Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/6581 K.2025/9113
10. Hukuk Dairesi 2025/6581 E. , 2025/9113 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2415 E., 2025/251 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/304 E., 2023/316 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının 15.09.1987 tarihinde belediyeye ait odun deposunda davalı ...'nın işçisi olarak çalışmaya başladığını ve 60 gün yakacak odun kesme ve istifleme işinde çalıştığını, çalışmaya başladığı bildirilmesine rağmen primlerin ödenmediğini belirtmek sureti ile ilk işe başlama tarihinin 15.09.1987 olduğunun tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini istemiştir.
Davalı ..., davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacının ilk işe giriş tarihinin 15.09.1987 olduğunun tespiti ile 506 sayılı Kanun'un 60/G maddesi gereğince malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına esas olmak üzere sigortalılık başlangıcı olarak 18 yaşını ikmal ettiği 11.07.1989 tarihinin esas alınması ve tespitine karar verilen 1 günlük sürenin prim ödeme gün sayısına dahil edilmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiş; 02.08.2023 tarihli hükmün tamamlanmasına dair ek karar ile de kararın 1. maddesine "davanın ... yönünden açılmamış sayılmasına" ibaresi eklenmek suretiyle hükmün tamamlanmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, eksik araştırma ile hüküm kurulduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık,(1) gün süre ile sigortalı çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.
Davanın yasal dayanakları 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanun'un 2, 6, 9, 60. maddenin (G) bendi, 79,108. madde hükümleridir.
1.5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun Geçici 7. maddesi uyarınca davanın yasal dayanağı, 506 sayılı Kanun'un 79/10. maddesidir. Anılan Kanun'un 6. maddesinde ifade edildiği üzere, "sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamaz ve vazgeçilemez." Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkin olduğundan, özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde, re'sen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de gözönünde bulundurulmalıdır.
Ayrıca, 506 sayılı Kanun'un 79/10. maddesi hükmüne göre; Kuruma bildirilmeyen hizmetlerin sigortalı hizmet olarak değerlendirilmesine ilişkin davanın, tespiti istenen hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içinde açılması gerekir. Çalışmanın tespiti istemiyle hak arama yönünden Kanun ile getirilen süre, doğrudan doğruya hakkın özünü etkileyen hak düşürücü niteliktedir ve dolması ile hakkın özü bir daha canlanmamak üzere ortadan kalkmaktadır. 506 sayılı Kanun'un kabul edilip yürürlüğe girdiği tarih itibariyle beş yıl olarak öngörülen süre, 09.07.1987 tarihinde yürürlüğe giren 3395 sayılı Kanun'un 5. maddesiyle on yıla çıkarılmış, daha sonra 07.06.1994 tarihinde yürürlüğe giren 3995 sayılı Kanun'un 3. maddesiyle yeniden beş yıl olarak belirlenmiştir. Bu yönde, anılan madde hükmünde yer alan hak düşürücü süre; yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalışmaları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar için geçerlidir.
Bir başka anlatımla; sigortalıya ilişkin olarak işe giriş bildirgesi, dönem bordrosu gibi yönetmelikte belirtilen belgelerin Kuruma verilmesi, ya da, çalışmalarının Kurumca tespit edilmesi halinde; Kurumca öğrenilen ve sonrasında kesintisiz biçimde devam eden çalışmalar bakımından hak düşürücü sürenin geçtiğinden söz edilemez. Ne var ki; sigortalının Kuruma bildiriminin işe giriş tarihinden sonra yapılması, bir başka ifade ile sigortalının hizmet süresinin başlangıçtaki bir bölümünün Kuruma bildirilmeyerek sonrasının bildirilmesi ve Kuruma bildirimin yapıldığı tarihten önceki çalışmaların, bildirgelerin verildiği tarihi de kapsar biçimde kesintisiz devam etmiş olması halinde, Kuruma bildirilmeyen çalışma süresi yönünden hak düşürücü sürenin hesaplanmasında; bildirim dışı tutulan sürenin sonu değil, kesintisiz olarak geçen çalışmaların sona erdiği yılın sonu başlangıç alınmalıdır.
2.Sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşul niteliğindeki hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır. Buna göre eldeki davada,mahkemenin verdiği hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.
3.Yukarıda anılan yasal düzenleme ve açıklamalara göre inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, davacı adına davalı ... ünvanlı işverenin .... sicil. nolu işyerinden 15/09/1987 tarihli işe giriş bildirgesinin verilmiş olduğu, hızarcı mahiyetli işyerinin 01.09.1987-30.11.1987 tarihleri arasında kanun kapsamında olduğu, 1987 yılı için işyerinden bordro verilmediğinin bildirildiği,geniş çaplı komşu işyeri araştırmasında komşu işyeri tespit edilemediği, davacı asil beyanında,davalı işverenin ihale ile belediyeden odun kırma işini aldığını, kendisinin de bu kapsamda belediyeye ait odun depolarında çalıştığını beyan ettiği,ilgili belediye olan ... Belediyesi ise davalı işveren ve davacıya ait bu konuda bir kayıt olmadığını bildirdiği,işe giriş bildirgesi üzerinde yapılan imza incelemesinde,imzanın davacının el ürünü olduğunun tespit edildiği,davacı ile birlikte çalıştıklarını beyan eden davacı tanıkları ... ile ...'in dinlendiği,bu kişilerin hizmet cetvellerinde işyerinden bir bildirimin olmadığı,ancak davalı işyerinden verilmiş işe giriş bildirgelerinin istenmediği,öte yandan davalı işveren ... mahkemeye beyanında,belediyeden odun kesim işini aldığını kg başına İsa isimli bir kişiyle anlaştığını beyan ettiği ancak mahkemece İsa isimli kişinin kim olduğu ve işverenle arasındaki ilişkinin ne olduğu hususunun irdelenmediği, böylelikle mahkemece davacı tanık beyanları ile dosyadaki diğer deliller değerlendirilmek suretiyle eksik araştırma ve incelemeye dayalı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
Buna göre mahkemece, Belediye tanzim satış deposu,dolayısyla ... ile ilgili belediye arasındaki hukuki ilişki irdelenmeli, belediyeden dava konusu dönemde belediye tanzim deposunda odun kesim işinin ihale edilip edilmediği hussusu sorulmalı, dava konusu dönemde tanzim satış deposunda görevli belediye çalışanları var ise tespit edilerek beyanları alınmalı, öte yandan davalı işverenin beyanı alınrak İsa isimli kişi ile işe ilişkin aralarında nasıl bir anlaşma olduğu hususu sorularak kimliği tespit edilerek beyanına başvurulmalı, ayrıca tarafların da beyanları alınarak davacının çalışmasını bilebilecek olan kişilerin tespit edilerek sigortalılık ve vergi kayıtları da getirtilmek suretiyle beyanları alınmalı, davacı tanıkları ... ile ...'in davalı işyerinden işe giriş bildirgeleri olupo olmadığı araştırılmalı, böylelikle toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle davacının işyerinde çalışıp çalışmadığı hususu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belirlenmelidir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple,
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
28.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.