Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/6525 K.2025/12535
10. Hukuk Dairesi 2025/6525 E. , 2025/12535 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1419 E., 2024/2360 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Erzurum 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/110 E., 2024/131 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının yaşamış olduğu sağlık sorunları sebebiyle davalı Kurum tarafından yaptırılan sağlık testleri sonucunda % 90 engelli olarak belirlendiğini, Erzurum Bölge Eğitim Hastanesi Sağlık Kurulu Raporu sonucuna göre hastalığının 5 evre kronik böbrek yetmezliği olduğu ve özür durumunun % 90 olduğu belirlendiğinden dolayı 27.10.2017 tarihli davalı Kurumun Sağlık Kurulunca M/1-A maddesine göre malul sayıldığını, müvekkiline malul sayılması sebebiyle aylık bağlandığını, davalı Kurumun her yıl özür oranının belirlenmesine ilişkin prosedür gereği olarak 27.10.2018 tarihinde muayenesinin yapıldığını, malullüğün devamına karar verildiğini; en son 31.08.2020 tarihinde kontrol muayenesine gönderildiğini ve Atatürk Hastanesinin 04.08.2020 tarihli 326724 sayılı Sağlık Kurulu Raporuna istinaden davalı Kurum tarafından çalışma gücü kaybının % 60 altında kalması gerekçe gösterilmek suretiyle malul sayılmayacağına karar verildiğini, müvekkilinin sağlık sorunlarında iyileşme ve düzelme olmadığı halde ve tüm değerlerinin eskisinden daha kötü olmasına rağmen sırf tıbbi renal replasyon tedavisini kabul etmediğinden dolayı müvekkilini cezalandırmaya gittiklerini ve haksız ve hukuksuz bir şekilde malul sayılmamasına karar verildiğini ileri sürerek Kurum Yüksek Sağlık Kurulunun 11.11.2020 tarihli ve 2020/15532 sayılı Kararıyla müvekkilinin malul sayılmaması işleminin iptal dilerek, 5510 sayılı Kanun ve Maluliyet Tespiti Yönetmeliğine göre tek böbrekli ve böbrek yetmezliği sebebiyle çalışma gücünü % 60 üzerinde kaybetmesi sebebiyle malul sayılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle, davacının açmış olduğu davanın yersiz ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, sigortalının veya işverenin talebi üzerine Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurullarınca usulüne uygun düzenlenecek raporlar ve dayanağı tıbbi belgelerin incelenmesi sonucu, çalışma gücünün veya iş kazası veya meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünün en az %60'ını kaybettiği Kurumun Sağlık Kurulunca tespit edilen sigortalı, malullük sigortası bakımından malul sayıldığını ancak sigortalı olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarihten önce sigortalının çalışma gücünün % 60'ını kaybettiği önceden veya sonradan tespit edilirse, sigortalı bu hastalık veya özürü sebebiyle malullük aylığından yararlanamadığını, bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasların, Kurum tarafından çıkarılan yönetmelikle düzenlendiğini, malullük sigortasından sigortalılara sağlanan hakkın, malullük aylığının bağlanmasını, 25. maddeye göre malül sayılmasını, en az on yıldan beri sigortalı bulunduğunu, toplam olarak 1800 gün veya başka birinin sürekli bakımına muhtaç derecede malül olan sigortalılar için ise en az beş yıldan beri sigortalı bulunup toplam 900 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları priminin bildirilmiş olması, maluliyeti nedeniyle sigortalı olarak çalıştığı işten ayrıldıktan veya iş yerini kapattıktan veya devrettikten sonra Kurumdan yazılı istekte bulunması halinde malullük aylığının bağlandığını, ancak 4. maddenin birinci fıkrasının bendine göre sigortalı sayılanların kendi sigortalılığı nedeniyle genel sağlık sigortası priminin dahil, prim ve her türlü borçlarının ödenmiş olmasının zorunlu olduğunu belirterek açılan davanın yersiz ve hukuki dayanaktan yoksun olması nedeniyle reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının 27.10.2023 tarih ve 83132332 sayılı üst yazısı gereği, davacıya 01.09.2022 tarihinden itibaren, dava konusu maluliyet aylığının bağlandığı (yeniden) anlaşıldığından, konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile,
"A-) 1- Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353-(1)-b.2 maddesi gereğince kabulüne,
B-)I-)Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber kanunun olaya uygulanmasında hata edildiği ve yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı anlaşılmakla HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca mahkeme kararının ortadan kaldırılmasına;
II-)1-)Davanın kabulü ile davacının 11.11.2020 tarihi itibariyle çalışma gücünün en az %60'ını kaybetmiş olmakla malul sayılması gerektiğinin tespiti ile ödenmemiş aylıkların ödenmesi gerektiğinin tespitine, maluliyet aylığının yeniden bağlanması talebine yönelik olarak Kurumca dava sırasında aylık bağlandığından karar verilmesine yer olmadığına," karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, davacının 31.08.2020 tarihinde kontrol muayenesi için hastaneye sevk edilmiş olup 04.08.20 20... sayılı raporun Kurum Sağlık Kurulunca incelenmesi sonucu, davacının çalışma gücünü en az %60 kaybetmediğine karar verildiğinden, davacıya bağlanmış olan maluliyet aylığının kesildiğini, davacı tarafın bu karara itiraz etmesi sonucu dosyanın incelenmesi için Yüksek Sağlık Kurulu'na gönderildiğini, Yüksek Sağlık Kurulunun 11.11.20 20... /15532 sayılı kararı ile davacının itirazının reddedildiğini ve bahse konu Atatürk Üniversitesi Hastanesinin Sağlık Kurulu Raporu esas alınarak çalışma gücünün en az %60'ını kaybetmediği tespit edildiğinden malul sayılamayacağına ilişkin oy birliğiyle karar verildiğini; sonuç olarak müvekkili Kurumca yapılan işlemlerin usul ve yasaya uygun olup davanın reddi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının maluliyet aylığının kesilmesine yönelik Kurum işleminin iptali ile aylığının yeniden bağlanması istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.