Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/5154 K.2025/4976

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/5154 📋 K. 2025/4976 📅 06.11.2025

1. Hukuk Dairesi         2025/5154 E.  ,  2025/4976 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 1988/447 E., 1990/333 K.
Mahkeme kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşüldü:
I. DAVA
Davacı ...; tapu kaydı ve irsen intikal eden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak kadastro sırasında tespit harici bırakılan çekişmeli taşınmazın adına tescili isteğiyle dava açmıştır.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili; çekişmeli taşınmazın köy boşluğu niteliğinde olduğunu ve zilyetlikle kazanılamayacağını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, çekişmeli taşınmaz üzerinde davacı yararına zilyetlikle iktisap koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
IV.TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine vekili; dava konusu taşınmazın niteliği itibariyle zilyetlikle mülk edinilmesinin mümkün olmadığını, yanlı nitelikteki yerel bilirkişi ve tanık beyanlarının hükme esas alınmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1. Dava, kadastro sırasında tespit harici bırakılan taşınmazın davacı adına tapuya tescili isteğine ilişkindir.
2. Eldeki dava TMK'nın 713/1. maddesi uyarınca tescil istemi ile açılmış olup, TMK'nın 713/3. maddesi gereğince Hazinenin ve ilgili tüzel kişiliklerin dava da taraf olarak yer alması zorunlu olduğundan, karar tarihinden sonra yürürlüğe giren 6360 sayılı Kanun uyarınca Malatya ili ''Büyükşehir'' statüsü kazandığına göre, taşınmazın sınırları içerisinde bulunduğu Yazıhan İlçesi Belediye Başkanlığı ile Malatya Büyükşehir Belediye Başkanlığı davaya dahil edilmek suretiyle savunma ve delilleri toplanmalı, bu suretle taraf teşkili tamamlanmalıdır.
3. İşin esasına gelindiğinde ise Mahkemece, çekişmeli taşınmaz üzerinde davacı yararına zilyetlikle iktisap koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın yazılı şekilde kabulüne hükmedilmiştir. Ne var ki, davacı tarafın dayandığı Şubat 1951 tarih ve 50 sıra numaralı tapu kaydı yöntemince uygulanmamış, tapu kaydı tescil ilamı ile oluştuğu halde söz konusu ilam ve tescil krokisi getirtilip Hazinenin taraf olup olmadığı, ilamın taraflar arasında kesin hüküm oluşturup oluşturmadığı değerlendirilmemiş, tapu kaydının başka parsellere revizyon gördüğü anlaşıldığı halde bu yön üzerinde durulmamış, tapu kaydı dayanağı ilam ve haritası zemine uygulanmamış, tapu kayıt malikleri ile davacı arasında akdi yahut irsi ilişki de belirlenmemiştir. Öte yandan, zilyetlikle iktisap koşullarına ilişkin yapılan araştırma ve inceleme de hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Böylesine noksan bir araştırmanın mahsulü karar hakikate erişmekten uzaktır.
4. Hal böyle olunca; doğru sonuca varılabilmesi için Mahkemece öncelikle, davacının dayandığı tapu kaydının oluşumuna ilişkin tescil dosyası (yoksa tescil ilamı) getirtilmeli, ayrıca tapu kayıt malikleri ile davacı arasındaki akdi yahut irsi ilişki araştırılmalı, davacının dayandığı tapu kaydının ilk tesisinden itibaren tüm tedavüllerini gösterir şekilde ayrıntılı kayıtlar (eksiksiz ve tedavülleri birbiriyle bağlantılı olacak ve bilgisayar ya da daktilo ile yazılı şekilde) ile varsa kroki ve haritalarının onaylı örnekleri getirtilerek tapu kaydının kadastro sırasında revizyon gördüğü parsellere ait onaylı tutanak örnekleri, tutanakları kesinleşmiş ise kadastro sonucu oluşan tapu kayıtları ile dava konusu taşınmazın bulunduğu yeri gösterecek şekilde dava tarihinden 15-20-25 yıl öncesine ait en az 3 adet hava fotoğrafı Harita Genel Müdürlüğünden tarihleri açıkça yazılmak suretiyle istenilerek dosya arasına konulmalı, dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen ve davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek mahalli bilirkişiler ve taraf tanıkları ile fen, 3 kişilik ziraat mühendisi kurulu ile jeodezi uzmanı harita mühendisi bilirkişi katılımıyla yeniden keşif yapılmalıdır.
5. Keşif sırasında davacı tarafın dayandığı tapu kaydı ve haritası uygulanıp kapsamı 3402 sayılı Kadastro Yasası'nın 20/A maddesi gereğince haritasına göre belirlenmeli, tescil krokisinin uygulama kabiliyetinin bulunmaması durumunda ise tapu kaydının hudutları okunarak mahalli bilirkişilerce zeminde tek tek gösterilmesi istenilmeli, bilirkişilerin gösteremediği hudutların tespiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı, keşfe refakat eden fen bilirkişisine mahalli bilirkişi ve tanıkların gösterdiği hudutlar ile tapu kaydının kapsadığı beyan olunan bölüm, haritasında farklı renklerle işaretlettirilerek özellikle tapu kaydının revizyon gördüğü parsellerin de harita üzerinde gösterildiği, uygulanan tapu kaydının kapsadığı alanı gösterir, keşfi izlemeye ve denetlemeye elverişli ve çakıştırmalı harita düzenlettirilmeli, böylelikle davacının dayandığı tapu kaydının çekişmeli taşınmazı kapsayıp kapsamadığı tereddütsüz olarak belirlenmeli, söz konusu tapu kaydının kısmen veya tamamen çekişmeli taşınmazı kapsamaması halinde, ihtilafın zilyetlik hükümlerine göre çözümlenmesi gerektiği göz önünde bulundurulmalıdır.
6. Zilyetlikle iktisap hususunda araştırma yapılırken, çekişmeli taşınmazın yörede yapılan kadastro sırasında boşluk olarak tespit harici bırakıldığı gözetilerek köylünün müşterek kullanımında bulunan boşlukların zilyetlikle edinilmesi mümkün değilken, köylünün müşterek kullanımında olmayan hali boşlukların ise ekonomik amaca uygun kullanılmaları halinde zilyetlikle kazanılmalarının mümkün olduğu yönü üzerinde durulmalı, dinlenilecek mahalli bilirkişi ve tanıklardan dava konusu taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, ilk olarak ne zaman ve nasıl kullanılmaya başlandığı, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, imar-ihyaya konu edilip edilmediği, imar-ihyaya konu edilmiş ise ihyanın ne zaman başlayıp bitirildiği, hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli, dinlenen yerel bilirkişi ve tanık beyanlarının çelişmesi halinde gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle çelişkiler giderilmeye çalışılmalıdır.
7. Ziraat mühendisleri bilirkişi kurulundan taşınmazın toprak yapısını ve niteliğini, zirai durumunu, üzerinde sürdürülen zilyetliğin şeklini ve süresini, taşınmazın hangi bölümünde hangi bitki örtüsünün hakim olduğunu, taşınmazın imar-ihyaya konu olmaya başladığı ve imar-ihyanın tamamlandığı tarihi, taşınmazın önceki ve şimdiki niteliğini açıklayan, komşu parsellerle karşılaştırmalı değerlendirmeyi içeren ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınarak taşınmazı tüm yönleriyle gösterecek şekilde çektirilecek fotoğraflar üzerinde çekişmeli taşınmaz kabaca işaretlettirilmeli; jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişiden çekişmeli taşınmazın kadastro paftasındaki konumunun bilgisayar programı aracılığıyla uydu ve hava fotoğraflarına aktarılması suretiyle haritaların ait oldukları yıllara göre taşınmazın niteliğini, imar-ihyaya konu olup olmadığını, olmuş ise imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığını ve imar-ihyanın hangi tarihte tamamlandığını, taşınmazın ekonomik amacına uygun olarak zilyetliğine ne zaman başlanıldığını, tasarrufun nasıl sürdürüldüğünü belirten rapor düzenlemesi istenilmeli; mahkeme hakiminin, taşınmazın konumuna, niteliğine ve çevre parsellerle karşılaştırılmalı olarak fiziksel özelliklerine ilişkin gözlemi keşif tutanağına aynen yansıtılmalı; tanık ve mahalli bilirkişi ifadeleri bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan bilirkişi raporuyla denetlenmeli ve bundan sonra tüm deliller değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
Mahkemece bu hususlar gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA,
Temyiz eden davalı Hazine harçtan muaf bulunduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
Dosyanın Malatya 2. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
06.11.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.