Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/6124 K.2025/12527

🏛️ 10. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/6124 📋 K. 2025/12527 📅 25.09.2025

10. Hukuk Dairesi         2025/6124 E.  ,  2025/12527 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1466 E., 2025/335 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gebze 7. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/304 E., 2023/100 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı ... San. A.Ş.'nin .../ Kocaeli'de bulunan fabrikasında 01.08. 2006-17.09.2017 tarihleri arasında çalışmış olduğunu, davacının, davalı işyerinde imalat kısmında kumaş kesme işinde çalıştığı için ortalama ağırlıkları 30-80 kg arasında değişen kumaş toplarını sürekli olarak taşıyarak kesim işlerini yaptığını, davacının bu şekilde sürekli olarak ağır kaldırmak ve indirmek zorunda kaldığından sürekli olarak bel ve omuz ağrıları yaşadığını, müvekkilinin yaşadığı bu sıkıntılar nedeniyle işveren tarafından iş akdine 17.09.2017 tarihinde son verildiğini, hastaneye başvurduğunda yapılan tetkikler sonucu skolyoz (omurga eğriliği) oluştuğunun kendisine bildirildiğini, bunun üzerine 21.09.2017 tarih ve 11360162 sayılı dilekçe ile meslek hastalığının tespiti için Çayırova Sosyal Güvenlik Merkezine başvuru yaptığını, müvekkilinin yaptığı başvuru sonucunda İstanbul Meslek Hastalıkları Hastanesine sevk edildiğini, Kocaeli Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü Sağlık Kurulu'nun 14.02.20 18... 34 sayılı yazısı ile İstanbul Meslek Hastalıkları Hastanesinde düzenlenen rapor gereğince müvekkilinin meslek hastalığının olmadığına dair karar verildiğini, davacının neredeyse çalışma hayatının tamamına yakınını davalı iş yerinde geçirmiş ve işe başlarken herhangi bir sıkıntısı bulunmaz iken şu anda skolyoz olduğunu ileri sürerek davacının meslek hastalığının tespitine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; sigortalının meslek hastalığının bulunmadığı ile ilgili Kurum kararının mevcut olduğunu, mesleki hastalığın başka kurumlarca tespitinin mümkün olmadığını, söz konusu davanın açılmasına müvekkili Kurumun sebebiyet vermemiş olduğunu, müvekkil Kurumun dava konusu ile ilgili işlemlerinde mevzuata ve hukuka aykırı bir durum söz konusu olmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının özlük dosyası içinde yer alan .... Laboratuvar- Görüntüleme Merkezi Radyoloji Uzmanı tarafından verilen 12.04.2012 tarihli raporda davacının çekilen akciğer grafisinde "Vertebralarda açıklığı sağa bakan skolyoz tespit edilmiştir" şeklinde tespitte bulunulduğunu, yani davacının işten ayrılmadan çok önce, en azından özlük dosyasına yansıyan böyle bir rahatsızlığı olduğunun dosyaya sunulan rapor ile sabit olduğunu, davacının skolyoz rahatsızlığının çok önce olduğunu, hangi tür skolyoz bulunduğu, rahatsızlığın geçmişi, tıbbi gerekçesi ve rahatsızlığı ile müvekkili şirkette icra ettiği iş arasında illiyet bağının araştırılmaya muhtaç olduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile,
"Somut uyuşmazlıkta; davacı hakkında düzenlenen 05.03.2020 tarihli İstanbul Kurum Sağlık Kurulu Kararında davacının rahatsızlığının mesleki olmadığının belirtildiği, davacının itirazı sonrasında S.S. Yüksek Sağlık Kurulu'nun 20.12.2021 tarih ve 2021/21785 sayılı Raporunda davacıdaki rahatsızlığın mesleki olmadığının belirtildiği, son olarak Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu'nun 26.08.2022 tarihli 17186 karar sayılı Raporunda rahatsızlığın mesleki olmadığının belirtildiği, S.S. Yüksek Sağlık Kurulu Raporu ve Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu Raporunda aynı yönde görüş bildirildiği, aralarında çelişki bulunmadığı, bu nedenle Adli Tıp Kurumu 2. Üst Kurulundan rapor aldırılmasına gerek bulunmadığı ve İlk Derece Mahkemesince raporların prosedüre uygun aldırıldığı anlaşıldığından davanın reddine dair İlk Derece Mahkemesi kararında isabetsizlik bulunmamaktadır." gerekçesiyle davacı vekili  tarafından yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili özetle,
1.Mahkemece karara dayanak alınan ATK 3. İhtisas Dairesi raporunda müvekkilinin fiziken muayenesi yapılmadan salt geçmiş sağlık kayıtları ve raporları ile yetinilerek rapor hazırlandığını, müvekkilinin rapor için herhangi bir sağlık kuruluşu ve hastaneye sevk edilerek hali hazırdaki son durumunu gösterir grafi, film, rapor alınmadığını, bu husustaki itirazlarının dikkate alınmadığını,
2.ATK kurul üyelerinin branşları dikkate alındığında heyetin, müvekkilinin sağlık problemleri ile ilgili olarak uzman bir hekim olmaksızın teşekkül ettiğini, müvekkilinin rahatsızlığı skolyoz olup bu hastalığa bakan uzmanlık dalı ise ortopedi ve omurga cerrahisi bölümleri olduğunu, ancak sadece ortopedi uzmanına yer verildiğini, herhangi bir omurga cerrahisi uzmanına yer verilmediğini, raporun bu yönüyle eksik ve hatalı olduğunu, bu nedenle Mahkeme kararının da hatalı olduğunu,
3.ATK tarafından değerlendirme yapılırken tanık beyanları, iş yeri çalışma koşulları değerlendirilmeden ve tıbbi tespitler yapılmadan salt SGK sağlık kurulu raporuna dayanarak müvekkilinin hastalıkların meslek hastalığı olmadığı şeklinde bir tespitte bulunulmasının eksik ve hatalı olduğunu, eş anlatımla ATK tarafından skolyoz hastalığının hangi nedenlerden dolayı meslek hastalığı olmadığının tıbbi gerekçeleri ile ortaya konulmadığını,
4.Ayrıca dava dilekçesinde belirtildiği ve mahkemece ön inceleme duruşmasında uyuşmazlık olarak tespit edildiği halde müvekkilinde oluşan skolyozun davalı tarafça işyerinde rutin yaptırılan sağlık taramalarında 2012 yılında tespiti yapılmış olmasına rağmen sonucun müvekkiline bildirilmeyerek çalışmaya devam ettirilmesinin skolyoz oluşumuna veya ağırlaşmasına etkisinin ne olduğunun tespiti talep edilmiş olunmasına rağmen ATK raporunda bu hususta herhangi bir inceleme ve değerlendirme yapılmadığını,
5.Ayrıca müvekkilinin davalı işverenlik bünyesinde, Mahkemece dinlenen tanıkların da beyan ettiği üzere ağırlığı 80 kg bulan kumaş toplarını kaldırmak, indirmek, taşımak suretiyle suretiyle meslek hastalığına yakalandığını, zira müvekkilinin işe başlarken herhangi bir sıkıntısı bulunmaz iken şu anda skolyoz olduğunu, müvekkilinde oluşan skolyozun işyerinde yaptığı işin ağırlığından kaynaklandığını, hal böyle iken ve müvekkilinin meslek hastalığına maruz kaldığı tüm tıbbi tedavi belgeleri ile sabit iken müvekkilinin meslek hastalığının olmadığı yönündeki tespitin kabulünün mümkün olmadığını,
6.Gerek SGK gerekse de ATK tarafından rapor düzenlenirken 28.09.2021 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanması ile birlikte yürürlüğe giren 31612 Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği çerçevesinde rapor alınmadığını, İlk Derece Mahkemesince karara dayanak alınan SGK ve ATK Raporlarının bu yönüyle de hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık meslek hastalığının tespiti istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.