Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/7466 K.2025/12659

🏛️ 10. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/7466 📋 K. 2025/12659 📅 30.09.2025

10. Hukuk Dairesi         2025/7466 E.  ,  2025/12659 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 58. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1677 E., 2025/285 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 18. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/100 E., 2022/345 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı asil dava dilekçesinde özetle; ilk defa 10.03.1988 tarihinde sigortalı olarak işe başladığını, ancak askere gidebilmek için Bakırköy 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1989/801 E. 1990/380 K. sayılı kararı ile doğum sonrası nüfusa geç kaydetme nedeniyle 17.12.1976 olan doğum tarihinin 17.12.1971 olarak düzeltildiğini, 14.03.2022 tarihinde emekli olmak için Kuruma başvuruda bulunduğunu, yaştan ötürü emeklilik talebinin reddedildiğini ileri sürerek, davalı Kurum işleminin iptali ile emekliliğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
II.CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum işleminin yerinde olduğunu, Mahkeme kararının incelenmesinde, yaş düzeltmesinin İdarece yapılan bir düzeltme değil, Mahkemece yaş büyütme olduğu anlaşıldığından, ilgilinin ilk defa malullük, yaşlılık, ölüm priminin ödendiği tarihin 10.03.1988 olduğu, yaş büyütmenin bu tarihten sonra yapıldığı dikkate alındığında, davacının talebinin yasal mevzuata aykırı olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile Bağcılar Sosyal Güvenlik Merkezinin 30.03.2022 tarih ve 51171429/--407836 sayılı dava konusu Kurum işleminin iptaline, 14.03.2022 talep tarihini takip eden ay başı olan 01.04.2022 tarihi itibariyle davacıya yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda, davacının ilk defa 10.03.1988 tarihinde uzun vadeli sigorta kollarına (Malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına) tabi olarak çalışmaya başladığı, davacının ilk işe girişte 17.12.1976 olan doğum tarihinin 16.05.1990 tarihli Mahkeme kararı ile 17.12.1971 olarak düzeltildiği, davacının ilk defa çalışmaya başladığı tarihten sonraki yaş düzeltmesinin Mülga 506 sayılı Kanun'un 120. maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 57. maddesi hükümleri gereği dikkate alınmasının mümkün olmadığı, davacının Kurum işlemlerine esas doğum tarihinin 17.12.1976 tarihi olarak kabulünün gerektiği, davacının ilk defa çalışmaya başladığı 10.03.1988 tarihinde 18 yaşından küçük olduğu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2018/10-1087 E. - 2021/1311 K. sayılı, 02.11.2021 T. ilamında belirtildiği üzere, Mülga 506 sayılı Kanun'un 60/G maddesi gereği uzun vadeli sigorta kolları yönünden sigortalılık başlangıç tarihinin 17.12.1976 doğum tarihine göre 18 yaşını doldurduğu 17.12.1994 tarihi olacağı, Mülga 506 sayılı Kanun'un Geçici 81/1-B-l maddesi gereği 55 yaş, 25 yıl sigortalılık süresi, 5750 prim ödeme gün sayısına tabi olacağı, davacının tahsis talebinde bulunduğu 14.03.2022 tarihinde 55 yaş şartını tamamlamadığı, Kurumun yaşlılık aylığı tahsis talebinin reddi işleminin yerinde olduğu, davacının sigortalılık başlangıç tarihinin Kurumun 22.07.2011 tarihli 2011/58 sayılı genelgesinin 1. kısmına göre, Kurum tarafından kabul edildiği gibi 10.03.1988 tarihi olarak kabul edilmesi halinde dahi Mülga 506 sayılı Kanun'un Geçici 81/1-B-g maddesi gereği 50 yaş, 5375 prim ödeme gün sayısına tabi olacağı, tahsis talep tarihinde düzetilmemiş doğum tarihine göre 50 yaşını da doldurmadığı ve yaşlılık aylığına hak kazanamadığı, Kurumun yaşlılık aylığı tahsis talebinin reddine ilişkin işleminin Kanun'a uygun olduğu, davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle, HMK'nın 353/1-b-2 bendi gereğince davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile Bakırköy 18. İş Mahkemesinin 12.10.2022 tarihli, 2022/100 Esas - 2022/345 Karar sayılı kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı temyiz dilekçesinde özetle; kararın hatalı değerlendirmeye dayalı olduğunu, yargılama devam ederken EYT'den yararlanarak tarafına 01.04.2023 tarihinden geçerli aylık bağlandığını, Kurumca doğum tarihinin 17.12.1971 olduğu kabul edilerek hesaplama yapıldığını, eldeki dava ile emekli olduğu tarih arasında 1 yıl fark olduğunu ve geç emekli maaşı bağlanması sebebiyle hak kaybına uğradığını belirterek, kararın temyiz incelemesi sonucu bozulmasını istemiştir.
C. Değerlendirme ve Sonuç
Uyuşmazlık, Mahkeme kararı ile düzeltilen doğum tarihinin sigortalılık başlangıç tarihinin tespitinde ve yaşlılık aylığına hak kazanılıp kazanılmadığının tespitinde dikkate alınıp alınmayacağı noktasında toplanmaktadır.
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.506 sayılı Kanun'un 120/2 maddesi, “Malullük, Yaşlılık ve Ölüm Sigortalarına ilişkin yaş ile ilgili hükümlerin uygulanmasında, sigortalıların ve hak sahibi çocuklarının, sigortalının yürürlükten kaldırılmış 54 17... sayılı Kanunlara veya bu Kanun'a tabi olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarihte nüfus kütüğünde kayıtlı bulunan doğum tarihleri, sigortalının sigortaya tabi olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarihten sonra doğan çocuklarının da nüfus kütüğüne ilk olarak yazılan doğum tarihleri esas tutulur.” aynı şekilde 1479 sayılı Bağ-Kur Kanunu'nun 66, 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu'nun 1 05... sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 57. maddesi "Malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına ilişkin yaş ile ilgili hükümlerin uygulanmasında, sigortalıların ve hak sahibi çocuklarının, mülga 02.06.1949 tarihli ve 5417 sayılı Kanun ve mülga 4.2.1957 tarihli ve 6900 sayılı Kanun ile 17.7.1964 tarihli ve 506 sayılı, 2.9.1971 tarihli ve1479 sayılı, 17.10.1983 tarihli ve 2925 sayılı, bu Kanunla mülga 17.10.1983 tarihli ve 2926 sayılı ve 08.06.1949 tarihli ve 5434 sayılı Kanunlara, 17.07.1964 tarihli ve 506 sayılı Kanun'un geçici 20. maddesine tâbi sandıklara veya bu Kanuna göre ilk defa malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tâbi olduğu tarihte, nüfus kütüğünde kayıtlı bulunan doğum tarihleri, sigortalının bu Kanuna göre ilk defa çalışmaya başladığı tarihten sonra doğan çocuklarının ise nüfus kütüğüne ilk olarak yazılan doğum tarihleri esas alınır. İş kazası, meslek hastalığı, malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarından gelir ve aylık tahsisleri ile sermaye değerinin hesabında, iş kazasının olduğu veya meslek hastalığının hekim raporuyla ilk defa tespit edildiği veya sigortalıların bu Kanuna ve bu Kanunla yürürlükten kaldırılmış kanunlara tâbi olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarihten sonraki yaş düzeltmeleri dikkate alınmaz" şeklinde düzenlenmiştir.
3.İnceleme konusu eldeki davada, davacının 17.12.1976 olan doğum tarihi Bakırköy 6.Asliye Hukuk Mahkemesinin 1989/801-1990/380 E.K. sayılı ve 16.05.1990 tarihli kararı ile 17.12.1971 tarihi olarak düzeltilmiş, Mahkemesince 1992 yılına kadar olan dosyalar ...'ya gönderildiğinden dosyanın fiziki olarak Mahkeme arşivinde bulunmadığı bildirilmiştir. Davacının 14.03.2022 tarihli tahsis talebi, 50... prim ödeme gün sayısı ve 25 yıl sigortalılık şartlarına tabi olduğu, 27 yıl sigortalılık ve 10.016 prim ödeme gün sayısının bulunduğu 50 yaş şartını 17.12.2026 tarihinde dolduracağından yaş şartını tamamlayamadığı gerekçesiyle reddedilmiştir.
4.Dosya içerisine celp edilen yaş tashihine ilişkin dava dosyasının incelenmesinden; davacının babası tarafından, davacının 17.12.1971 doğumlu olmasına rağmen nüfus kütüğüne sehven 17.12.1976 doğumlu olarak tescil edildiği belirtilerek, ay ve günü aynı kalmak üzere yılın 1971 olarak düzeltilmesi talebiyle 21.08.1989 tarihinde dava açıldığı, Mahkemece, dinlenen tanık beyanı, davacının nasiye-i haline ve alınan sağlık kurulu raporuna göre doğum tarihinin 17.12.1971 olarak düzeltilmesine karar verildiği, dolayısıyla davanın nasiye haline uygun hale getirilmiş kayıt tashihi davası olduğu anlaşılmaktadır. Diğer yandan davacının sunduğu Beş Sınıflı İlkokul Diplomasında 1981-1982 öğretim yılında "İyi" derece ile Uzunçam Köyü İlkokulunu bitirdiği, 01.03.1991 - 01.09.1992 tarihleri arasında askerlik yaptığı, eğitim ve askerlik tarihlerinin düzeltilmiş yaşına uygun olduğu görülmektedir.
5.29.04.2006 tarihinde yürürlüğe giren 1587 sayılı Nüfus Kanunu'nu yürürlükten kaldıran 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu'nun 10. maddesi “ (I) Kurumlarda kişiyle ilgili olarak yapılan işlemlerde nüfus kayıtları esas alınır. Kayıtlar arasında farklılık olması halinde nüfus kayıtlarında değişiklik yapılmaz, usulüne uygun diğer kayıtlar düzeltilir, aynı Kanun'un 35. maddesi ise “...(I) kesinleşmiş Mahkeme kararı hükmü olmadıkça nüfus kütüklerinin hiçbir kaydı düzeltilemez ve kayıtların anlamını ve taşıdığı bilgileri değiştirecek şerhler konulamaz. Ancak olayların aile kütüklerine tescili esnasında yapılan maddi hatalar Nüfus Müdürlüğünce dayanak belgesine uygun olarak düzeltilir” şeklindedir. Ayrıca 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 30. maddesi “ doğum ve ölüm nüfus sicilindeki kayıtlarla ispat olunur” şeklindedir. Nüfus sicilinde bir kayıt yoksa veya bulunan kaydın doğru olmadığı anlaşılırsa gerçek durum her türlü kanıtla ispat edilebilir.
6.Sigortalının yaşı ile ilgili gerçek kayıtlar esas alınıp doğum tarihinin Mahkeme kararı ile düzeltilmesi halinde bu dava gerçek yaşın kayda yansıtılması ile ilgilidir ve nüfusa asıl doğum günü yazılmayıp da küçük veya büyük yazılan kişi tarafından açılan ve doğum gününün düzeltilmesi sonucunu doğuran klasik yaş tashihi davası değildir. Bu davalar yaş tashihi ile ilgili değil kayıt tashihi ile ilgili olduğundan bu durumlarda yaşlılık aylığı bağlanması ile ilgili emeklilik koşullarının oluşmasında Mahkemece de tespit edilen bu yaşın dikkate alınmasında bir isabetsizlik yoktur. (Hukuk Genel Kurulunun 24.12.2008 tarih ve 2008/10-784 E. 2008/768 K. sayılı Kararı)
7.Somut olayda, her ne kadar davacının yaşının düzeltilmesine ilişkin dava, sigorta başlangıç tarihinden sonra açılmış ise de davacının ilkokul diploma tarihi ile askerlik tarihlerinin düzeltilmiş yaşına uygun olması ve doğum tarihinin düzeltilmesine ilişkin davanın klasik yaş tashihi değil, kayıt tashihi olduğu değerlendirilmeksizin karar verilmesi isabetsiz olmuştur.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, eksik inceleme ve araştırmayla yazılı şekilde karar tesisi, usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan, Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine,
Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.