Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/2315 K.2025/10389

🏛️ 10. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/2315 📋 K. 2025/10389 📅 19.06.2025

10. Hukuk Dairesi         2025/2315 E.  ,  2025/10389 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1803 E., 2024/2181 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 18. İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/419 E., 2024/190 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalıya ait avukatlık bürosunda 11.05.2009-09.07.2012 tarihlerinde sekreter olarak çalıştığını ancak çalışmasının Kuruma 01.03.2010 tarihinde bildirildiğini beyan ederek Kuruma bildirilmeyen 11.05.2009- 09.07.2012 tarihleri arasında çalıştığının tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 01.03.2010-09.07.2012 tarihleri arasında sekreter olarak çalıştığını, davacının bundan evvel işyerine giriş-çıkış yaptığını ancak bu çalışmaların süreklilik teşkil etmediğini, bizzat davacının talebi ile sonlandırıldığını, davacının maddi sorunlar içinde olduğunu bilen davalının davacıyı affederek ve fakat bu defa süreklilik arz edecek şekilde 01.03.2010 tarihinde işe aldığını, davacının sürekli olarak geç kaldığını, işi savsakladığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı SGK cevap dilekçesi ile hizmet tespiti ile alacak taleplerinin aynı davada görülemeyeceğini, tefrik edilmesi gerektiğini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, davacının davalıya ait ... sicil numaralı iş yerinde 17.09.2009-28.02.2010 tarihleri arasında günlük prime esas asgari ücret üzerinden 4/1-a kapsamında çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili ile davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile
"Somut olayda, davacının davalı iş yerinin daimi çalışanı olarak 17.09.2009 tarihinden itibaren tebligat evrakı teslim aldığı anlaşılmakla fiili çalışmanın o tarihte başladığı, davacının hizmet süresinin başlangıçtaki bir bölümünün Kuruma bildirilmeyerek sonrasında bildirim yapıldığı kabul edilerek 17.09.2009-28.02.2010 tarihleri arasındaki hizmetin tespitine karar verilmesi isabetlidir.
Yukarıda yer alan açıklamalar ışığında, davacının davalıya ait avukatlık bürosunda davalıya çıkarılan tebligat belgelerini aldığı tarihten itibaren çalıştığı, davacının hizmet süresinin başlangıçtaki bir bölümünün Kuruma bildirilmeyerek sonrasında bildirim yapıldığı kabul edilerek hüküm kurulmasının yerinde olup, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu" gerekçesiyle davalı Kurum vekili ile davalı vekilinin istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle;
1.İlk Derece Mahkemesi tarafından davacıya kesin süre verilmesine rağmen davacının eksik peşin harcı kesin süre içerisinde tamamlamaması nedeniyle dava şartı noksanlığından davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği halde Mahkemece usule aykırı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verildiğini,
2.Tebligatlar ve sadece davacı tanığının beyanları doğrultusunda hüküm kurulduğunu, eksik inceleme ile karar verildiğini, davanın usulden ve esastan reddi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle;
1.Davanın hak düşürücü süre açısından reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu,
2.Dava dosyasında anlatımına başvurulan tanıkların nitelikleri huzurda görülen davanın niteliğine uygun olmadığından bu tanıkların anlatımlarına dayanılarak hüküm kurulmasının mümkün olmadığını, hizmet tespit davalarında gösterilmesi gerekli inceleme ve araştırma titizliği yeterince gösterilmeden hüküm tesis edildiğini,
3.Bilirkişi raporunda yoruma dayalı değerlendirme ve tespitler yer aldığından ayrıca hatalı ve eksik inceleme içerdiğinden bu rapora dayanılarak davanın kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı Kurum vekili ile davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.