile birlikte davalı Kurumdan tahsil edilmesini gerektiği anlaşılmakla davacının davsının kabulüne davacının 5510 sayılı Kanun'un 4/1-b kapsamında bulunan hizmetlerinin dışlanarak, 27.05.2022 tarihli tahsis talebini takip eden aybaşı olan 01.06.2022 tarihinden itibaren yaşlılık aylığının bağlanması gerektiğinin tespiti ile her bir ödeme tarihi itibari ile işleyecek yasal faizleri ile birlikte davalı kurumdan tahsiline, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamındaki kayıtlardan anlaşılmakla; 6100 sayılı Kanun'un 355. maddesinde yer alan incelemenin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı, ancak kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde bunun kendiliğinden gözetileceği yönündeki düzenleme çerçevesinde yapılan incelemede; istinaf kanun yoluna başvuran davalı Kurum vekilinin dilekçesinde yer verdiği itirazların, sıralanan gerekçeler ışığında yerinde olmadığı; ayrıca kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; sunulan yasal mevzuat kapsamında müvekkili Kurum tarafından yapılan işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığını, tahsise ilişkin istinaf taleplerinin reddinin düşünülmesi halinde "Kurum sigortalıya veya hak sahiplerine bağlanacak gelir, aylık veya toptan ödemeleri, gerekli belgelerin ve incelemelerin tamamlandığı tarihten itibaren en geç üç ay içinde hesap ve tespit ederek sonuçlarını yazı ile bildirir." düzenlemesine tabi olduğunu, faiz başlangıç tarihinin 01.09.2022 tarihinden itibaren işleyecek aylıklara dair başlatılması gerekmekte iken her bir aylığın ödeme tarihinden itibaren başlatılması hukuka aykırı olduğunu beyanla kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hizmet birleştirmesi yapılmadan, sadece 5510 sayılı Kanun'un 4/I-a maddesi kapsamındaki prim ödeme gün sayısı dikkate alınarak yaşlılık aylığı bağlanması istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.