Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/14642 K.2025/10124

🏛️ 10. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/14642 📋 K. 2025/10124 📅 17.06.2025

10. Hukuk Dairesi         2024/14642 E.  ,  2025/10124 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/16 E., 2024/19 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 30. İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/203 E., 2024/330 K.
Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davalı vekili ve davacı vekilinin katılma yolu ile istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili ve davacı vekilinin katılma yolu ile temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacının davalı işveren bünyesinde çalışırken geçici görevlendirme ile Mardin ili Nusaybin ilçesinde var olan hendek kapatılması ve barikat temizlenmesi işlerinde görevlendirildiğini, görevlendirme esnasında davacının emniyet güçleri ile koordineli olarak asker gibi birlik emrine atandığını, yola tuzaklanan EYP'nin terör örgütü mensuplarınca patlatılması sonucu davacı ve bir uzman çavuşun ağır yaralandığını, ameliyat sonrası 10 adet platin takıldığını ve sakat kaldığını, olayda davacının hiçbir kusurunun bulunmadığını beyanla maddi ve manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; husumet itirazında bulunduklarını, söz konusu kazanın terör örgütünün EYP patlatması sonucu meydana geldiğini, husumetin İç İşleri Bakanlığına yöneltilmesi gerektiğini, davacı iddialarının yerinde olmadığını beyanla haksız ve yersiz açılan davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararında özetle; ''.. istinaf karar ilamı gözetilerek kusur heyetinden ve aktüerya hesap bilirkişisinden rapor alındığı, davacının davalı işveren bünyesinde çalışırken geçici görev ile görevlendirildiği Mardin ili Nusaybin ilçesinde çalışırken terör örgütü PKK/KCK'nın EYP saldırısı sonucu 19.04.2016 tarihinde yaralandığı, meydana gelen kazada kusurunun bulunmadığı, kaza sırasında 49 yaşında olduğu, en son maluliyetinin %76 oranında olduğu, aldırılan kusur heyet raporunda olayın meydana gelmesinde davalı DSİ'nin %5 oranında kusurlu olduğu, olayın dava dışı terör örgütü tarafından açılan hendeklerin kapatılması, molozların kaldırılması, sokakların temizlenmesi için davalı kurum tarafından görevlendirme sonucu kepçe ile çalışma yaparken meydana gelen patlama sonucu davacının yaralandığı, dolayısıyla terör örgütü PKK/KCK'nın %95 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne..'' karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve davacı vekilinin katılma yolu ile istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "..Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca ayrı ayrı esastan reddine,..." karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesi ile davalı idareye husumet yöneltilemeyeceğini; 21.02.2022 tarihli bilirkişi raporunda işveren DSİ Genel Müdürlüğü ile davaya konu eylem ve meydana gelen zarar arasında uygun illiyet bağının kesildiğini; davalı işverenin teröristlerle çatışma ortamında bölge güvenliğini sağlama sorumluluğu bulunmadığını, terör olayları nedeniyle zırhlandırılmış ekipman kullanımını sağlanmasının yanı sıra davacının yanına güvenliği sağlama sorumluluğu bulunan güvenlik kuvvetlerince bomba imhası ve benzeri konularda tecrübeli bir eleman verilmesinin davalı DSİ'nin olayın meydana gelmesinde atfı kabil kusurlarının olmadığını gösterdiğini belirtilerek istinaf ilamına açıklık getirildiğini; kazanın davalının dışında, alınması gereken güvenlik önlemlerinin alınmaması sonucunda meydana geldiğini; kusurun İçişleri Bakanlığına atfedilmesi gerektiğinin belirtildiğini; rapora itirazlarının değerlendirilmediğini, bilirkişinin usule aykırı olarak rapor düzenlediğini belirterek temyiz talebinde bulunmuştur.
2.Davacı vekili katılma yoluyla temyiz ve cevap dilekçesinde özetle; Kusur raporunun eksik ve hatalı değerlendirme içerdiğini; davalıya atfedilen kusur oranının yetersiz ve çok az olduğunu; her ne kadar işveren tarafından davacı işçiye zırhlandırılmış ekskavatör ve şeffaf siyah sarı lensli balistik gözlük temin edilmişse de bu malzemelerin patlayıcı maddelere karşı yeterli olmadığını, hesap raporunda Yargıtay'ın maddi tazminat hesaplanmasına ilişkin kabul ettiği güncel içtihatların dikkate alınmadığını; davacının ücretine ilişkin tespitlerin, iskonto uygulaması, PSD'ye ilişkin değerlendirmeler ve sair diğer hususların hatalı değerlendirildiğini; manevi tazminatın az olduğunu; davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesinin de hatalı olduğunu belirterek temyiz talebinde bulunmuş; davalının temyiz isteminin ise reddini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, meydana gelen iş kazası sonucu maddi ve manevi tazminatın davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle, dosya kapsamında toplanan bilgi ve belgelere, delil ve ispat durumuna göre dairemizce benimsenen ilkelere uygun olmasına, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenlerin istinaf sebepleri olarak da dermeyan edildiği ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında gerekçesi açıklanarak itirazların karşılanmış olmasına göre ileri sürülen temyiz sebeplerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiş olması karşısında temyiz kapsam ve nedenlerine göre hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
1. Taraf vekillerinin, tüm temyiz itirazlarının reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına,
2. Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.