Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/4676 K.2025/4910
1. Hukuk Dairesi 2025/4676 E. , 2025/4910 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2025/206 E., 2025/325 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; muris dedeleri ...'ın 139 parsel sayılı taşınmazını doğrudan, 381, 3 82... ada 18 parsel sayılı taşınmazlarını ise dava dışı ...'ü ara malik olarak kullanmak suretiyle oğlu davalı ...'e satış suretiyle temlik ettiğini, temlikin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek miras payları oranında tapu iptali ve tescile karar verilmesini istemişlerdir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının kardeşi ...'in 1994 yılında felç geçirip 2006 yılında ölene dek hiçbir şekilde çalışamadığını, 1994 yılından itibaren yengesi dava dışı ... ve yeğenleri olan davacılara evlenene kadar baktığını, kardeşinin emeklilik borçlanmasını tamamlayarak yengesinin emekli aylığı almasını sağladığını, taşınmazların bu emeklerine karşılık olarak muris tarafından kendisine devredildiğini, devir öncesi herkesin haberdar edildiğini, muris babası ...'in ölümünden sonra da 160 gram altın ve bir miktar paranın da yarısını davacıların damatları ...'e verdiğini, temliklerde mal kaçırma amacının bulunmadığını belirtip davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; murisin malvarlığının önemli bir kısmını ara malik kullanarak oğluna aktardığı, davalının satış bedellerini ödediğine ilişkin bilgi ve belge bulunmadığı, temlikin mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairenin 28.04.2025 tarihli ve 2024/1967 Esas, 2025/2263 Karar sayılı kararıyla; tarafların bildirdikleri tanıkların ortak beyanlarından tarafların aile apartmanında yaşadıkları, davacıların babasının genç yaşta felç olup çalışamaz hale geldiği, davalının taşınmazları ekip biçerek tüm ailenin bakımını üstlendiği, yeğenleri olan davacıların eğitim masraflarını karşıladığı, babası ... ile aynı evde yaşayıp ona ölene dek baktığı, muris ...'in geride pek çok taşınmazının kaldığı hususları birlikte değerlendirildiğinde murisin taşınmazlarını bakım karşılığı ve minnet duygusu ile oğluna temlik ettiği, mirasçılardan mal kaçırma amacının bulunmadığı belirtilerek karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozma Kararına Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bozma ilamında belirtilen hususlara uyularak davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacılar vekili temyiz başvuru dilekçesinde; davalı ...'in kazanç sağlayıcı bir gelirinin bulunmadığını, muris ...'ın emekli maaşı ve tarlalarını ekip biçerek geçimini sağladığını, davalı ...'in davacıların annesi ...'a bakmasının hiçbir zaman söz konusu olmadığını, hatta davalının davacıları ve annelerini evden kovduğunu, SGK prim borcu için davalıdan borç istemlerine rağmen vermediğini, davalının davacılara ve annelerine bakma ve eğitim giderlerini karşılama iddiasının doğru olmadığını, devirlerde hiçbir bedel alınmadığını, murisin satışa ihtiyacının bulunmadığını, yapılan devirlerin mal kaçırma amaçlı yapıldığının tüm dosya kapsamından anlaşıldığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı pay oranında tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; 1936 doğumlu muris ...'ın 08.02.2020 tarihinde öldüğü, geride mirasçıları olarak oğlu davalı ... ile kendisinden önce 26.10.2006 tarihinde ölen oğlu ...'ten olan torunları davacıların kaldığı; murisin 139 parsel sayılı taşınmazını 14.01.1999 tarihinde davalı ...'e, 381, 3 82... ada 18 parsel sayılı taşınmazlarını ise 31.01.2011 tarihinde dava dışı ...'e satış suretiyle temlik ettiği, dava dışı ...'ın muristen temlik aldığı 3 parça taşınmazı 09.05.2011 tarihinde davalı ...'e devrettiği, murisin geride 37 parça taşınmazının kaldığı anlaşılmaktadır.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan Mahkeme kararının ONANMASINA,
Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın Çorum 3. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
05.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.