Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/11441 K.2025/10494
10. Hukuk Dairesi 2024/11441 E. , 2025/10494 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/401 E., 2024/1443 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gebze 4. İş Mahkemesi
SAYISI : 2016/678 E., 2023/537 K.
Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davaların kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf istemlerinin kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, asıl dava dosyasının kabulüne, birinci birleşen dava dosyasının kısmen kabulüne, ikinci birleşen dava dosyasının reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmek ve de davacı vekili tarafından duruşma talep edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin ve işin duruşmaya tabi olduğunun anlaşılması nedeniyle duruşma talebinin kabulüne karar verildikten sonra duruşma için 24.06.2025 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü murafaalı temyiz eden davacı adına Av. ... ile davalı adına Av. ... geldiler. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlanıp sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra duruşmaya son verilerek aynı günde Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili özetle; müvekkilinin iş kazası nedeniyle sürekli iş göremezliğe uğrayacak şekilde yaralandığından bahisle asıl dava dosyasında 360.000,00 TL maddi, 60.000,00 TL manevi, birinci birleşen dava dosyasında 373.505,44 TL maddi, ikinci birleşen dava dosyasında 224.335,56 TL maddi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili özetle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yargılamaya konu iş kazası nedeniyle davacının %38,20 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı, kazanın oluşumunda davacının %30, davalının %70 oranında kusurlu olduğu kabulünden hareketle asıl ve birleşen dava dosyalarının kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacının karşılanmamış maddi zararının 372.148,90 TL olduğundan bahisle, asıl dava dosyasında davacının maddi ve manevi tazminat istemlerinin kabulüne, birinci birleşen dava dosyasında davacı lehine 12.148,90 TL maddi tazminat ödenmesine, ikinci birleşen dava dosyasının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince temyiz yoluna başvurulmuştur.
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, asgari ücretteki artışın kamu düzenine ilişkin olduğu gerekçesiyle usuli kazanılmış haktan söz edilemeyeceğini, asgari ücret artışına dayalı olarak ek rapor taleplerinin celse tutanaklarında açıkça belirtildiğini, bu taleplere davalı vekilince itiraz edilmediğini, yargılama sürecinde davalı tarafın itirazlarıyla yargılamayı uzattığını ve bu süreçte müvekkilinin hak ve alacaklarının korunması gerektiğini, aksi durumda borçluların bu süreci suistimal edebileceğini, ayrıca Bölge Adliye Mahkemesi kararında yer alan “05.01.2022 tarihli rapora itiraz edilmemesinin usuli kazanılmış hak oluşturacağı” yönündeki gerekçenin yerinde olmadığını, çünkü Anayasa Mahkemesi kararlarına göre hakimin yeni olguları resen değerlendirebileceğinin kabul edildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle, Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesiz olduğunu, davacıya verilen kusur oranının az olduğu, bu yönüyle kusur oranlarının hatalı belirlendiğini, sürekli iş göremezlik oranının hatalı tespit edildiğini, ayrıca manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
VI. DEĞERLENDİRME ve GEREKÇE
a. Davalı vekilinin davacının manevi tazminat istemi hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.
Dosya içeriğine göre davacı vekilinin maddi tazminatlarla birlikte 60.000,00 TL de manevi tazminat talebinde bulunduğu, İlk Derece Mahkemesi'nce asıl ve birleşen dava dosyalarındaki maddi ve manevi tazminat taleplerinin kabulüne karar verildiği, Bölge Adliye Mahkemesi'nin 02.07.2024 tarihli kararı ile istinaf istemlerinin kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, asıl dava dosyasında davacının maddi ve manevi tazminat istemlerinin kabulüne, birinci birleşen dava dosyasında davacı lehine 12.148,90 TL maddi tazminat ödenmesine, ikinci birleşen dava dosyasının reddine karar verildiği gözetildiğinde, kabulüne karar verilen manevi tazminat miktarının Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davalı vekilinin manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının miktardan reddine karar verilmiştir.
b. Taraf vekillerinin diğer hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekilleri tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı vekilinin davacının manevi tazminat istemi hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının miktardan REDDİNE,
2. Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen diğer tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın taraflar yönünden ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz eden taraflara yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.