Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/2274 K.2025/5131
1. Hukuk Dairesi 2024/2274 E. , 2025/5131 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1393 E., 2024/171 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Pütürge Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/112 E., 2023/56 K.
Bölge Adliye Mahkemesinin kararı davacı vekili tarafından duruşma istekli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 18.11.2025 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde, temyiz eden davacı ... ve vekili Avukat ... ile temyiz edilen davalı vekili Avukat ... geldiler. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 1 04... parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, davacıya ait taşınmazın bir bölümünün kadastro çalışması sırasında davalıya ait 1 04... parsel sayılı taşınmaz içerisinde tespit edildiğini, müşterek sınırın yanlış belirlendiğini belirterek iddiaya konu kısmın tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II.CEVAP
Davalı vekili, çekişmeli 1 04... parsel sayılı taşınmazı kayden sicile göre satın alındığını, eldeki davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı tarafından davalı aleyhine kadastro tespitinden önceki nedenlere ve zilyetliğe dayalı tapu olarak açılan tapu iptali ve tescil davasının 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesi hilafına hak düşürücü süre geçtikten sonra ikame edildiği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda dava konusu taşınmazın kadastro tutanağının 18.01.1994 tarihinde kesinleşmesine rağmen, davanın 14.10.2022 tarihinde açıldığı, hal böyle olunca Kadastro Kanunu'nun 12/3 maddesinde belirtilen yasal 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra dava açıldığının isabetli şekilde belirlendiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının taşınmazların müşterek sınırında meydana gelen hatanın davacı tarafından yeni öğrenildiğini, davacının öğrendiği tarih itibariyle Kadastro Müdürlüğüne düzeltme başvurusunda bulunduğunu, idare tarafından hatanın ancak dava yolu ile düzeltilebileceğine dair verilen cevabın üzerine eldeki davanın açıldığını, iddiaya konu taşınmazın çekişmeli bölümünün ezelden beri davacıya ait 1 04... parsel ile bütün halinde kullanıldığını, kadim sınırın zeminde belirgin olduğunu, emsal uygulamalar uyarınca kadim sınırlara itibar edilmek suretiyle kadastro çalışmalarının yapılması gerektiğinin belirlendiğini, keşif yapılıp deliller toplanmadan yazılı şekilde karar verilmesinin isabetsiz olduğunu belirterek hükmün bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1.Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescili isteğine ilişkindir.
2. Kadastro sonucunda, Malatya ili, ... ilçesi, ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 1 04... parsel sayılı taşınmaz vergi kaydı, satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak ... ve ... adına eşit paylarla tespit ve tescil edildikten sonra, kayden satış suretiyle davalı ... adına intikal etmiştir.
3. Temyizen incelenen karar; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, kadastro öncesi nedene dayalı eldeki davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığının anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen sebepler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
04.11.2025 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca gelen temyiz edilen davalı vekili için 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınmasına,
Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.