Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/2926 K.2025/12310

🏛️ 10. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/2926 📋 K. 2025/12310 📅 23.09.2025

10. Hukuk Dairesi         2025/2926 E.  ,  2025/12310 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/157 E., 2024/391 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Polatlı 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2020/14 E., 2024/105 K.
Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; bekçi olarak davalı nezdinde çalışan davacının 21.08.2019 tarihinde hayvanlara yem verme sırasında ahırdaki 4 metre yüksekliğindeki demir kapının üzerine düşmesi sonucu yaralandığını, iş kazası sonucu uğradığı kazanç kaybı, tedavi gideri, iş gücü azalmasından kaynaklı zararı ile ekonomik geleceğin sarsılmasından kaynaklı zararının giderilmesi gerektiğini ileri sürerek maddi tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; "..Davanın kısmen kabulüne kısmen reddine;
1-Sürekli iş göremezlik zararı olmak üzere toplam 638.348,07 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 21.08.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, tedavi giderleri yönünden talebi ile fazlaya ilişkin taleplerin reddine, .." karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; "..1-Tarafların istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353-(1) b) 1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine,...
" karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; 16.01.2023 tarihinde ıslah dilekçesinde davanın 808.066,49 TL ıslah edilmesine rağmen, huzurdaki davanın 638.348,07 TL üzerinden kısmen kabul edildiğini, yasaya ve usule aykırı olduğunu, kararda her ne kadar ilk peşin sermaye gelirinin mahsup edildiği belirtilmiş ise de 31.01.2024 tarihli bilirkişi raporunda alacak hakkının 62.121,69 TL azaltmasının kanun ve usule aykırı olduğunu, tümüyle kabule karar verilmesi gerekirken, kısmen kabule karar verildiğini, davalı lehine haksız olarak vekalet ücretine hükmedildiğini, 31.01.2024 tarihinde tazminat hesaplamasında hükme en yakın tarihteki asgari ücretin hesaba alınacağının izahtan vareste olduğunu, asgari ücret baz alınarak hesaplama yapıldığını, alacak hakkının 2.162.121,69 TL olduğuna kanaat getirildiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte ilk peşin sermaye değerini bilirkişi raporunda hesaplanan 2.162.121,69 TL'den düşülmesi gerekirken ilk bilirkişi raporunda hesaplanan ve aynı zamanda ıslah miktarından düşülmesinin mevzuata aykırı olduğunu beyan ederek mahkemenin kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; usulsüz tebligatlarla müvekkilinin savunma ve yargılamaya katılma hakkını kısıtlandığını, dava dilekçesi ve tensip zaptının dava dilekçesinde belirtilen adrese çıkarıldığını, ancak adresin kapalı olması sebebiyle tebligatın iade edildiğini, bunun üzerine ticaret siciliğinden Mahkemenin öğrendiği adrese Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre tebligat çıkartıldığını, tüzel kişiler için Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre tebligat çıkarılabilmesi için o adrese öncesinde usulüne uygun tebligat çıkarılmış ancak tebliğ yapılamamış olması gerektiğini, mahkemece çıkarılan ilk tebligata bakıldığında tebligatın usulüne uygun olmadığının açıkça görüleceğini, sürekli iş göremezlik oranının gerçek olamayacak kadar yüksek olduğunu, Sosyal Güvenlik Kurum raporunda %52 oranında tespit edildiğini, raporun kabulünün mümkün olmadığını, taraflarınca bildirilen deliller toplanmadan eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulduğunu, tanıklarının dinlenilmediğini, gerek kusur oranları gerekse sürekli iş göremezlik oranı yönünden dosya içerisinde yer alan bilirkişi raporlarının her türlü denetimden yoksun eksik ve yetersiz olduğunu, bu raporlara dayanılarak hüküm kurulmasının hukuka ve usule aykırı olduğunu beyan ederek Mahkemenin kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Dosya kapsamından; Mahkemece hesaba dair alınan raporlarda davacının sürekli iş göremezlik oranın Kurum Sağlık Kurulunun 21.12.2021 tarihli kararında belirlenen % 52 oranı olarak esas alındığı, işbu raporda 27.04.2023 tarihinde kontrol muayene gerektiği belirtilmiş ancak Mahkemece davacının kontrol muayene sonucu sorulmadığı ve davalı vekilince itiraz dilekçesi ile davacı kazalının iddia edilen sürekli iş göremezlik oranını kabul etmediklerini beyan ettiği, ayrıca davacı tarafça 28.11.2022 tarihli kök ve 09.10.2023 tarihli ek hesap raporuna itiraz edildiği Mahkemece bu yöndeki itirazın değerlendirilmeksizin anılan ek raporun hükme esas alındığı anlaşılmaktadır.
5510 sayılı Kanun'un 18. maddesinde Kurumca yetkilendirilen hekim veya sağlık kurullarından istirahat raporu alınmış olması şartıyla; iş kazası nedeniyle iş göremezliğe uğrayan sigortalıya her gün için geçici iş göremezlik ödeneği verileceği, 19. maddesinde iş kazası sonucu oluşan hastalık ve özürler nedeniyle Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurulları tarafından verilen raporlara istinaden Kurum Sağlık Kurulunca meslekte kazanma gücü en az %10 oranında azalmış bulunduğu tespit edilen sigortalıya sürekli iş göremezlik geliri bağlanacağı; iş kazası ve meslek hastalığı sonucu sürekli iş göremezlik hallerinde meslekte kazanma gücündeki kayıp oranının belirlenmesine ve bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usul ve esasların Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenleneceği bildirilmiştir.
5510 sayılı Kanun'un 95. maddesine göre "Bu Kanun gereğince, yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, çalışma gücü kaybı, geçici iş göremezlik ödeneklerinin verilmesine ilişkin raporlar ile iş kazası ve meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücü veya çalışma gücü kaybına esas teşkil edecek sağlık kurulu raporlarının usûl ve esaslarını, bu raporları vermeye yetkili sağlık hizmeti sunucularının sahip olması gereken kriterleri belirlemeye, usulüne uygun olmayan sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeleri düzenleyen sağlık hizmet sunucusuna iade edecek belirlenen bilgileri içerecek şekilde yeniden düzenlenmesini istemeye Kurum yetkilidir. Usulüne uygun sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeler ile gerekli diğer belgelerin incelenmesiyle; yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, vazife malullük derecesini, iş kazası veya meslek hastalığı sonucu tespit edilen meslekte kazanma gücünün kaybına veya meslekte kazanma gücünün kaybı derecelerine ilişkin usûlüne uygun düzenlenmiş sağlık kurulu raporları ve diğer belgelere istinaden Kurumca verilen karara ilgililerin itirazı halinde, durum Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca karara bağlanır.
Kural olarak Yüksek Sağlık Kurulunca verilen karar Sosyal Güvenlik Kurumunu bağlayıcı nitelikte ise de diğer ilgililer yönünden bir bağlayıcılığı olmadığından Yüksek Sağlık Kurulu Kararına itiraz edilmesi halinde inceleme Adli Tıp Kurumu aracılığıyla yaptırılmalıdır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 28.06.1976 günlü, 1976/6-4 sayılı Kararı da bu yöndedir.
Adli Tıp 3. İhtisas Kurulundan alınacak rapor ile Yüksek Sağlık Kurulu Kararı arasında sürekli iş göremezlik oranına yönelik görüş ayrılığı bulunduğu takdirde çelişkinin giderilmesi için dosyanın Adli Tıp 2. Üst Kuruluna gönderilerek çıkacak sonuca göre karar verilmesi gerekir.
Somut olayda, davacının sürekli iş göremezlik oranının % 52 olduğuna ilişkin Kurum Sağlık Kurulu kararında 27.04.2023 tarihinde kontrol muayenesi gerektiği belirtilmiş olup işbu raporun bu hali ile itiraz eden davalı yönünden bağlayıcı olmadığı, SGK'dan kontrol muayene sonucunun araştırılmadan ve davalı vekilince itiraz dilekçesinde Kurum tarafından tespit edilen sürekli iş göremezlik oranına da itiraz edildiği hususları birlikte değerlendirildiğinde Mahkemece sırasıyla Yüksek Sağlık Kurulu devamla itiraz halinde Adli Tıp Kurumu Üçüncü İhtisas Dairesinden rapor alınması; mevcut raporlar arasında çelişki oluşması ve itiraz halinde ise raporlar arasındaki çelişkinin Adli Tıp Kurumu İkinci Üst Kurulundan rapor alınmak suretiyle giderilmesinin ardından davacı vekili tarafından hükme en yakın asgari ücret üzerinden karar verilmesine ilişkin yaptığı itirazında dikkate alınarak karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile sonuca gidilmesi isabetsiz olmuştur.
Mahkemece yapılacak iş, sürekli iş göremezlik oranına ilişkin SGK'dan kontrol muayene sonucunun araştırılmasına temyiz eden davalı vekilinin itirazı gereği yukarıda açıklanan prosedür işletilerek davacının sürekli iş göremezlik oranını tereddüte yer bırakmayacak şekilde belirleyip kesinleştirmek, yeniden hesap raporu alınmasının gerekmesi halinde davacının hükme yakın asgari ücret üzerinden karar verilmesine ilişkin yaptığı temyiz istemi de gözetilerek oluşacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililerine iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.