Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/6542 K.2025/12287
10. Hukuk Dairesi 2025/6542 E. , 2025/12287 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1879 E., 2025/204 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bulancak 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2021/365 E., 2024/238 K.
Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, 27.09.2013 tarihinde gerçekleşen trafik kazası sebebiyle dava dışı ... için 543.474,66 TL PSD gelir tutarı, 5.086,60 TL geçici iş göremezlik ödeneği, 278.285,34 TL hastane masrafı, 26.986,53 TL ilaç masrafı ve 4.066,23 TL medikal malzeme ödemesi yapıldığını, yapılan incelemede dava dışı ... 'ın geçirmiş olduğu kazanın iş kazası olduğu, kaza ile ilgili raporda kazanın karşı tarafı ambulans sürücüsü ... 'ün asli kusurlu olduğunun belirtildiği, Bulancak Asliye Ceza Mahkemesinde ambulans şoförü hakkında birden fazla kişinin yaralanmasına sebebiyet vermekten dolayı dava açıldığı belirtilerek 5510 sayılı Kanun'un 21/4. maddesi uyarınca şimdilik 50.000,00 TL kurum zararının davalı ... şirketinden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, zamanaşımı süreleri geçtikten sonra davanın açıldığını, zamanaşımı itirazları olduğunu, aynı konu ve talebe ilişkin olarak davacı tarafça açılan Ordu İş Mahkemesinin 2018/252 Esas sayılı dosyasında yargılama yapıldığını, davacı tarafın açtığı dava devam etmekteyken aynı konu ve talebe ilişkin yeni bir dava açılamayacağını, bu nedenle derdestlik durumu nedeniyle davanın kesin şekilde reddini talep ettiklerini, HMK kapsamında davacı tarafça zararın belirlenebilir olduğu iddia olunduğundan "Belirsiz alacak" davası olarak dava açılmasının hukuka aykırı olduğunu, bu nedenle davanın usulden reddi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydı ile davalı şirketin sorumluluğunun poliçe teminatı limiti ile sınırlı olduğunu, dava konusu kaza nedeniyle hak sahibi olan ... ’a poliçe teminatlarının tamamının ödendiğini, davalı şirketin dava konusu trafik kazası bakımından olası sorumluluğunun 01.06.2015 tarihinden önceki eski trafik sigortası genel şartları uyarınca belirlenmesi gerektiğini, davacı tarafça kusur durumunu gösterdiği iddia olunan raporun iş kazası yönünden alınmış bir rapor olduğunu, davalı şirketin sorumluluğu yönünden bir bağlayıcılığı bulunmadığını, KTK hükümleri çerçevesinde ATK'dan söz konusu trafik kazasına ilişkin trafik kusur raporu alınması gerektiğini, davacı Kurumun ödeme ve tahsis tarihinden itibaren faiz işletilmesine ilişkin talebinin haksız olduğunu belirterek davanın talep karar verilmesini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 08.06.2023 tarihli 2020/ 18... /820 Karar sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı Kurum vekili, dava dışı ... 'ın 27.09.2013 tarihinde geçirmiş olduğu trafik iş kazası sebebi ile kazaya karışan araç sürücüsü ... 'ün %100 kusurlu olduğunun tespit edildiğini, bu nedenle 5510 sayılı Kanun'un 21/4. maddesi ve 76/6 maddesi gereği işbu kazaya karışan aracı kaza tarihindeki zorunlu trafik sigortası ile güvence altına alan davalıdan tahsilinin zorunlu olduğunu, yapılan yargılama soncunda alınan tüm bilirkişi raporları (kusur ve hesap raporları), Bulancak Asliye Ceza Mahkemesi dosyası, tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde kurum zararının oluştuğunun kabul edildiğini, davalı şirketin Kurum zararlarından tamamı ile sorumlu olması sebebi ile kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, karar bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.