Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/2692 K.2025/4968

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/2692 📋 K. 2025/4968 📅 06.11.2025

1. Hukuk Dairesi         2024/2692 E.  ,  2025/4968 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/406 E., 2024/642 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/59 E., 2023/76 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; dava konusu 2 94... parsel sayılı taşınmazın davacı ..., davalı ... ve dava dışı ...'nun eşit paylarla zilyetlik ve tasarrufunda olduğunu, ne var ki kadastro tespitinin davalı ... ile aynı adı taşıyan '' 3...6 '' kimlik numaralı ... lehine yapıldığını, davacı tarafından, 2 94... parsel numaralı taşınmazın davalı ... ( 3...4 ) adına kadastro tespitinin yapıldığı ve tapu siciline tescil edildiği inancı ile davalı ... aleyhine ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/76 Esasında kayıtlı tapu iptali ve tescil davası açıldığını, sözü edilen davanın yargılaması sırasında eldeki dosya davalısı ...'nun ( 3...4 ) Mahkemeye sunduğu 18.08.2018 tarihli dilekçe ile 2 94... parsele ilişkin olarak açılan davayı kabul ettiğini beyan ettiği, ancak davanın kabulüne ilişkin karar verilirken taşınmazın tapu kaydının malik hanesinde yazılı ...'nun kimlik numarasına dikkat edilmeden hüküm kurulduğunu; bu kararın 11.08.2014 tarihinde kesinleştirildiğini; ancak infazının yapılamadığını, kadastro tespiti sırasında yanlış yönlendirmede bulunan ve taşınmazın kendisi ile aynı adı taşıyan ... adına kadastro tespitinin ve tapuya tescil işleminin yapıldığını bilen davalı ...'nun ( 3...4 ) bu kez 21.10.2010 tarih ve 818 yevmiye numaralı danışıklı satış sözleşmesiyle 2 94... parsel numaralı taşınmazı adına tescil ettirdiğini, davalı ...'nun kötü niyetli olduğunu, taşınmazın 1/3 payının davacıya ait olduğunu belirterek davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın 1/3 payının tapu kaydının iptali ile davacı ... adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; daha evvel çekişmeli taşınmaza matuf olarak yürütülen ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/76 Esas sayılı dosyanın derdest olduğunu belirterek eldeki davanın derdestlik nedeniyle reddinin gerektiğini, yine davacının eldeki davayı açmakta hukuki menfaatinin bulunmadığını, dava konusu taşınmaza davalının malik sıfatıyla zilyet olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince; mahkeme içi ikrar kabul edilen ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/76 Esas sayılı dava dosyasındaki dilekçede yer alan imzanın davalıya ait olup olmadığının yöntemince belirlenmesi suretiyle sonucuna göre hüküm kurulması gereğine değinilen kaldırma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/76 Esas sayılı dava dosyasında yer alan davanın kabulüne dair dilekçede yer alan imzanın davalıya ait olduğunun yöntemince belirlendiği, mahkeme içi ikrarın kesin delil niteliğinde olduğu, davanın bu suretle ispatlandığı gerekçesiyle davanın kabulü ile çekişmeli 2 94... parsel sayılı taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının 1/3 payının iptali ile iptal edilen 1/3 payının davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; çekişmeli taşınmazın kadastro tespitinin ... oğlu ... ( 3...6 ) adına yapıldığı, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/76 Esas sayılı dosyasında, davacı tarafından eldeki dosyanın da davalısı olan ... ( 3...4 ) aleyhine açılan tapu iptali ve tescil davasının tüm sonuçlarıyla birlikte kabul edildiğine ilişkin davalı tarafından yazılı beyanda bulunulduğu, beyanın altındaki imzanın eldeki dosyanın davalısı olan ...'ya ( 3...4 ) ait olduğunun Adli Tıp Kurumunun 07.03.2023 tarihli raporuyla sabit olduğu, şu halde eldeki dosya davalısı olan ...'nun ( 3...4 ), davacının taşınmazda 1/3 payının bulunduğunu ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/76 Esas sayılı dava dosyasında ikrar ettiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davalıya dava dilekçesinin usulsüz olarak tebliğ edildiğini, davadan yöntemince haberdar edilmeyen davalının yokluğunda icra edilen hukuka aykırı keşif delili ile davalı aleyhine hüküm kurulduğunu, böylelikle davalının savunma hakkının kısıtlandığını, icra edilen keşifte mahalli bilirkişilerin dava konusu taşınmaz hakkında taksim yapıldığını beyan ettiğini, ancak mahalli bilirkişilerin taksimin ne şekilde icra edildiğini bilmediklerini belirttikleri, davanın asli delili olan mahalli bilirkişilerin taksimin ne şekilde yapıldığını bilmediklerini beyan etmesi ile birlikte davacının davasını ispatlayamadığını, kaldı ki dava konusu taşınmaz için yapıldığı iddia edilen taksimin hukuken geçerli bir taksim olup-olmadığı (tüm mirasçıların taksime katılıp katılmadığı araştırılmadan) ve taşınmaz üzerinde bulunan mevcut ve kadastro öncesine ait zilyetlik durumları araştırılmadan hukuka aykırı bir şekilde keşif icra edildiğini, bilirkişi raporlarında dava konusu taşınmazın üzerinde yapı olduğu tespit edilmesine rağmen yapının kim tarafından inşa edildiği saptanmadan hukuka aykırı bir şekilde hüküm kurulduğunu, aşamalarda harç tamamlatılmadan hukuka aykırı olarak karar verildiğini beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil talebine ilişkindir.
Kadastro sonucu, Ordu ili, ... ilçesi, ... köyü 2 94... parsel sayılı taşınmaz, senetsizden dava dışı ... oğlu ... ( 3...6 ) adına tespit ve tescil edilmiş, bilahare tapu kaydı oluştuktan sonra kayıt maliki olan ... vekili ... 21.10.2010 tarih ve 818 yevmiye numaralı satış işlemi ile taşınmazı kayden eldeki dosya davalısı ... oğlu ...'ya ( 3...4 ) devretmiştir.
Bilindiği üzere bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen sebepler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.