Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/4918 K.2025/5191
1. Hukuk Dairesi 2025/4918 E. , 2025/5191 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/142 E., 2025/147 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde; 1 03... parsel sayılı taşınmazın tahmini 8.000 m²'lik ve 5.000 m²'lik kısımları ile 1 06... parsel sayılı taşınmazın tahmini 5.000 m²'lik kısımlarının murisi ...’a ait olmasına, taşınmazlar üzerindeki zilyetliklerinin bir insan ömrünü aşmasına rağmen kadastro çalışmaları sonucu hatalı olarak Hazine adına tescil edildiğini ileri sürerek taşınmazların davalı Hazine adına olan tapu kayıtlarının iptali ile ... ...’ın mirasçıları adına veraset ilamındaki hisseleri oranında tapuya tescilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine temsilcisi cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazların Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu, davacının dava açmada tek başına yetkisinin olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI ve BOZMA
... Asliye Hukuk Mahkemesinin 06.05.2015 tarihli ve 2014/80 Esas, 2015/157 Karar sayılı davanın kabulüne dair verilen karar, davalı Hazine temsilcisinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 27.10.2017 tarihli ve 2015/21431 Esas, 2017/7159 Karar sayılı kararıyla; “...davacının, dava konusu çekişmeli taşınmaz bölümlerinin babasından geldiğini ve tüm mirasçıların payları bulunduğunu bildirerek dava açtığı, muris ... ...’ın ölüm tarihi itibariyle terekesinin elbirliği hükümlerine tabi olduğu ve davacının da tereke adına talepte bulunduğunun dosya kapsamıyla sabit olduğu, diğer mirasçıların davaya katılımının sağlanması, muvafakatlerinin alınması ya da terekeye temsilci atanmasının gerektiği belirtilerek” sair yönler incelenmeksizin karar bozulmuştur.
... Asliye Hukuk Mahkemesinin 15.01.2020 tarihli ve 2018/27 Esas, 2020/6 Karar sayılı davanın kabulüne dair verilen karar, davalı Hazine temsilcisinin temyizi üzerine Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 17.10.2022 tarihli ve 2021/5028 Esas, 2022/6782 Karar sayılı kararıyla "Mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin hüküm vermeye yeterli olmadığı, davacı tarafın ekonomik amaca uygun zilyetliğinin ne zaman başladığı, taşınmaz bölümlerinin tarım arazisi haline gelip gelmediği,sınırlarını belirgin olup olmadığı, imar planı kapsamında kalıp kalmadığı, yasada aranan 20 yıllık zilyetlik süresinin dolup dolmadığı hususlarında yeniden araştırma yapılması gerektiği" belirtilerek karar bozulmuştur.
IV. BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının babasının vefatına kadarki süreçte davaya konu taşınmazların ne kadar ve nasıl kullanıldığının belli olmadığı, mahalli bilirkişiler ve tanıkların ayrıntıya sahip olmadıkları, sadece dinlenen ...'ın bir iki sene davacının babası ... adına davaya konu taşınmazları sürdüğünü beyan ettiği, onun haricinde diğer mahalli bilirkişilerin ve tanıkların beyanlarında muris ...'un 1995 yılında vefat ettikten sonra çocuklarının tarlaları takip etmediğini, davacı ...'nin yurt dışında çalıştığını belirttikleri, bilirkişi raporlarında davaya konu 1 03... parsel sayılı taşınmaz üzerinde (A) ve (B) harfleri ile gösterilen kısımlar ile 1 06... parsel sayılı taşınmaz üzerinde (C) harfi ile gösterilen kısımlarda nizasız, fasılasız ve malik sıfatıyla 20 sene tarım yapılmadığının belirtildiği, MK 713. madde koşullarının oluşmadığı, MK m. 715'e göre dava konusu yerlerin Devlete ait olduğu, davanın ispatlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece daha önce 2 kez kabul kararı verildikten sonra dosyada toplanan deliller aynı olmasına rağmen bu kez ret kararı verildiğini, ret kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, araştırma ve incelemenin yeterli olmadığını, taşınmazların bir kısmının mera olmadığını, zilyetliklerinin eklemeli olarak 100 yılı aştığını, taşınmazların bir yıl ekildiği bir yıl nadasa bırakıldığını, fen bilirkişi raporunda (A( harfi ile gösterilen kısmın otunun biçilerek kullanıldığını, hava fotoğrafları incelemesinin tek başına yeterli olmadığını, bilirkişi raporlarının yardımcı delil olduğunu, 20 yıl zilyetliğin ispatlandığını belirterek ve re'sen görülecek eksiklikler nedeniyle kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Kadastro sonucu; Kayseri ili, ... ilçesi, ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 1 06... parsel sayılı 15.573.026, 81... yüz ölçümündeki taşınmaz Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve tarım alanına dönüştürülmesi mümkün olan yerlerden olduğu belirtilerek ham toprak vasfıyla Hazine adına tespit ve hükmen tescil edilmiştir. 1 03... parsel sayılı 852.975,55 metrekare yüz ölçümündeki taşınmaz ham toprak vasfı ile ihdasen Hazine adına 29.01.2007 tarihinde tescil edilmiştir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması, 6100 sayılı HMK'nın geçici 3/2. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un uygulanacağı davalar yönünden HUMK'un 428. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı tarafça temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacının yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna ve bozma kararının gerekçelerine uygun olan kararın ONANMASINA,
Alınması gereken harç peşin alındığından davacıdan yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın ... Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
1086 sayılı HUMK'nun 440/III-1 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,
20.11.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.