Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/4101 K.2025/5143
1. Hukuk Dairesi 2024/4101 E. , 2025/5143 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/693 E., 2024/908 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Amasya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/143 E., 2023/691 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 18.11.2025 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde, temyiz eden davacı vekili Avukat ... ile temyiz edilen davalı Hazine vekili Avukat ... geldiler. Davetiye tebliğine rağmen başka gelen olmadı. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Amasya ili, ... ilçesi, ... (...) köyünde bulunan 1 25... parsel (eski 1007 parsel) sayılı taşınmazın tapuda mera niteliği ile kayıtlı olduğunu, 1007 parsel sayılı taşınmazın 1968 yılında ... köyü kadastro çalışma alanı içerisinde kaldığından kadastro teknisyenliğince yapılan çalışmalar neticesinde tahdit ve tespit işlemlerinin yapılarak parsellere ayrıldığını, bu tarihte ilgili alanın köy halkına paylaştırıldığını ve köy halkı tarafından tarım arazisi olarak kullanılmaya başlandığını, müvekkiline de tarla olarak kullanılan alanın verildiğini, halihazırda da aynı şekilde kullanıldığını, kadastro çalışmaları tamamlandıktan sonra Hazine tarafından tespite itiraz edilmesi sonucunda komisyon kararı ile çekişmeli taşınmazın mera olarak sınırlandırılmasına karar verildiğini, taşınmazın hiçbir zaman mera vasfında olmadığını, 1968 yılından beri öncesinde babasının, halihazırda da müvekkilinin tarımsal amaçlı olarak kullandığını, Komisyon kararının taraflara tebliğ ve ilan edilmediğini ayrıca komisyonun taleple bağlılık ilkesine aykırı olarak karar verdiğini belirterek çekişmeli 1 25... parsel sayılı taşınmazın mera kaydının iptali ile bilirkişi marifetiyle belirlenecek bölümünün davacı adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davayı kabul etmediklerini, davaya öncelikle husumet, zamanaşımı, davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmaması, taraf sıfatı yokluğu, görev ve yetki, davacının talebinin açık ve belirli olmaması konusunda itirazları bulunduğunu, bu hususların ve davacının idare ile başkaca davasının olup olmadığı, mecburi dava arkadaşlığı hususunun da araştırılmasını, dava şartlarının yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, aynı zamanda kadastro öncesi hak iddiasına dayanan tapu iptali ve tescil davalarının 10 yıllık hak düşürücü süreye tabi olması sebebiyle kadastro tarihinin tespiti ile değerlendirilmesini, taşınmazın orta malı mera niteliğinde olması nedeniyle özel mülkiyete konu edilmeyeceğini ve zilyetlikle iktisap edilemeyeceğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davada hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesi ile davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; somut olayda, çekişmeli 1 25... parsel (eski 1007 parsel) sayılı taşınmaza ilişkin kadastro tespitinin 1972 yılında yapılarak 24.07.1972 tarihinde kesinleşmesine ve tespitin kesinleştiği tarih ile davanın açıldığı 31.03.2022 günü arasında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde öngörülen 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş bulunduğunun anlaşılmasına göre davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın komisyonca verilen usulüne uygun olmayan bir kararla mera vasfıyla sınırlandırıldığını, Komsiyon kararının yok hükmünde olduğunu, ilan ve tebliğ edilmediğini, dava konusu taşınmazın hiçbir zaman mera vasfında olmayıp kadimden beri tarla olarak kullanıldığını, öncelikle yolsuz tescil sebebiyle taşınmazın mera vasfının iptali ile akabinde olağanüstü iktisaba dayalı olarak davacı adına tescilinin talep edildiğini, yolsuz tescilin hiçbir zaman hüküm doğurmayacağını ve her zaman dava açılabileceğinin kabulü gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Kadastro sonucunda, Amasya ili, ... ilçesi, ... (...) köyü çalışma alanında bulunan 1007 parsel sayılı taşınmazın 24.07.1972 tarihinde kesinleşen Komisyon kararı sonrasında mera olarak sınırlandırılarak özel siciline kaydedildiği, uygulama kadastrosu sonucunda 1 25... parsel sayılı taşınmazın oluştuğu, eldeki davanın ise 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3 maddesinde öngörülen 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra 31.03.2022 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
04.11.2025 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca gelen temyiz edilen davalı Hazine vekili için 40.000.00 TL duruşma vekalet ücretinin temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.