Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/16234 K.2025/5051
10. Hukuk Dairesi 2024/16234 E. , 2025/5051 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili tarafından sunulmuş olan dava dilekçesinde özetle; müvekkil ...'ın davalı iş yerinde 01.08.2003 tarihinden 31.10.2013 tarihine kadar iş kazası geçirmiş olduğu 76 gün raporlu olduğu dönem hariç olmak üzere ara vermeden çalıştığını, davalı iş yerinden 1.920 TL maaş aldığını, davalı iş verenin maaşı her ayın ilk günü ... 1.220 TL olarak yatırdığını, kalan 700 TL'yi imza karşılı elden müvekkile ödediğini, iş verenin SGK'ya 1.220 TL bedel üzerinden bildirim yaptığını belirterek müvekkilin 01.08.2003 tarihinden 31.10.2013 tarihine kadar olan çalışmalarının tespiti ile eksik yatırılan sigorta primlerinin davalı iş veren tarafından tahsil edilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili tarafından sunulmuş olan cevap dilekçesinde özetle; davanın hak düşürücü süreye uğradığını, bu sebeple hizmet tespiti talebinin reddine karar verilmesini ve eksik yatırılan primlerin araştırılmasını talep etmiştir.
Davalı .... ve Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından sunulmuş olan cevap dilekçesinde özetle; davacının prime esas kazanç yönünden Kuruma başvuru yapmadığını, hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını, davacının sigorta primleri gerçek ücreti üzerinden yatırıldığını hukuka aykırı bir işlem bulunmadığını, davacının bu iddiasını yazılı bir belge ile ispat edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Davanın kısmen kabulü ile
1- Davacının Ocak 2013 dönemi prime esas kazancının 1545,48 TL, Şubat 2013 dönemi prime esas kazancının 1545,48 TL, Mart 2013 dönemi prime esas kazancının 1545,48 TL, Nisan 2013 dönemi prime esas kazancının 1545,48 TL, Mayıs 2013 dönemi prime esas kazancının 1596,68 TL, Haziran 2013 dönemi prime esas kazancının 1545,48 TL, Temmuz 2013 dönemi prime esas kazancının 1545,48 TL, Ağustos 2013 dönemi prime esas kazancının 1545,48 TL olduğunun tespitine,
2-Fazlaya ilişkin talebin reddine" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile
"A-Davalı SGK'nın istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b/3 maddesi gereğince Kayseri 1. İş Mahkemesinin 2020/70 Esas ve 2022/158 Karar sayılı kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle;
B-1-Davanın hak düşürücü süre nedeniyle usulden reddine" karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili, davanın kabulü ile kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hizmet ve prime esas kazanç tespitine ilişkindir.
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Hizmet tespiti yönünden; davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanun'un 79/10. ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9. maddeleri olup bu tür sigortalı hizmetlerin tespitine ilişkin davaların, kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu nedenle de özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğu açıktır. Bu çerçevede, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde resen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.
506 sayılı Kanunun 79/10. maddesi hükmüne göre Kuruma bildirilmeyen hizmetlerin sigortalı hizmet olarak değerlendirilmesine ilişkin davanın, tespiti istenen hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içinde açılması gerekir. Bu yönde, anılan madde hükmünde yer alan hak düşürücü süre; yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalışmaları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar için geçerlidir. Bir başka anlatımla; sigortalıya ilişkin olarak işe giriş bildirgesi, dönem bordrosu gibi yönetmelikte belirtilen belgelerin Kuruma verilmesi ya da çalışmaların Kurumca tespit edilmesi halinde; Kurumca öğrenilen ve sonrasında kesintisiz biçimde devam eden çalışmalar bakımından hak düşürücü sürenin geçtiğinden söz edilemez. Ne var ki sigortalının Kuruma bildiriminin işe giriş tarihinden sonra yapılması, bir başka ifade ile sigortalının hizmet süresinin başlangıçtaki bir bölümünün Kuruma bildirilmeyerek sonrasının bildirilmesi ve Kuruma bildirimin yapıldığı tarihten önceki çalışmaların, bildirgelerin verildiği tarihi de kapsar biçimde kesintisiz devam etmiş olması halinde, Kuruma bildirilmeyen çalışma süresi yönünden hak düşürücü sürenin hesaplanmasında; bildirim dışı tutulan sürenin sonu değil, kesintisiz olarak geçen çalışmaların sona erdiği yılın sonu başlangıç alınmalıdır.
3. Davacının davalı işyerinden 15.08.2003-04.11.2013 tarihleri arasında bildirimleri yapılmış olup eldeki davada davacı, 01.08.2003-31.10.2013 tarihleri arasında iş kazası geçirdiği ve 76 gün raporlu olduğu dönem hariç eksik bildirilen hizmet süreleri ile bu dönemdeki prime esas kazanç tespiti talebinde bulunmuş, Mahkemece hizmet tespiti talebinin reddine, prime esas kazanç tespiti talebi yönünden ise davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup kararın taraflarca istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından hak düşürücü süre nedeniyle davanın tümden reddine karar verilmiştir. Hak düşürücü sürenin hesaplanmasında, kesintisiz olarak geçen çalışmaların sona erdiği yılın sonunun başlangıç olarak ele alınması gerektiğinden ve davanın 29.01.2020 tarihinde açıldığı gözetildiğinde hizmet tespiti yönünden hak düşürücü süre nedeniyle red kararı verilmesi isabetlidir.
4. Prime esas kazanç tespiti talebi yönünden ise hizmet tespiti davalarında olduğu gibi bir hak düşürücü süreden bahsedilemeyeceğinden bu talep yönünden hak düşürücü sürenin geçmediğinin gözetilmemesi isabetsizdir.
Nitekim 5510 sayılı Kanun'un 86. maddede (506 s. K m. 79), mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamlarının dikkate alınacağı belirtilmiştir. Bu nedenle sigortalının ücretinin ve davalı ... Kurumuna (Devredilen SSK) davalı işveren tarafından ödenen ve ödenmesi gereken primlerin miktarının belirlenebilmesi amacıyla prime esas kazancın tespitinde, gerçek ücretin esas alınması koşuldur.
Davanın niteliği gereği çalışma olgusunun her türlü delille ispatlanabilmesine karşılık ücretin ispatında bu denli serbestlik söz konusu değildir. Ücretin ispatında Hukuk Genel Kurulu’nun 2005/409-413, 2010/480-523, 2011/608-649 sayılı kararlarında da belirtildiği üzere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 200. (1086 sayılı HUMK m. 288) maddesinde yazılı sınırları aşan, ücret alma iddialarının, yazılı delille kanıtlanması zorunluluğu bulunmaktadır. Ücret miktarı maddelerde belirtilen sınırları aşıyorsa, tespiti gereken gerçek ücretin; hukuksal geçerliliği haiz olarak düzenlenmiş bulunmaları kaydıyla, işçinin imzasının bulunduğu aylık ücreti gösteren para makbuzları, banka kayıtları, usulüne uygun tutulan ticari defter kayıtları, ücret bordroları gibi belgelerle ispatı mümkündür.
Yazılı delille ispat sınırın altında kalan miktar için veya bu miktar üzerinde olsa bile varlığı iddia edilen çalışma süresine ait yazılı delil başlangıcı sayılabilecek belgelerin bulunması halinde tanık dinletilmesi mümkündür (1086 sayılı HUMK m. 292; HMK m. 202). Eğer ispat sınırının altında kalan ücretler, yine işçinin imzası bulunan belgelere dayanıyorsa yine aksinin yazılı delillerle ispatlanması gerekecektir (HMK m. 201).
5510 sayılı Kanun 82. maddede (506 s. K. m. 78) prime esas günlük kazançların alt ve üst sınırlarının ne olacağı gösterilmiştir. Günlük kazançları alt sınırın altında olan sigortalılar ile ücretsiz çalışan sigortalıların günlük kazançları alt sınır üzerinden, günlük kazançları üst sınırdan fazla olan sigortalıların günlük kazançları da üst sınır üzerinden hesaplanır.
5. Somut olayda, prime esas kazanç tespiti talebi yönünden Mahkemece, yukarıda öngörülen yönteme uygun inceleme ve araştırma yapılarak prime esas kazanç belirlenmeli, yine yargı kararı ile hak kazanılan ücret ve ikramiye alacaklarının, ödenmeleri koşuluyla, ödemenin yapıldığı ayın prime esas kazanç matrahına dâhil edilmesi, hizmet akdinin daha önceki bir tarihte sona ermiş olması halinde ise yapılan ödemelerin çalışmanın geçtiği son ayın prime esas kazancında gözetilmesi mümkün olmakla, bu kapsamında yapılacak değerlendirme ve hesaplama sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine,
Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.