Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/6685 K.2025/12046
10. Hukuk Dairesi 2025/6685 E. , 2025/12046 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2017/891 E., 2019/520 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili asıl davadaki dava dilekçesinde; müvekkilinin.... sigorta numarasıyla Diyarbakır Milli Eğitim Bakanlığına bağlı ... Halk Eğitim Müdürlüğü bünyesinde halı ustası öğreticisi olarak 1997 yılından bu yana hafta sonu, resmi ve dini bayram tatil günü dahil ayda 30 gün çalışmasına rağmen hizmetlerinin eksik bildirildiğini belirterek eksik hizmetlerin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; 657 sayılı Kanun'un 89. maddesi gereğince her dereceli eğitim ve öğretim kurumları ile üniversite ve akademi, okul. kurs. yaygın eğitim yapan kurumlar ve benzer kuruluşlarda öğretmen veya öğretim üyesi bulunmaması halinde öğretmenlere, öğretim üyelerine veya diğer memurlara veyahut açıktan atanacaklara ücret ile ek ders görevi verilebilmekte, 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu'nun 47.maddesinde ... Kurumlarında Sözleşmeli Veya Ek Ders Görevi İle Görevlendirilebilecek Uzman ve Usta Öğreticiler Hakkında Yönetmeliğin 5. maddesinde ek ders verilmesi yoluyla görevlendirilebilecek usta öğreticilere 657 sayılı Kanun'un 89.maddesi uyarınca işlem yapılacağının öngörüldüğü, usta öğreticilerin 487 sayılı İş Yasası Hükümleri olarak kabul edilmesi gerektiğini, bu Kanun'un 63. maddesinde 1 haftalık çalışma süresinin 45 saati geçemeyeceğinin belirtildiğini, 5797 sayılı Kanun'la değişik 5510 sayılı Kanun'un 80.maddesine göre usta öğreticilerin 1 aylık süredeki gün sayısı (brüt aylık kazanç/asgarı günlük kazanç=gün sayısı) formülüne gore hesaplanacağını küsurların dikkate alınmayacağını, usta öğretici olarak part-time çalışan sigortalıların tam gün çalıştığı şeklinde değerlendirilmesine imkan olmadığı belirtilerek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın idari yargının görev alanına girdiğini, usta öğreticilerin saat başı ücret karşılığı ve belirli sürelerde çalıştığı konuyla ilgili Yönetmeliğin 5. maddesinde, uzman ve usta öğreticilerin geçici veya ek ders görevi verilerek görevlendirileceklerinin belirtildiğini, 8. maddesine göre bunların haftalık çalışma sürelerinin 40 saat olduğunun 9. maddesinde dc günlük çalışma saatinin 8 saat olduğu, Kurum müdürünce bunların cumartesi ve pazar günleri de dahil 08.00- 23.00 saatleri arasında çalıştırabileceğini belirtildiğini, uzman ve usta öğreticilerin Bütçe Kanunları ile belirlenen saat ücreti esas alınarak ücretlerinin ödendiğini. 7.5 saatlik çalışma süresi 1 gün kabul edilerek I ay için prime esas gün sayısı hesaplanarak sigorta primlerinin yatırıldığını, çalışılmayan saatlerin dikkate alınmadığını, davacının çalışma sürelerinin tam olarak Kuruma bildirildiğini, Kuruma eksik bildirilen çalışmasının bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 13.07.2015 tarihli kararı ile davacının 24.03.1997 – 01.09.2010 tarihleri arasında aralıklı olarak davalı Kurum bünyesinde toplam 1041 günlük çalışmasının SGK’ya eksik bildirildiğinin tespitine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
İlk Derece Mahkemesinin 13.07.2015 tarihli kararının süresi içinde davalılar vekillerince tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 2015/21246 E., 2016/11853 K. sayılı kararı ile “... davalı işyerlerinden davacı adına düzenlenen ders programları, özlük dosyası, puantaj kayıtları, tüm talep dönemini kapsar imzalı ücret ödeme belgeleri devam-devamsızlık çizelgesi ve kursa geliş ayrılış saatlerini gösterir belgelerin de getirtilerek, dosyada bulunan diğer belgeler ile birlikte değerlendirilmek suretiyle, okula geliş ve ayrılış saatleri de göz önüne alınarak, davacının günlük girilen ders saati itibariyle mesaisini tam gün olarak davalı işverenler nezdinde geçirip geçirmediği, diğer bir anlatımla, bir günlük çalışma mesaisinin tümünü davalı işyerlerine hasredip etmediği saptanmalı, davacı ile birlikte çalışan müdür, şef, hizmetli, kadrolu öğretmen ve usta öğretici gibi beyanları belgelerle denetlenebilecek tanık beyanlarına başvurulup ders saati, mesai, tam-kısmi çalışma hususları sorulmalı, tüm bilgi ve belgeler birlikte değerlendirilerek davacının çalışmalarının tam süreli mi yoksa kısmi süreli mi olduğu netliğe kavuşturulmalı, daha az saat derse girilen günlerde tam gün mesaisinin davalı işverenler nezdinde geçtiği kabul edilemeyeceğine göre, 7,5 saatlik çalışmanın 1 gün kabul edilmek suretiyle hesaplama yapılarak sonucuna göre Mahkemece bir karar vermek gerekir..” gerekçesi ile bozulmuştur.."
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyada bulunan SGK kayıtları, davalı Kurum kayıtları, dinlenen davacı ve kamu tanık beyanları tamamı birlikte değerlendirildiğinde davacının 1997 – 2008 döneminde davalı Kurum bünyesinde halı dokuma atölyesinde usta öğretici olarak çalıştığı, günlük çalışmasının 35 saat ve üzerinde olduğu, mevcut yasal düzenleme gereği haftada 30 saatten fazla çalışma olması nedeni ile çalışmanın tam süreli olarak kabul edilmesi gerektiği, belirtili tarihler arasında davacının hüküm kısmında belirtilen günler kadar fiili çalışmanın SGK’ya eksik olarak bildirildiği kanaat ve sonucuna varılmakla davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1-Davalı Kurum vekili, eksik inceleme ile karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2-Davalı MEB vekili eksik inceleme ile karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının ... nezdinde usta öğretici olarak tam gün (otuzar gün) esasıyla çalıştığını belirterek Kuruma eksik olarak bildirilen hizmetlerinin tespiti istemine ilişkindir.
1. Mahkemenin, Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu; Mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirir. (09.05.1960 tarihli ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, Hukuk Genel Kurulunun 12.07.2006 tarihli, 2006/9-508 E., 2006/521 sayılı kararı).
Mahkemenin, Yargıtayın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak gerçekleşebilir. (Prof. Dr. Baki Kuru, Usuli Müktesep Hak (Usule İlişkin Kazanılmış Hak) Dr. A. Recai Seçkin’e Armağan, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları No. 351 Ankara, 1974, sayfa 395 vd.)
Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur. (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK).
2-Eldeki davada ise Mahkemece verilen önceki karar, bozma içeriğinde belirtilen ilkeler çerçevesinde araştırma yapılması gereği belirtilerek Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 2015/21246 E., 2016/11853 K. sayılı kararı ile bozulmuştur. Mahkeme tarafından bozmaya uyulmuştur. Ancak hatalı anlam verilerek bozmanın gereği yerine getirilmemiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak davanın kabulüne karar verilmiş ise de karar eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.
3. Uyuşmazlık, davacının davalı işyerinde geçen çalışmalarının kısmi veya tam süreli olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Hal böyle olunca, davacının günlük mesaisinin tamamını bu işe ayırıp ayırmadığının ve aynı işyerinde tam gün süreli çalışan emsal çalışanlarla aynı işi yapıp yapmadığının ya da tam gün süreli çalışan emsal çalışanlara göre önemli ölçüde daha az çalışıp çalışmadığını belirlemek için davalı işyerlerinden davacı adına düzenlenen ders programları, özlük dosyası, puantaj kayıtları, tüm talep dönemini kapsar imzalı ücret ödeme belgeleri devam-devamsızlık çizelgesi ve kursa geliş ayrılış saatlerini gösterir belgelerin de getirtilerek, dosyada bulunan diğer belgeler ile birlikte değerlendirilmek suretiyle, okula geliş ve ayrılış saatleri de göz önüne alınarak, davacının günlük girilen ders saati itibariyle mesaisini tam gün olarak davalı işverenler nezdinde geçirip geçirmediği, diğer bir anlatımla, bir günlük çalışma mesaisinin tümünü davalı işyerlerine hasredip etmediği saptanmalı, davacı ile birlikte çalışan müdür, şef, hizmetli, kadrolu öğretmen ve usta öğretici gibi beyanları belgelerle denetlenebilecek tanık beyanlarına başvurulup ders saati, mesai, tam-kısmi çalışma hususları sorulmalı, tüm bilgi ve belgeler birlikte değerlendirilerek davacının çalışmalarının tam süreli mi yoksa kısmi süreli mi olduğu netliğe kavuşturulmalı, daha az saat derse girilen günlerde tam gün mesaisinin davalı işverenler nezdinde geçtiği kabul edilemeyeceğine göre, 7,5 saatlik çalışmanın 1 gün kabul edilmek suretiyle hesaplama yapılarak sonucuna göre Mahkemece bir karar vermek gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararın BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
Üye ...'ın muhalefetine karşı Başkan Vekili ... ve Üyeler ... ve ... ve ...'ün oyları ve oy çokluğuyla,18.09.2025 tarihinde karar verildi
KARŞI OY GEREKÇESİ
1.Çoğunluk ile aradaki temel uyuşmazlık, 657 sayılı kanunun 89. Maddesi kapsamında günde 7 saat, haftalık 35 saat üzerinde derse giren ve 01.10.2008 sonrası ise her ay 30 gün üzerinden tam süreli sigorta hizmeti bildirilen usta öğreticinin 01.10.2008 öncesi 24.03.2007-30.09.2008 arası çalışmasının kısmi süreli olup olmadığı ve buna göre hizmet süresinin tespiti gerekip gerekmediği” noktasında toplanmaktadır.
2. Mahkemenin tam süreli çalıştığı ve buna göre hizmet tespitine yönelik ilk kararı;
“Somut olayda; davacının davalı işyerinde hizmet akdine bağlı olarak çalıştığı konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır Uyuşmazlık, davacının çalışmalarının kısmi süreli ya da tam süreli olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 13.maddesine göre işçinin normal haftalık çalışma süresinin, tam süreli iş sözleşmesiyle çalışan emsal işçiye göre önemli ölçüde daha az belirlenmesi durumunda sözleşme kısmi süreli iş sözleşmesidir. Emsal işçi, işyerinde aynı veya benzeri işte tam süreli çalıştırılan işçidir. Yukarıda anılan yasa hükümleri doğrultusunda, usta öğreticilerin ders saati karşılığında ücrete hak kazanmaları esas olduğundan kısmi süreli iş sözleşmesi ile çalıştıkları kabul edilmelidir. Ancak, davacının ders saatleri dışında Kurumun kendisine verdiği görev ya da işin niteliği gereği çalışmasını sürdürdüğü hallerde günlük mesaisinin tamamını bu işe ayırdığı ve aynı işyerinde tam gün süreli çalışan emsal çalışanlarla aynı işi yaptığı belirlendiği takdirde davacının tam süreli çalıştığı kabul edilebilir ise de mahkemenin yeterli ve gerekli bir araştırmayla davacının çalışmasının kısmi süreli ya da tam süreli olup olmadığını aydınlığa kavuşturmadan yazılı şekilde karar vermesi yerinde değildir. Yapılacak iş; öncelikle davacının hizmet cetvelinde bildirimleri bulunduğu anlaşılan ... sicil numaralı işyerinin MEB'e bağlı halk eğitim merkezlerinden biri olup olmadığını araştırmak, daha sonra davacının günlük mesaisinin tamamını bu işe ayırıp ayırmadığını ve aynı işyerinde tam gün süreli çalışan emsal çalışanlarla aynı işi yapıp yapmadığını ya da tam gün süreli çalışan emsal çalışanlara göre önemli ölçüde daha az çalışıp çalışmadığını belirlemek için davalı işyerinden ücret bordrolarını, puantaj kayıtlarını, görevlendirme çizelgelerini, davacı adına düzenlenen ders programları, devam-devamsızlık çizelgesi ve kursa geliş ayrılış saatlerini gösterir belgeleri de getirtmek, davacı ile birlikte çalışan müdür, müdür yardımcısı, öğretmen ve usta öğreticileri dinlemek, davacının kayıtlarda gözükmeyen çalışmalarının hangi nedenle bildirim dışı kaldığını araştırmak, dosyada bulunan diğer belgelerle birlikte değerlendirmek suretiyle, okula geliş ve ayrılış saatleri de göz önüne alınarak, davacının günlük girilen ders saati itibariyle mesaisini tam gün olarak davalı işveren nezdinde geçirip geçirmediğini, diğer bir anlatımla, bir günlük çalışma mesaisinin tümünü davalı işyerine hasredip etmediğini saptamak, daha az saat derse girilen günlerde tam gün mesaisinin davalı işveren nezdinde geçtiği kabul edilemeyeceğine göre, 7,5 saatlik çalışma 1 gün kabul edilmek suretiyle hesap yapmaktan ibarettir. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın eksik araştırma ve inceleme sonucunda yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir..”. gerekçesi ile bozulmuştur.
3.Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, “Davacının, davalı ... merkezi bünyesindeki çalışmalarının tam zamanlı olduğu, iş süresince başka bir işe zaman ayıramayacağı, tüm emeğini usta öğreticilik işine harcadığı kanaatine varılmıştır. Bu sebeple davacının tam gün çalışma esasına göre çalıştığının kabulüyle, eksik bildirilen sürelerin tespitine ve bu sürelerin sigortalılık süresi olarak Kuruma bildirilmesi gerektiğine ve bu şekilde delillerin değerlendirilmesi gerektiği” gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
4.Kararın davalılar temyizi üzerine, çoğunluk görüşü ile davacının kısmi süreli çalıştığı, bozma gereğinin yerine getirilmediği, bozmaya uymakla usulü müktesep hak oluştuğu” gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir.
5.Davacının usta öğretici olarak Davalı ...’na bağlı Halk Eğitim Merkezinde 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 89... sayılı Milli Eğitim Temel Kanununun 47. Maddesi kapsamında çalıştırıldığı ve puantaj kayıtlarına göre haftanın beş günü 24.03.1997 tarihinden 01.09.2010 tarihine kadar çalıştığı, bu sürede günde 7 saat derse girdiği, bu saat üzerinden Kuruma anılan dönemde 01.10.2008 sonrası tam süreli olmak üzere2079 gün bildirildiği, kısmi bildirilen 01.10.2008 öncesi bozma sonrası çalışma şekline göre 732 gün eksik bildirildiği anlaşılmaktadır.
6.Her şeyden önce davacının çalışması, 4757 sayılı İş Kanunu mevzuatı kapsamında çalışmamış ve bu nedenle gerek bu kanun ve gerekse 1475 sayılı daha önceki İş Kanunu kapsamında değerlendirilmez ise de çalışanlar için çalışmanın kısmi ya da tam süreli olduğundan bir ayrıma gidilmemelidir.
7.Kaldı ki 657 sayılı kanunun 89... sayılı kanunun 47. Maddesindeki kısmi çalışma, geçici görevli usta öğreticiler içindir. Davacının 1997-2010 yılları arası çalışmasında geçici bir çalışmadan söz edilemez. Dosyada sözleşmeler olmadığı gibi davacının günde ara dinlenme hariç 7 saat derse girdiği sabittir. Davacının 01.10.2008 sonrası aynı çalışma şartları olmasına rağmen hizmeti kısmi süreli olarak değil, tam süreli olarak bildirilmiştir. 01.10.2008 öncesi de aynı şekilde çalışma yapıldığına göre tam süreli kabulde bir isabetsizlik yoktur. Ders saatleri arası çalışmadan sayılan ara dinlenmeler ve tatil günleri de çalışma da sayılması gerektiğinden, davacının tüm mesaisini davalıya ait işyerinde geçirdiği ve tam çalıştığının kabulü gerekir.
8.Diğer taraftan bozma sonrası tam süreli - kısmi süreli araştırma açısından kayıtlar istenmiş, ilgili Kurum her gün 7 saat çalıştığını belirten yazı cevabında kayıtların bulunmadığından gönderilemediğini belirtmiştir. Dinlenen tanıklar da açıkça davacının tıpkı kendileri gibi tam zamanlı çalıştığını, davacının pozisyonunda çalışan usta öğreticilerin ve davacının tüm mesailerini bu işe harcadıklarını, başka bir işe zaman ayırmadıklarını beyan etmiştir.
10.Ayrıca aynı şekilde aynı işyerinde çalışanların açtığı emsal davalarda, aynı şekilde bozma kararı sonrası tam süreli çalışma olduğunun kabulüne yönelik kararlar, kapatılan Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin onama ilamları ile kesinleşmiştir (Y. 21. HD. 08.02.2018 tarih ve 2016/11212 E, 2018/946 K., 2016/11213 E, 2018/947 K., 15.01:2018 tarih ve 2017/5699 E, 2018/59 K. Ve 2017/5700 E, 2018/60 K.). Hukuki güvenlik ve hukuki istikrar açısından aynı konumda olan davacının da aynı şekilde tam süreli çalıştığının kabulü gerekir.
8.Sonuç olarak davacının tam süreli olarak çalıştığının kabulü dosya içeriğine uygun olduğundan kararın onanması gerekir. Açıklanan nedenlerle çoğunluğu bozma gerekçesine katılınmamıştır.