Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/3957 K.2025/5078

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/3957 📋 K. 2025/5078 📅 17.11.2025

1. Hukuk Dairesi         2024/3957 E.  ,  2025/5078 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/87 E., 2024/92 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davalı Hazine vekili ile dahili davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde; dava konusu yaklaşık 300-400 metrekarelik arazinin babası ... tarafından kendisine verildiğini, babasının sağlığından beri uzun yıllar nizasız-fasılasız kullandığını, taşınmazdaki fındık ocaklarının bakımını ve hasadını kendisinin yaptığını, kimsenin itirazı olmadığını, kadastro çalışmaları sonucunda sehven tescil harici bırakıldığını ileri sürerek bu taşınmaz bölümünün kendi adına tescilini talep etmiş; yargılama sırasındaki beyan ve dilekçelerinde arazinin babasının da dahil olduğu aile büyüklerinin 1930'lu yıllarda satın alınan büyük bir arazinin parçası olduğunu, kendisi ve babası tarafından 50-60 yılı aşkın süredir nizasız-fasılasız ve malik sıfatıyla kullanıldığını, 1950'li yıllarda ve 1980'lerde içinden geçen ...-... yolunun yapılmasıyla taşınmazın ikiye bölündüğünü, 2001 yılındaki kadastro çalışmaları sırasında yolun batı tarafındaki 2 05... parselin kendisi ve kardeşi ... ... adına tescil edildiğini, ancak yol ile dere arasında kalan dava konusu kısmın tescilinin unutulduğunu, kardeşi ...'ın İstanbul'da olması, kendisinin de memuriyeti dolayısıyla kadastroya katılamadığını, ailesinin dayandığı özellikle 1930 tarihli tapu kaydının doğu sınırının ... okuduğunu, tapu kaydına göre mülkiyetin dere kenarına kadar devam ettiğini, yolun sonradan arazinin içinden geçtiğini, eskiden mısır tarlası olarak kullanılmış taşınmazın 1965-1970'lerden beri fındıklık olarak kullanıldığını, bakım ve hasadının kendisi tarafından yapıldığını, aynı konumda yol ile dere arasında kalan, dava konusu taşınmazla aynı özelliklere sahip, hatta dere yatağı içerisinde bulunan komşu 2 04... , 4, 5 parsellerin amcaoğulları adına tescil edildiğini, taşınmazın dere yatağında olmadığını, derenin yatak değiştirmediğini, yolun kamulaştırma ile değil vatandaşın gönüllü olarak arazi vermesiyle yapıldığını, 11.06.2019 tarihli celsedeki beyanında taşınmazın işgal ya da zilyetlikle kendisine intikal etmediğini, dededen babaya, babadan kendisine miras yoluyla kaldığını, dosyadaki tapu kayıtlarının mevcut olduğunu, yol ile ikiye bölünen taşınmazın batı kısmı kardeşiyle kendisine, dava konusu kısmın ise kendisine ait olduğunu belirterek dava konusu tapusuz taşınmazın adına tescilini istemiştir.
II. CEVAP
1. Davalı Hazine vekili duruşmadaki beyanında; dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlerden olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
2. Davalı ... vekili davanın reddini istemiştir.
3. Dahili davalı ... vekili beyan dilekçesinde; Büyükşehir belediyesinin dava konusu taşınmaz bakımından husumetinin bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
... (Kapatılan) Asliye Hukuk Mahkemesinin 29.03.2012 tarihli kararıyla; dava konusu alanın 2 05... parselin dereye kadar devamı niteliğinde olduğu, 22 parsel ile dava konusu kısım arasından yol geçmesi sebebiyle ayrıldıkları, davacının tespit öncesi 50 yıldan beri taşınmazı nizasız-fasılasız kullandığı, 22.12.1983 tarihli 230.cilt, 99.sayfa, 22. sıralı tapu kaydı ve tedavüllerinin hudutları itibariyle dava konusu yer ve 2 05... parsele uyduğu, TMK'nın 713. maddesi gereğince davacı adına iktisap şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. ... (Kapatılan) Asliye Hukuk Mahkemesinin yukarıdaki kararının süresi içinde davalı Hazine vekilince temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 04.03.2013 tarihli ve 2012/9662 E., 2013/523 K. sayılı kararıyla; öncelikle 1930 tarih ve 1-2 sıra nolu tapu kayıtlarının ilk tesisinden itibaren tüm tedavülleri ile revizyon gördüğü tüm taşınmazların kadastro tespit tutanakları ve revizyon gören tüm parselleri bir arada gösteren pafta haritasının getirtilmesi, dava konusu taşınmazda yol ve kamulaştırma yapılıp-yapılmadığının araştırılması, mahallinde yeniden keşif yapılarak tapu kayıtlarının kapsamının yöntemince belirlenmesi, jeolog bilirkişiden çekişmeli taşınmaz bölümlerinin dere yatağı olup olmadığı hususunda rapor alınması, toplanan delillerin birlikte değerlendirilerek netice hakkında karar verilmesi gereğine değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Trabzon 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 09.06.2015 tarihli kararıyla; 1930 tarihli ve 1-2 sıra nolu tapu kayıtlarının taşınmaza uyduğu, tapu kaydının çok sayıda parsele revizyon gördüğü, dava konusu alanın tapu kaydının uygulandığı 2 04... parselin uzantısı şeklinde olduğu, bütün iken yolun geçmesiyle taşınmazın ikiye bölündüğü, dava konusu taşınmazın ana kayıtta okunan dere kısmında kaldığı, dere yatağı olmadığı, dere yatağının yatak değiştirmediği, zaten 50-60 yılı aşkın fındık bahçesi vasfında davacı tarafından tasarruf edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
Trabzon 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin yukarıdaki kararının süresi içinde davalı Hazine vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 02.04.20 18... /20105 E. 2018/2287 K. sayılı kararıyla; 6360 sayılı Yasa gereğince yasal hasım konumuna gelen ... ile taşınmazın sınırında ...-... karayolunun bulunması nedeniyle Karayolları Genel Müdürlüğünün davaya dahil edilerek husumetin yaygınlaştırılması, taraf teşkili sağlandıktan sonra toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek netice hakkında karar verilmesi gereğine değinerek sair yönler incelenmeksizin hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Ç. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Trabzon 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 19.12.2019 tarihli kararıyla; 1930 tarihli ve 1-2 sıra nolu tapu kayıtlarının taşınmaza uyduğu, tapu kaydının çok sayıda parsele revizyon gördüğü, dava konusu alanın tapu kaydının uygulandığı 2 04... parselin uzantısı şeklinde olduğu, bütün iken yolun geçmesiyle taşınmazın ikiye bölündüğü, dava konusu taşınmazın ana kayıtta okunan dere kısmında kaldığı, dere yatağı olmadığı, dere yatağının yatak değiştirmediği, zaten 50-60 yılı aşkın fındık bahçesi vasfında davacı tarafından tasarruf edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
D. Üçüncü Bozma Kararı
Trabzon 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin yukarıdaki kararının süresi içinde davalılar Hazine vekili, ... vekili, dahili davalılar ... vekili ile ... vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairenin 06.06.2022 tarihli ve 2021/4622 E. 2022/4547 K. sayılı kararıyla; davacı lehine zilyetlik koşullarının oluştuğu kabul edilerek hüküm kurulmuş ise de, yapılan araştırma ve incelemenin hüküm vermeye yeterli bulunmadığı, doğru sonuca varılabilmesi için mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen üç kişilik yerel bilirkişi ve taraf tanıkları ile birlikte yeniden keşif yapılması, keşifte 3 kişilik Ziraat Mühendisi Bilirkişi Kurulu, 1 Jeolog Bilirkişi ve 1 Fen Bilirkişinin hazır edilmesi; yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın geçmişteki durumu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, imar ve ihyaya konu edilip-edilmediği, edilmişse ihyanın ne zaman başlayıp bittiği konularında maddi olaylara dayalı, ayrıntılı bilgi alınması; 3 kişilik ziraat mühendisi kurulundan komşu parsellerle karşılaştırmalı toprak yapısı, eğim, bitki deseni gibi tarımsal nitelikleri belirten, değişik yönlerden çekilmiş fotoğrafları ile desteklenmiş somut verilere dayalı ve önceki raporları da irdeleyen ayrıntılı rapor alınması; Jeolog bilirkişiden dava konusu taşınmazın dere yatağı niteliğinde olup olmadığını, evveliyatının çay veya dere yatağı olup olmadığını, dere yatağından kazanılıp kazanılmadığını ve halen aktif dere yatağında kalıp kalmadığını açıklayan gerekçeli bir rapor alınması; fen bilirkişisine keşif ve uygulamayı denetlemeye elverişli yeni bir rapor ve harita düzenlettirilmesi gerektiği; kabule göre de fen bilirkişi raporunda (A) harfli bölümün 172,32 metrekare, (B) harfli bölüm 279,90 metrekare olduğu belirtilmiş ise de hükümde (A) harfi ile gösterilen 452,22 metrekare bölümün tesciline karar verilmesinin de isabetsiz olduğu belirtilerek Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
E. Mahkemece Üçüncü Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kabulüne, ... Mahallesi 2 04... parselin kuzeyinde kain, 08.01.2024 tarihli fen bilirkişisi raporu ve ekli krokisinde A harfli 452,22 metrekare kısmının ... ... Mahallesinde yapılan kadastro çalışmalarında verilen son parsel numarasından sonra gelmek üzere parsel numarası verilerek davacı adına tesciline, bakiye 209,25 TL harcın davalılar ... Belediyesi ve Trabzon Büyükşehir Belediyesinden müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, yargılama giderinin davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; bozma gereklerinin yerine getirilmediğini, zilyetlikle iktisap koşullarının yeterince araştırılmadığını, taşınmazın dere yatağında olup-olmadığı hususunun dinlenen mahalli bilirkişi ve tanık ifadeleriyle tereddüte yer vermeyecek şekilde ispat edilemediğini belirterek Mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.
2. Dahili davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; hak düşürücü sürenin dolduğunu, bilirkişi heyeti raporunun yetersiz olduğunu, Kadastro Kanunu'nun 14. maddesindeki belgelerin toplanmadığını, davacının tapusuz yeri zilyetlikle kazanma koşullarının oluştuğunu ispatlayamadığını belirterek Mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava; kadastro çalışmaları sonucunda dere olarak tescil harici bırakılan tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir.
1. Dosya kapsamından; dava konusu taşınmazın Trabzon ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde 2001 yılında kesinleşen kadastro çalışmaları sırasında dere olarak tescil harici bırakıldığı, davacının dava dilekçesi ile imar-ihya, eklemeli kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği, hibe, irsen intikâl hukuki sebeplerine dayandığı, aşamada davacının, doğusu nehr-i cari (...), kuzeyi ..., batısı ... tarlası, güneyi ...'in hanı ve ... ve harmanı sınırlarıyla çevrili 22.12.1983 tarihli 22 sıra nolu 5.514 metrekare yüz ölçümlü tapu kaydına dayandığı, kadastro çalışmaları sırasında evvelce birbirine bitişik ayrı ayrı hudutlu iki tapu kaydı kapsamında kaldıkları, tapuların çok eskiden beridir tevhit ve taksim edilerek kullanıldıklarından tapuların ayrı ayrı sınırlandırmasının hudutların kaybolması sebebiyle mümkün olmadığı edinme sütunlarında belirtilerek davacının dayandığı 22 sıra nolu tapu kaydı ile doğusu ... tarlası, kuzeyi ..., batısı tarik-i has (.../patika), güneyi ... fındıklığı ile çevrili 11.01.1991 tarih ve 23 sıra nolu 13.785 metrekare yüz ölçümlü olan toplam 19.299 metrekare yüz ölçümlü (dava konusu taşınmaz yönünde gayrisabit dere hudutlu) bu iki tapuya istinaden toplam 20.679,97 metrekare yüz ölçümlü 2 04... , 2, 3, 4, 5 nolu parseller, 2 05... , 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 37, 38, 39, 40, 43 nolu parseller, 2 06... , 4, 5, 6, 7 nolu parseller ile 2 07... nolu parselin dava dışı kişiler adına, davacının dava konusu kısmın devamı olduğunu iddia ettiği 2 05... parselin de davacının babası ... oğlu ... tarafından 1990 yılında haricen satışla oğulları davacı ... ve dava dışı ... ...'a sattığı gerekçesiyle davacı ile birlikte dava dışı kardeşi ... adına 1/2'şer payla 1.233,49 metrekarelik fındık bahçesi vasfıyla tespit ve tescil edildiği, 2 05... parselin yenileme kadastrosuyla Fatih/... Mahallesi 15 87... parsel sayısını aldığı, davacının dayandığı tapu kaydı ile birlikte çok sayıda parsele revizyon gören 19.299 metrekare yüz ölçümlü gayrisabit hudutlu anılan iki tapu kaydının toplam 20.679,97 metrekare yüz ölçümlü yukarıda sayılan parsellere revizyon gördüğü, gayrisabit (dere ve yol) hudutlu bu tapu kayıtlarına miktarıyla değer verileceği, davacının dava konusu ettiği fen bilirkişi raporunda A harfiyle gösterilen dava konusu 452,22 metrekare kısma ait uyuşmazlığın zilyetlik hükümlerine göre çözümleneceği kuşkusuzdur.
2. Mahkemece bozma kararına uyulduğu halde bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Oysa, bozma kararına uyulmakla taraflar yararına usuli müktesep hak oluşacağından, bozma gereklerinin tam ve eksiksiz olarak yerine getirilmesi gerekir. Bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda yazılı şekilde karar verilmiş ise de zilyetlik yönünden yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmak için yeterli olmadığı gibi bozma kararının gereklerinin yerine getirildiğini söyleme imkanı da bulunmamaktadır.
3. Hâl böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için Mahkemece öncelikle, dava konusu taşınmazın ... Mahallesi ya da ... Mahallesi çalışma alanında olup olmadığı saptanmalı, davacı ve babası Musa'nın dava konusu taşınmazın bulunduğu çalışma alanı içerisinde belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla edindikleri sulu ve kuru arazi bulunup bulunmadığı ve miktarı Tapu, Kadastro ve Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüklerinden ayrı ayrı sorularak varsa söz konusu taşınmazların kesinleşme durumlarını gösterir şekilde kadastro tutanak örnekleri ve oluşmuş ise tapu kayıtlarının onaylı örnekleri, Harita Genel Müdürlüğünden taşınmazın bulunduğu yere ilişkin olarak dava tarihinden 15-20-25 yıl öncesi zaman dilimi içerisinde farklı tarihlere ait en az 3 adet bindirmeli hava fotoğrafları, bu hava fotoğrafları kullanılarak üretilmiş memleket haritaları ile temin edilebilen en eski ve yeni tarihli uydu fotoğrafları istenilerek dosya arasına konulmalı, dosya bu şekilde keşfe hazır hale getirildikten sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları ile 3 kişilik ziraat mühendisi bilirkişi kurulu, fen bilirkişisi ve jeodezi ve fotogrametri mühendisi ve jeoloji mühendisi bilirkişinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalıdır.
4. Yapılacak keşif sırasında dinlenilecek yerel bilirkişi ve tanıklardan çekişmeli taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, ilk olarak ne zaman ve nasıl kullanılmaya başlandığı, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, imar-ihyaya konu edilip-edilmediği, imar-ihyaya konu edilmiş ise ihyanın ne zaman başlayıp bitirildiği belirlenmeli, yerel bilirkişi ve tanık beyanlarının çelişmesi halinde gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle çelişki giderilmeye çalışılmalıdır.
5. Ziraat mühendisi bilirkişi kurulundan önceki tarihli heyet raporu da irdelenmek sureti ile taşınmazın evveliyatını, toprak yapısını, niteliğini ve zilyetlikle mülk edinilebilecek yerlerden olup-olmadığını, imar-ihya gerektiren yerlerden olması halinde imar-ihyasının hangi tarihte tamamlandığını ve üzerindeki zilyetliğin hangi tasarruflarla sürdürüldüğünü komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı şekilde açıklayan, somut verilere ve bilimsel esaslara dayanan ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, taşınmaz ile çevresinin yakın plan ve panaromik fotoğrafları çektirilip üzerine taşınmazın sınırlarının işaretlenilmesi istenilmeli; mahkeme hâkiminin taşınmazın konumuna, niteliğine ve çevre parsellerle karşılaştırılmalı olarak fiziksel özelliklerine ilişkin gözlemi keşif tutanağına aynen yansıtılmalıdır.
6. Jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişiden taşınmazın kadastro paftasındaki konumunun bilgisayar programı aracılığıyla uydu ve hava fotoğraflarına aktarılması suretiyle hava fotoğrafları üzerinde stereoskop aletiyle ve temin edilebilecek en eski ve yeni tarihli uydu fotoğrafları üzerinde de inceleme yaptırılarak taşınmazın önceki ve şimdiki niteliği, imar-ihyaya muhtaç yerlerden olması halinde imar-ihyasının hangi tarihte tamamlandığı, ekonomik amaca uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle kullanılıp-kullanılmadığı ve kullanımın hangi tarihten itibaren başladığı hususlarında ayrıntılı rapor düzenlemesi istenilmelidir.
7. Jeolog bilirkişiden taşınmazın önceki ve şimdiki niteliğinin ne olduğu, aktif dere yatağında kalıp kalmadığı, aktif dere yatağında kalmıyor ise özellikle dere etki alanında kalıp kalmadığını açıklar nitelikte ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı;
bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Kabule göre de; davanın niteliği itibariyle yasal hasım konumunda olan davalı ve dahili davalılar aleyhine harç ve yargılama giderine hükmedilmesi, TKGM parsel sorgu sayfasında haricen yapılan incelemede dava konusu taşınmaz ... Mahallesi çalışma alanı sınırları dahilinde göründüğü hâlde bu hususun araştırılmayarak kabul hükmünün ... Mahallesi üzerinden kurulması da doğru olmamıştır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Hazine vekili ile dahili davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne,
Mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Temyiz eden davalı Hazine harçtan muaf olduğundan bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden dahili davalı ... Başkanlığına iadesine,
Dosyanın kararı veren Trabzon 3. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
1086 sayılı HUMK'un 440/III-1. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,
17.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.