Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/6141 K.2025/12054

🏛️ 10. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/6141 📋 K. 2025/12054 📅 18.09.2025

10. Hukuk Dairesi         2025/6141 E.  ,  2025/12054 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/3426 E., 2024/3332 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 3. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/148 E., 2023/256 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı asil, dava dilekçesinde dava dışı ... ile Aksaray 2. Aile Mahkemesinin 2007/510 Esas sayılı ilamı ile çekişmeli olarak boşandığını, davalı Kuruma ölen babasından dolayı başvuruda bulunulduğunu, ancak Kurumun başvurusunu reddettiğini beyanla davalı Kurumca tesis edilen 07.04.2022 tarih ve ... sayılı Kurum işleminin iptali ile Kuruma başvuru tarihinden itibaren ölüm aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı SGK Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum denetmeni tarafından yapılan incelemede, davacı hakkında yapılan adres araştırması ile davacının boşandığı eşi ile birlikte yaşadığının tespit edildiğini, bu nedenle isteminin reddedilmiş olduğunu, yapılan işlemin yerinde olduğunu belirterek davacının davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan yargılama sonunda; taraflar arasında Kuruma babasından aylık bağlanması yönünde talepte bulunduğu 2019 yılı (19.03.2020 tarihli dilekçesine istinaden uzaklaştırma kararı gözetilerek 26.08.2019 tarihinden itibaren aylık bağlanması yönündeki talebi de ayrıca değerlendirilerek) sonrası fiili bir birlikteliğin bulunmadığı, aralarında husumet bulunduğu anlaşılmış, abonelik ve adres kayıtları ile davacının yaklaşık 3 yıldır ... Mah. ... Sk. No:13/2 ... adresinde çocuğu ile birlikte yaşadığı, davacının eski eşi ...'ın Uşak ilinde yaşamaya devam ettiği, davacının kullanmış olduğu abonelik kayıtlarının bir kısmının kardeşi ... bir kısmının ise ev sahibi ... 'ya ait olduğu nazara alındığında, davacı ve eski eşin son 3 yıldır özellikleile babasından aylık talebinde bulunduğu 31.03.2022 tarihi ve sonrası dönem evlilik birliğinin gereği fiili birlikteliğin bulunmadığı kanaati ile davanın kabulü ile davalı Kurumun 07.04.2022 tarih 43418120 sayılı Kurum işleminin iptali ile davacının 31.03.2022 tarihli dilekçesine istinaden takip eden aybaşı olan 01.04.2022 tarihinden itibaren aylığına hak kazandığının tespitine, ödenmemiş aylıklar yönünden Kuruma başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte Kurumdan tahsiline dair karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı ile eski eşi arasında birlikte yaşama olgusunun Kurum denetmeni ile ortaya çıktığını, davacının sonraki istemi bakımından da, Kurum işlemlerinde herhangi bir hukuka aykırılık olmadığını dinlenen tanıkların beyanları ile birlikte yaşama olgusunun devam ettiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık aksi Kurum işleminin iptali ile birlikte Kurumca kesilen ölüm aylığının 01.04.2022 itibari ile yeniden bağlanması ve ödenmesi istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.